Bağatar, “Ülkeyi de Yalova gibi batıracaksınız!”

AK Parti Yalova İl Başkanı Muğlim Bağatar, Cumhuriyet Halk Partisi’nin; İstanbul Sözleşmesi, Andımız, ekonomi ve terör odakları hakkında yaptığı çalışmaları yersiz bulduğunu, sert sözlerle ifade etti.

Bağatar, “Ülkeyi de Yalova gibi batıracaksınız!”
Rukiye Polat
Rukiye Polat
26 Mart 2021 Cuma 16:22

Bağatar’ın açıklaması şu şekildeydi: “Bir parti düşünün: Atatürk ve Andımızdan bahsediyor, ama Atatürk’ün bıraktığı 784.000 km2 Vatan toprağından toprak alıp Kürdistan kurmak isteyenler ile ittifak yapıyor.

CHP’nin ortağı HDP, teröristleri davul zurnayla karşılıyor

İttifak yapmak ile kalmıyor 2018’de gizli anayasa çalışması yapıyor ve yerel yönetimler özerklik kılıfı ile Türkiye Cumhuriyeti topraklarında Kürdistan kurulmasının yolunu açmayı kabul ediyor. CHP’nin 2018 seçim mitinglerindeki konuşmalarını incelerseniz özerkliği üstüne basa basa dile getirdiğini görebilirsiniz. Ayrıca CHP’nin 2018’deki seçim bildirgesinin 114. sayfasına bakarsanız bu gizli anayasa çalışmaları neticesinde özyönetim ve özerklik maddesini koyduğunu da görebilirsiniz. Peşmergeleri sınırda davul zurnalar ile karşılayan Ak parti değil CHP’nin ittifak yaptığı HDP olduğundan haberiniz yoksa araştırıp yazacaksınız.

Bir parti düşünün; partinin içinde yolsuzluk, hırsızlık, kadına yönelik şiddet, cinsel istismar ve tecavüzler ayyuka çıkmış. Ama üç maymunu oynuyor.

Kadın hakları, CHP’nin umurunda değil

Saldırıya uğramış kadınların hakkını savunup, suçluların ceza alması için uğraşacakları yerde, mağdur kadınları suçlamaya, susturmaya ve suçluları korumaya devam etmiştir. Bundandır ki CHP, kadın hakları hakkında tek bir kelime dahi konuşmamalıdır. Ayrıca İttifak yaptığı HDP ve HDP’nin iltisaklı olduğu PKK terör örgütünün içerisinde ki taciz, tecavüz ve istismarları CHP’nin görmezden gelmesi ve bu konuda tek bir kelime etmemesi de Kadın Haklarını savunmadığının, umurunda olmadığının bir diğer kanıtıdır.

İstanbul Sözleşmesi, Kadın haklarını iyileştirmek ve kadına yönelik şiddetle mücadeleye destek olmak amacıyla 11 Mayıs 2011 tarihinde imzalanmış ve 1 Ağustos 2014 yılında yürürlüğe girmiştir. Bu 10 yıllık süreçte İstanbul Sözleşmesi "Toplumsal Cinsiyet" ve "Cinsel Yönelimler" gibi kavramlar üzerinden Türkiye'nin toplum ve aile değerlerine uygun olmayan eylem ve söylemleri beraberinde getirmiş, LGBT ideolojisinin savunuculuğunu üstlenen bir sözleşme halini almıştır.

İstanbul sözleşmesi, kanunlara uygun şekilde feshedildi

Yürürlüğe girdiği tarihten itibaren, toplumun büyük bir kesimi tarafından bu sözleşme olumsuz yönde eleştirilmiş ve iptal edilmesi istenmiştir. Öyle ‘bir gece ansızın aklına esti diyerek’ bu durumu basitleştirmek CHP zihniyetinin eksikliği, hiçbir durumdan ve toplumsal hassasiyetten haberdar olmayışıdır. İstanbul Sözleşmesi, 10 yıldan bu yana meydana gelen gelişmeler ve istişareler sonucunda Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından kanunlara uygun bir şekilde feshedilmiştir. 

Ve şunu da unutmayalım ki mevcut Anayasamız, Medeni ve Ceza kanunumuz, 6284 sayılı Ailenin korunması ve kadına karşı şiddetin önlenmesine dair kanunlarımızın yanında Sayın Cumhurbaşkanımızın 2 Mart 2021'de açıkladığı İnsan Hakları Eylem Planında ‘Aile içi şiddet ve kadına yönelik şiddetle mücadelenin etkinliğini artıracak" çalışmalar düzenlenmiştir. Bizim hukuk sistemimiz ihtiyaca göre yeni düzenlemeleri hayata geçirebilecek kadar dinamik ve güçlüdür.

CHP, partimize emperyalist argümanlarla saldırıyor

Bir parti düşünün; Tüm Türkiye düşmanları ile bir olmuş kendi ülkesinin Cumhurbaşkanına ‘diktatör’ diye saldırıyor. Emperyalist küreselciler, yönetemedikleri ülkelerin liderlerine ‘diktatör’ diyerek saldırır ve demokrasi götüreceğiz diyerek ülkeyi kan gölüne çevirerek tekrar kendi kontrolleri altına almaya çalışırlar. Irak ve Libya buna örnektir. Şimdi anti-emperyalist geçinen CHP’nin yöneticileri emperyalistlerin argümanları ile AK Partimize, Sayın Cumhurbaşkanımıza saldırmalarını normal karşılıyorum. Çünkü durdukları yer bellidir. Emperyalistlerin kullandığı PKK, FETÖ ve DHKPC gibi terör örgütlerini koruyup kollamaları bu terör örgütlerinin siyasi uzantıları ile ittifak yapmaları bunun en net göstergelerinden biridir. Ayrıca Diktatörler çok partili seçimler ile iktidara gelmezler. Ya tek parti olarak seçime girerler ya da 1946’daki gibi açık oy gizli sayım gibi anti demokratik seçimler ile iktidara gelirler.

Hedef, Türkiye’yi savaş suçlusu göstermek

Bir parti düşünün; 10 yıldır Türkiye düşmanlarının Türkiye’ye diz çöktürmek için yaptığı tüm operasyonlara destek versin, sonra da ekonomi kötü diye siyaset yapsın. 10 yıldır Ak Partiyi iktidardan indirmek amacıyla; 'MİT’e operasyon, gezi olayları, yargı darbe girişimi, hedefi Türkiye’yi savaş suçlusu göstermek olan Mit tırları operasyonu, 6-8 Ekim Kobani olayları, hendek terörü, 15 Temmuz hain darbe girişimi, ekonomiye yapılan operasyonlar' ekonomimizi tabi ki olumsuz yönde etkilemiştir.

Tüm bu saldırılara destek verip devletin karşısında konumlanacaksın, bunun yanında son bir yıldır pandemiden dolayı tüm dünya da ekonomik kriz olduğunu da görmezden geleceksin, sonra da ekonomi kötü diye siyaset yapacaksın. Devletin, Halkın yanında değil, karşısında durup ekonomiyi batırmaya çalışan CHP’nin, ekonomi kötü diye siyaset yapmasını doğal karşılıyorum.

CHP iktidara geldiğinde ülke ekonomisini ne hale geleceğini, Yalova'da gördük

Ve ayrıca CHP iktidara geldiğinde ülkenin ekonomisini ne hale getireceğini CHP’nin 6 yıl yönettiği Yalova'da gördük ve yaşadık. Hiçbir yatırım yapmadan Yalova'yı batırdığınız gibi ülkeyi de batıracaksınız. 30 yıl önce İstanbul'u batıran yine CHP idi, bugün de İstanbul'u 30 yıl önceye nasıl götürdüğünüzü görüyoruz. Ben Türkiye’nin gücüne inanıyorum, siz istemeseniz de Türkiye tüm bu zorlukları aşacak, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde büyük ve güçlü Türkiye hedefine ulaşacaktır.”

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.