Yayla, ‘Toplu sözleşme gerçekleri ve iftiracılara cevap veriyoruz’

Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Yalova Şube Başkanı Zekeriya Yayla, gazetemize yaptığı yazılı açıklamada, Memur-Sen olarak, kamuoyunu aydınlatmak, kötü niyetli kuruluşlara, meydanın boş olmadığını hatırlatmak adına, basın açıklaması yaptığını söyledi.

Yayla, ‘Toplu sözleşme gerçekleri ve iftiracılara cevap veriyoruz’
19 Şubat 2018 Pazartesi 14:18

  Konuyla alakalı açıklama yapan Yayla, ‘Son günlerde Türkiye ve Yalova kamuoyunda sendikamıza yönelik toplu sözleşme süreci ile ilgili olarak yazar diye geçinen bazı şahıslardan ve varlıklarını ajitasyon, iftira ve yalan ile sürdüren bazı sendikalardan, sendikamıza yönelik olarak,  karalama ve hakaret içeren açıklamalar yapılmıştır. Türkiye’deki bütün sendikaların toplamından daha fazla üyeye sahip olan Memur- Sen ailesi olarak kamuoyunu aydınlatmak ve bu kötü niyetli kuruluşlara, meydanın boş olmadığını hatırlatmak adına yaptığımız basın açıklamasını, kamuoyunun takdirlerine sunuyoruz’ dedi.

         Yayla, ‘2014-2015 yıllarını kapsayan ikinci toplu sözleşme görüşmelerinin genel ve on hizmet kolu bağlamında toplu sözleşme imzalamakla sonuçlanması; ikinci ve üçüncü sırayı parsellemeye mahkum konfederasyonlar hariç hiç kimseyi üzmedi.Onlar üzüntülerini ortak kamuoyu algısı haline getirmek için, her zaman olduğu gibi büyük oranda yalana ve karalamaya sarıldılar. 2014 yılında taban aylık dışında herhangi bir maaş /ücret kalemine artış gelmediği tespiti yaparak genel toplu sözleşmeyi değersizleştirmeye çalışmaları bizim onlardan beklediğimiz bir tutumdu. Ancak, bu tutumlarıyla kendilerini ele verdikleri ve beceriksizliklerini itiraf ettiklerini fark edemediler. Onların bütün maaş kalemlerine artış yaparak alamadıklarını Memur-Sen’in sadece taban aylığını kullanarak alması onlara ağır geldi. Bizim kusurumuz da, yetkiyi sırayla kaybeden bu iki konfederasyona ağır gelen ve havsalalarının almayacağı işleri başarmak.

Biz, kamu görevlilerinin kazanımlarını artırmak için sabahlara kadar görüşmeler yapıp pazarlıklar sürdürürken onlar olası bir toplu sözleşme ve içeriğindeki kazanımları değersizleştirmek için yürütecekleri satış-pazarlama faaliyetine yönelik basın açıklaması derdine düşmüşlerdi. Zihinlerinde kamu görevlilerine kazanım üretme düşüncesi yerine, kazanım üretenleri karalama düşüncesine kapı aralayan bu iki konfederasyon, bir yandan kendilerinin bunu niye başaramadığını düşünürken diğer yandan da Memur-Sen’in bunları nasıl başardığını düşünüyor. Birinci soru onların iç işleri karışmamak lazım. Ancak, ikinci sorunun öznesinde biz varız ve buna cevap vermek büyük konfederasyon olmanın gereğidir. Memur-Sen’in bütün bu başarılarının arkasında öncelikle ve kaçınılmaz bir şekilde “samimiyet” yer alıyor. Samimi bir şekilde çalışıyoruz. Kamu görevlilerinin talep ve beklentilerini samimi bir şekilde dinliyoruz. Kazanımlarımız yanında henüz kazanamadıklarımızı da ifade etmekten kaçınmıyoruz. Bizi alkışlayan kamu görevlileri ile bizi eleştiren kamu görevlilerini aynı değerde görüyoruz. Çünkü onlar emekleri ile alınlarının teriyle kazandıkları ekmekleriyle başlı başına değerli olmayı, değer verilmeyi hak ediyor.  Ne üyelerimizi ne de kamu görevlilerimizi, emeklerinin, örgütlerinin ve tercihlerinin etkilediği zeminler üzerinden, millete kumpas kuran yapılanmaların, örgütlerin zeminine teslim etmeye çabalamıyoruz. Biz emeği daha değerlendirmek, ekmeği daha da büyütmek, insan onuruna yaraşır çalışma şartlarına eksiksiz bir şekilde sahip olmak için kırmadan-dökmeden, sövmeden-hakaret etmeden, rakipleri karalamadan yol alıyoruz, kazanımlara giden yolu açıyoruz.

Kendi zihinlerindeki ön yargılara uymayan bir sonuç elde edildiğinde ya da kendilerinin hayal bile edemediği kazanımlar üretildiğinde, “kamu görevlileri satıldı” manşetli haberler yapmayı sendikacılık sayan bu ezik anlayış kamu görevlilerine biçtiği rolün, uygun gördüğü sıfatın farkında mıdır? Onlar, kamu görevlilerini “satışa konu edilecek meta” ve “bunu dahi idrak etmekten yoksun bir kitle” olarak görüyor ve her fırsatta bunu dile getiriyorlar. Daha önceki yıllarda da benzer beyanları olmuştu. Onlar, kamu görevlilerini makam-mevki için sendikadan istifa edip bir başka sendikaya üye olan kimliksiz/kişiliksiz olarak gördüklerini sıkça itiraf ettiler. Bu toplu sözleşme döneminde ve sonucunda da aynı tavrı sürdürdüler, sürdürüyorlar. Bu tavrın kısa özeti bizim için “Onlar karalamaya, biz kamu görevlileri için kazanmaya devam edeceğiz.”Dedi.

        Yayla, ‘İkinci sıraya demir atmış konfederasyonunun “2014 yılında taban aylık dışında herhangi bir kalemde artış yok” açıklaması toplu sözleşmeyi anlamadığı gerçeği yanında pazarlık yapma becerisindeki yoksunluğu sergiliyor. Taban aylıkta elde edilen artış, bütün kalemlerde oransal zamla elde edilen artıştan birçok kamu görevlisi açısından daha fazla bir tutar sergiliyor. Kaldı ki, biz sendikacılığı ve sendikal kazanımları da iki yılda bir yapılan toplu sözleşme görüşmeleriyle sınırlı tutmuyoruz. Yılda iki defa toplanan Kamu Personeli Danışma Kurulu, yıl, ay ve gün içerisinde yürütme ve yasama organı nezdinde yürüttüğümüz görüşmeler, yargı organları nezdinde gerçekleştireceğimiz hak arama çalışmalarıyla kamu görevlilerine kazanım üretmeye, kamu görevlilerinin mağduriyetlerini bitirmeye devam edeceğiz. Sözleşmeli personelin kadroya geçmesine ilişkin son iki yılda yapılan düzenlemelerin hiç biri toplu sözleşme hükmünü dayalı olarak yapılmadı ancak yetkili konfederasyon olarak fikri ve hakkı takip çalışmalarımızın ve mücadelemizin eseridir. Bu çerçevede, başta 4/C statüsündeki personelin kadroya geçmesi olmak üzere aile yardımı, ek göstergelerin arttırılması, fazla çalışma ücretlerindeki mağduriyetlerin giderilmesi gibi birçok konuyu yasal ve yönetsel düzenlemeler aracılığıyla çözüme kavuşturmak için var gücümüzle çalışacağız ve inanıyoruz ki yine kazanacağız ve kazandıracağız. Bu bağlamda kamu görevlileri önümüzdeki iki yıllık süreçte yeni kazanımlara hazır olsun diyoruz.

Memur-Sen olarak bize de düşen ürettiğimiz her kazanımdan son verdiğimiz her mağduriyetten sonra karalama ve çamur atmasıyla bildik iki konfederasyonun yeni karalama ve çamur atma maceralarını seyretmek olacak.7 Ağustos Çarşamba günü imzalanan toplu sözleşme sonucunda kamu görevlilerinin geneline ve hizmet kollarına mahsus kazanımlar, imza ve itiraz yetkisi olmayan konfederasyonlar tarafından ısrarla değersizleştirilmeye çalışılıyor. Toplu sözleşme masasında sembolik olarak ve seyirci konumunda oturan konfederasyonların bu tutumları, heybelerinde karalamaktan ve nispetten başka malzeme olmayışından kaynaklanıyor. Kamu görevlileri için kazanım üretme seçeneğinden haberdar olmayanların ve yetkiyi, kamu görevlilerinin satış fırsatı olarak görüp kullananların gerçeklere gözlerini kapatarak, imzalanan toplu sözleşmeleri yetersiz bulmaları, kendilerinin yetkili olduğu dönemdeki başarısızlıkları karşısında ancak kara mizah olabilir.

4688 sayılı Kanun kapsamında toplu görüşme yönteminin hayata geçirildiği 2002 yılından bu yana (yani 12 yıldır) ilk defa doğrudan taban aylığa mahsus bir artış yapıldığı (taban aylık katsayısının doğrudan artırıldığı) gerçeğini göz ardı edenlerin, taban aylığa 1 Ocak’tan geçerli olmak üzere ve tek seferde yapılan brüt 175, net 123 TL tutarındaki artışın sadece maaş artışı değil, emekli ikramiyesi ve emekli maaşı artışı anlamına geldiğini görmemesi/görememesi bilgisizlik mi basiretsizlik midir? Kaldı ki, bu toplu sözleşme ile taban aylık katsayısındaki artışın %17,03 düzeyinde gerçekleştiği ve bu oranın son on yıllık dönemde taban aylık katsayısındaki en yüksek artış oranı olan 2005 yılındaki %6,80 oranındaki artışın yaklaşık 3 katı seviyesinde olmuştur. 2002 yılından 2014 yılına kadar taban aylık katsayısında sadece aylık katsayısı kaynaklı artış olmuş, bu nedenle kamu görevlilerinin emekli aylığı ve emekli ikramiyesinde münhasır bir artış ve kazanım gerçekleşmemiştir.

    Taban aylık katsayısındaki 2014-2015 yıllarını kapsayan toplu sözleşme metni sonucunda elde edilen kazanımların ve bu kazanımların kamu görevlilerinin aylık ve ücretleri ile emekli maaşı ve ikramiyelerinde geçmiş dönemlerle kıyaslanmayacak bir artış sağlanmıştır. Bunun anlamı, 4688 sayılı Kanun kapsamında iki yıl süreli olan toplu sözleşmenin geçerlilik süresi –emekli maaşı ve ikramiyesine yönelik hükümlere bağlı olarak- fiilen iki yılın üstüne çıkmıştır.

2014 yılındaki ücret artışının, halen görevde bulunan kamu görevlileri için brüt 175, net 123 TL, emekli kamu görevlileri için 146 TL artış oluşturması yanında 30 yıllık hizmet süresi bulunan kamu görevlileri için emekli ikramiyesinde 5.250 TL artış oluşturduğu gözden kaçırılmamalıdır. Bu, halen görevde bulunan kamu görevlilerinin 2014 yılında yıllık gelirlerinde 1.476 TL’lik, emekli kamu görevlilerinin 2014 yılı gelirlerinde 1.752 TL’lik bir artış anlamına gelmektedir. 1 Ocak 2014 tarihi itibarıyla emekliye ayrılacak kamu görevlisi için 5.250+1.752=7002 TL’lik gelir artışı elde edilmiştir. 2014 yılı için Kamu İşveren Kurulu’nun teklif ettiği %3+%3’lük artışla kıyaslandığında, taban aylık katsayısına yapılan artış, geleceğe etkili kazanımlar içermesi bakımından çok daha yüksek bir gelir artışı anlamına gelmektedir.

        2015 yılı için kamu görevlilerinin ücretlerindeki artış %3+%3 ve enflasyon farkı olarak belirlenmiş ve bu suretle aynı toplu sözleşme dönemi içerisinde hem taban aylığa hem de diğer maaş ve ücret unsurlarına artış yapılması sağlanmıştır. Yetkiyle birlikte basiretini de kaybeden konfederasyon, çalakalem yazdığı açıklamasında yer verdiği taban aylık dışında hiçbir unsurda artış yok ifadeleriyle toplu sözleşmenin iki yıllık bir dönemi kapsadığı gerçeğini halen kavrayamadığını gösteriyor. Memur-Sen, bu toplu sözleşme döneminin ilk yılını kamu görevlilerinin maaş makasını daraltmak, emekli maaşlarını ve ikramiyelerini artırmak odaklı bir hedefe, ikinci yılını ise bütün maaş ve ücret kalemlerinde oransal artış yapılması suretiyle her kamu görevlisinin kendi maaş/ücret durumuna göre kazanım elde etmesi hedefine göre şekillendirmiş ve bunda da başarılı olmuştur’dedi.

İftiracı Konfederasyonlara belgelerle cevap verdiğini söyleyen Yayla, ‘Toplu sözleşmedeki tutar ve oranlar, Kamu İşveren Kurulu’nun İlk teklifinin çok üzerindedir. Geçmiş dönem toplu görüşme süreçlerinde ve ilk toplu sözleşme sürecinde son oturuma/son güne kadar masaya teklif getirmeyen Kamu İşveren Kurulu 6 Ağustos tarihinde gerçekleştirilen ikinci oturumda; 2014 yılı için yüzde 3+3 ya da taban aylığa brüt 100 TL zam, 2015 yılı için yüzde 3+3 önerisi getirdi; öğretmenlerin özel hizmet tazminatlarına (eğitim-öğretim tazminatına) 2014 için 40+40 TL ek zam, 4-C’li personele 2014 için eş ve çocuk yardımı ve brüt 150 lira seyyanen zam tekliflerini sundu.

Kamu İşveren Kurulu’nun teklifinden sonra yaptığımız açıklamada, “teklifin kabul edilemez ama müzakere edilebilir” olduğunu ifade ederek “teklifte ısrarcı olunması halinde bunu alanlara davet olarak kabul edeceğimizi” deklare ettik. Konfederasyon olarak masaya sunduğumuz teklifler ile İşveren’in teklifi arasındaki uçurumu giderecek ve kamu görevlilerinin başta maaş ve ücretleri olmak üzere haklarında beklentileri karşılayan ve pazarlık edilebilir yeni bir teklif beklediğimizi ifade ettik. Bu açıklama ve duruşun etkisiyle 7 Ağustos gecesi yürütülen ortak çalışmalar sonucunda Kamu İşveren Kurulu, toplu sözleşme metni haline gelen tekliflerini sundu. Bu tekliflere göre, 2014 yılı için sunulan 100 TL taban aylığı artışı teklifi 175 TL’ye, öğretmenlerin özel hizmet tazminatı için sunulan teklif 40+40’dan 75+75 TL’ye, 4/C’li personel için sunulan 150 TL artış teklifi 350 TL’ye, hiç teklif getirilmemiş olan toplu sözleşme ikramiyesinde de 15 TL’lik bir artış ile 2015 yılı için kamu görevlilerinin maaş ve ücretlerine %3+%3 zam ve enflasyon farkı önerisi getirildi. Bu tekliflerde uzlaşılmasına bağlı olarak kamu görevlilerinin bütününü ve emeklilerini ilgilendiren genel toplu sözleşme imza altına alındı. Buna rağmen, toplu sözleşme süreci bitmeden ya da 21 Ağustos’a 12 gün varken toplu sözleşme imzalamayı başarısız olarak göstermeye çalışanlar ya ne söylediklerinin farkında değiller ya da bu kadar kısa süre içerisinde bu kadar yüksek oranda artış sağlanmasını anlayacak kapasiteye sahip değiller.

II- Bir Taşla Üç Kuş Vurmak: Genel Toplu Sözleşme Hem Kamu Görevlilerini Hem Emekli Olacakları Hem de Emekli Kamu Görevlilerini Mutlu Etti

2014 yılı maaş artışının taban aylığına yapılan brüt 175 net 123 TL ile gerçekleştirilmesi bir taşla üç kuş vurmak anlamına geliyor. Kamu görevlilerinin maaşları 123, emeklilerinin maaşları 146 TL artarken emekli ikramiyelerinde ise 5.250 TL tutarında bir artış elde edilmiştir. Ayrıca taban aylık odaklı artış yapılması, düşük maaş seviyesindeki kamu görevlilerinin maaşlarında oransal bazda yapılan artışın üzerinde bir atış elde edilmiştir. Yapılan artışın altı aylık dönemlere bölünmemesi ve 1 Ocaktan itibaren geçerli olması özellikle 2014 yılının ilk altı aylık döneminde elde edilen gelir artışının daha üst seviyede gerçekleşmesini sağlamış ve yıllık gelir düzeyi itibariyle de özellikle Kamu işveren Kurulu’nun ilk teklifindeki %3+%3 oranlarına göre daha fazla gelir edilmesi sağlanmıştır. 2014 yılında kamu görevlilerinin maaşlarına yapılan net 123 TL tutarındaki taban aylığı artışının sonucunda; aile yardımı dahil En düşük memur maaşı 1.887 TL’den 2.010 TL’ye, ortalama memur maaşı ise 2.190 TL’den 2.313 TL’ye çıkmıştır. Aile yardımı dikkate alınmadığında, en düşük memur maaşı 1629 TL’den 1752 TL’ye 2.087 TL’den 2.211 TL’ye yükselmiştir. Diğer taraftan, 4/C’li personelin ücret unsurları arasında taban aylığı bulunmaması nedeniyle taban aylığa yapılan zammın 4/C’li personele yansımayacak olması kaynaklı mağduriyetin oluşmasının önüne geçilmiştir. Mağduriyetin önüne geçmek bir tarafa, taban aylığa yapılan zamdan daha fazla tutarda bir artışın yapılması sağlanmak suretiyle 4/C’li personelin maaşlarında brüt 350 net 253 TL tutarında artış yapılması sağlanmak suretiyle de kadroya geçiş mücadelesi zaferle sonuçlanıncaya kadar 4/C’li personelin ücretlerinde beklentilerin üzerinde bir artış sağlanmıştır.Ayrıca, 4/C statüsündeki personelin ücretlerinde yapılan artışa ilave olarak aile (eş ve çocuk) yardımından yararlanma hakkı  sağlanmıştır. Bu kapsamda, eşi çalışmayan ve 6 yaş altında iki çocuğu bulunan 4/C’li personelin 253 TL ücret artışı yanında 163,90+  76,80= 240 TL ilave gelir elde etmesi de sağlanmıştır.

Taban aylığa yapılan 175 TL brüt artış net 123 TL olarak gerçekleşecektir ve 1 Ocak 2014’ten geçerli olmak üzere maaşlara yansıtılacaktır. Taban aylıkta yapılan artışın oransal karşılığı %20.58’dir.Öğretmenlerin özel hizmet tazminatındaki artışın oranı ilk altı ay için %10,27 ikinci altı ay için %20.55’dir. 4/C’ statüsündeki personelin ücretlerinde yapılan artış öğrenim durumlarına göre %20-22-24 seviyesinde olup aile (eş) yardımı dikkate alındığında bu oranlar sırasıyla %33-36-40 olarak gerçekleşmektedir. (Çocuk yardımı, çocuk sayısına ve çocuğun yaşına göre farklı tutarlarda olacağından bu kısımda dikkate alınmamıştır.). Toplu sözleşme ikramiyesi, 15 TL zam yapılmak suretiyle %33 oranında artırılmıştır

III- Taban Aylığındaki Artış; Sendikal Mücadeleyle Elde Edilen En Yüksek Oran Ve Toplugörüşme/ Sözleşme Sürecinde Münhasıran Taban Aylığa Yapılmış İlk Artıştır

2014-2015 yıllarını kapsayan toplu sözleşme görüşmeleri sonucunda imzalanan genel toplu sözleşmenin 2014 yılında kamu görevlilerinin maaş ve ücretlerinde yapılan artışa ilişkin bölümünde taban aylığı odaklı maaş artışı, yukarıda yer verilen açıklamalar dışında iki önemli özelliğe de sahiptir.

4688 sayılı Kanun kapsamında toplu görüşme ve toplu sözleşme süreçlerinin işletildiği 12 yıllık dönemde, konfederasyon ve sendikaların imzalarının bulunduğu hiçbir mutabakat ve toplu sözleşme metninde, doğrudan taban aylığa zam yapılmasını öngören bir hüküm bulunmamaktadır. Özetle, kamu görevlilerinin sendikal mücadelesinin yeniden start aldığı 2002 yılından bu yana taban aylığa münhasır bir artış hiç gerçekleşmedi. Oransal artışlar üzerinden taban aylığa, emekli maaşına ve emekli ikramiyesine yansıyanlar dışında kamu görevlileri taban aylık kapsamlı bir kazanıma ilk defa sahip oldular.

Üye sayısı bağlamında ikinci sıraya düşen, kaybetmesi kader haline gelmiş malum ve mahkum konfederasyon olan KAMU-SEN’in yetkili olduğu dönemlerin hiç birinde kendi imzasıyla taban aylığa münhasır bir artış elde edememiştir. Hemen her yıl toplu görüşme tekliflerinde taban aylığa artış yapılması teklifini masaya sunan izan yoksunu konfederasyon, bu tekliflerinin hiç birini kazanıma dönüştürme mahareti gösterememiştir. 2007 yılı toplu görüşmelerinde uzlaşma sağlanamaması sonucunda Kamu İşveren Teklifinin görüşmeler sırasında 10+10 TL taban aylığa zam teklifini 15+15 TL yükselttiğini ifade ederek 10+10 TL’nin kabul edilemez olduğunu ifade eden hesap bilmez konfederasyon, Memur-Sen’in yılın ilk ayından geçerli olmak üzere ve altı aylık dönemlere bölmeden 175 TL brüt 123 TL net taban aylığı zammını değersizleştirme çabası içerisine giriyor. Anlaşılan odur ki; malum ve mahkum konfederasyon sadece Memur-Sen’in büyüklüğünü kavramakta değil 123 TL’nin 10+10’dan, 15+15’ten büyük olduğunu anlamakta zorlanıyor ya da anlamamakta ısrar ediyor.

2004 yılından bugüne değin bir karşılaştırma yapıldığında taban aylık katsayısındaki değişim oranlarının %2,50 ila %6,80 arasında olduğu görülüyor. Kamu İşveren Kurulu’na imza attırdığımız 2014-2015 dönemi toplu sözleşmesinde, 2014 yılında taban aylık katsayısındaki değişim oranı ise %17,03 olarak gerçekleşti.  Bunun anlamı, söz konusu dönemde elde edilen en yüksek taban aylık katsayısı artış oranı olan 6,80’nin yaklaşık 3 katı üstünde bir oran yakalandığıdır. Bunun anlamı 2011 ve 2012 yıllarında (dört altı aylık dönemde) elde edilen toplam artış oranını Memur-Sen bir yılda elde etmiştir’dedi.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.