“Türk Dış Politikasının Bugünü ve Geleceği Konferansı” gerçekleşti

Yalova İl Özel İdaresi’nde Vilayet Konferansları “Türk Dış Politikasının Bugünü ve Geleceği Konferansı” gerçekleştirildi. Yeditepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Furkan Kaya, Türkiye’nin Doğu Akdeniz sorunu ve dış politikaları hakkında sunum yaptı.

“Türk Dış Politikasının Bugünü ve Geleceği Konferansı” gerçekleşti
elif123
elif123
23 Ocak 2020 Perşembe 19:06

Yalova İl Özel İdaresi Konferans Salonunda yapılan toplantıya Yalova Valisi Muammer Erol, Vali Yardımcısı Yıldırım Uçar, Yalova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Suat Cebeci, Yalova İl Genel Meclis Başkanı Hasan Soygüzel, YASKİ Başkanı Adnan Kırtay, bir önceki dönem belediye başkanları ve milletvekilleri katılım gösterdi. Toplantıya katılamayan CHP Yalova Milletvekili Özcan Özel ve AK Parti Yalova Milletvekili Ahmet Büyükgümüş mesajlarını iletti.

Yeditepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Furkan Kaya:

 Türkiye’nin coğrafyası aslında jeopolitik olarak riskli durumdadır. Ne kadar çok komşumuz varsa o kadar çok tehdit algımız olur. Mezopotamya gibi aslında kadim cumhuriyetlerin, kadim devletlerin hüküm sürdüğü bu topraklarda biz bu tarihi mirası almış bir Türk devletiyiz. Dolayısıyla bu sınır sayısı ve komşu sayısı bu ülkenin önemini de ortaya koymaktadır. Sınır sayısı arttıkça bu ülkenin saldırıya uğraması, tehdit edilmesi ve savaşa girme olasılığı artar. Türkiye’de karar verme politikasını etkileyen faktörler vardır. Bunlar; dış faktörler, iç faktörler, psikolojik faktörler ve sosyolojik faktörlerdir.

Türk Dış Politikasının Oluşturulması ile bilgi aktaran Kaya, şu maddeleri sıraladı;”

1.Liderlerin belirleyici olduğu dönem(1919-1950)

2.Dışişleri Bakanlığı’nın etkisinin arttığı dönem(1950-1960)

3.Kamuoyunun, muhalefet partilerinin ve aydınların etkili olduğu dönem(1960-1980)

4.12 Eylül Dönemi(1980-1983)

5.İş Dünyasının öne çıktığı dönem(1983-1991)

6.Ordunun ağırlığının çıktığı dönem(1991-2002)

7.Siyasetin etkisinin arttığı dönem (2002)

Doğu Akdeniz, Akdeniz ve Orta Doğu’nun ayrılmaz bir parçasıdır. Coğrafi açıdan doğu ile batı, kuzey ile güney arasında bir ticaret, iletişim ulaşım ve savaş alanı olarak dünya tarihine yön vermiştir. Geçmişte olduğu gibi bugünde Doğu Akdeniz küresel ve bölgesel aktörlerin mücadelelerine sahne olmaktadır. Bölge ülkelerinin ihtiyaç duyduğu enerjinin geçiş güzergahı üzerindedir. Günde yaklaşık 7 bin civarında gemi bu bölgeden geçmekte ve dünya ticaretinin yaklaşık ¼ üne ev sahipliği yapmaktadır.

Doğu Akdeniz havzasındaki doğalgaz ve petrol rezervleri yanında Orta doğu ve Hazar enerji kaynaklarının koridorunda olması stratejik önemini arttırmaktadır. Bölge ülkeleri ile beraber bir coğrafyayı kullanan bütün ülkeler için Doğu Akdeniz’in güvenliği önemlidir.

Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin 1542, Mısır’ın 840, İsrail’in 271, Lübnan’ın 225, Suriye’nin 193 km, Libya’nın ise 1800 km kıyı şeridi var.

Yunanistan’ın ise Rodos ve Girit arasındaki adalarının doğru sahilleri boyunca kıyı şeridi bulunuyor.

Ortadoğu enerji yollarının Uzakdoğu ve Avrupa’yı birbirine bağlayan Süveyş Kanalı vasıtasıyla doğrudan kontrol edebilecek konumdadır. Ayrıca enerji bağımlısı AB, ABD VE Çin’i besleyen önemli enerji kaynaklarının ortasında yer alıyor.

Bölgeye hâkim olmanın anlamı deniz ve kara yoluyla dünya ticaretini kontrol altında tutmak demektir.

ABD’nin Doğu Akdeniz politikasında Yunanistan, İsrail ve GKRY ile iş birliğinin büyük bir önemi var. ABD Kıbrıs meselesinde iki kesimli, iki toplumlu federatif çözümü öneriyor. ABD’nin bölgede 10 savaş gemisi, 130 savaş uçağı ve yaklaşık 9 bin askeri bulunuyor.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.