BATI MI, BATIL MI?


Nazmi KARAHASANOĞLU

Nazmi KARAHASANOĞLU

08 Mart 2019, 13:10

      On yıllarca ülkemizde çağdaş olmanın yolu batı değerleri üzerine kurulmuş, televizyonlarda batıl medeniyete beynini esir, söylediklerinin yarıdan fazlasını anlamadığımız, kendi medeniyetiyle bağlarını kopartmış, top sakallı karanlık aydınları dinlettiler bizlere. 

      Batıda her şey çağdaş, her söylenen örnek bir söz, her yapılan ise örnek bir davranış gibi gösterildi bizlere.  Televizyonlarımızda ahlaki yapımızla hiç örtüşmeyen Ceyar ve Suelin ‘in sapık ilişkilerini çoluk çocuk tüm aile birlikte izledik. Biz onlara hep batılı, çağdaş, medeni baktıkça onlar bizi hep doğulu, barbar, kaba insanlar olarak tanımladılar çocuklarına.

     Çanakkale’ye toplarıyla, tüfekleriyle dayandılar. Ecdadımız canını verdi, bu batılı vahşileri şehit kanıyla sulanmış topraklara sokmadı. Egede Yunan köyleri yaktı yıktı, hamile kadınların karnındaki çocuğunun cinsiyetine iddiasına girdi, kılıcıyla bacımı şehit etti ama Yunan benim zifiri karanlık aydınımın gözünde hep batılı çağdaş kaldı.

    Demokrasi dediler, kendi ülkelerinde yapılan hiçbir seçimin sonuçlarına itiraz etmediler, ama benim ülkemde istemedikleri bir seçim sonucu ortaya çıkınca ihtilal yaptırdılar, yine de benim zifiri karanlık aydınımın gözünde manşetlerde çağdaş batılı olarak kaldılar.

    Filistin’ de İsrail tarafından onlarca yıldır öz yurtlarında açlığa, susuzluğa ve ölüme mahkum edilen masumları terörist gösterdiler, zalimi alkışladılar.

     Dünya’nın en eski medeniyetinin anavatanı olan Mısır’da ilk defa bir seçim oldu, halk tarafından seçilen lider destek verilen bir diktatör tarafından devrildi, hapse atıldı. Ama benim zifiri karanlık aydınımın gözünde o yine çağdaş, demokrat ve batılı kaldı. Yarattıkları besledikleri terör örgütleri sayesinde Afganistan’da, Libya’da, Suriye’de, Irak’ta, Türkiye’de yüz binlerce masum insanın ölümüne neden oldular, ancak onlar yine de batılı, çağdaş demokrat diye anıldılar.

    Demokrasi havariliği yaptılar, bir ülkenin başkonsolosluğunda paramparça edilerek yok edilen bir gazetecinin katilleri ile dost olduklarını ve dost kalacaklarını utanmadan, çekinmeden, saklamadan söylediler. Ama beynini kiraya vermiş benim zifiri karanlık aydınım tüm bunları görmezden geldi ve onun dilinde batı hep övgülere mazhar oldu.

    Gün geldi işgal ettikleri topraklardan canlarını kurtarmak için kapılarına dayanmış kucağında çocuğu olan aç, susuz, savunmasız, çaresiz insanlara çelme takıp yüz üstü yere serdiler, ancak onlar yine batılı, çağdaş ve medeni kaldılar.

    Onlara boyun eğmeyen halkın seçtiği her hangi bir devlet başkanı yerine bir kukla başkan seçer, onu batı değerleri ile birleştirir o devletin başkanı olarak tanırlar, sonra çağdaş, medeni ve demokrasi havarisi olarak kalırlar.

    İşin özü şu ki bizler on yıllarca batılı zihniyetin dayatmasıyla, bizim de gönüllü kabulümüzle batıyı her şeyiyle bizden üstün tuttuk. Kendi tarihimizin barış, kardeşlik, hoşgörü, adalet timsali ecdadımızın yerine, hep batılıların tarih sahnelerinde yer alanlarını gösterdik.

   Batı’nın aslında batıl olduğunu onlarca yıl sonra anladık. Ancak bir neslimizi tarihinden, inancından, kültüründen kopartıp batı hayranı yetiştirerek kimliksiz bir hale getirdik.

   Rabbime şükürler olsun ki son yıllarda batı o kadar batıl örnekleri açık bir şekilde sergilemeye başladı ki, herkes bu mücadelenin aslında Hak ile Batıl arasında bir savaş olduğunu nihayet anladı.

    Aziz milletimizin bu şuuru edinmede öncü mücadeleyi veren ve bu uğurda bedeller ödeyen rahmetli Prof. Dr. Necmeddin ERBAKAN’ı ölüm yıldönümünde saygı, hürmet ve rahmetle anıyorum.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.