Dürüst ve düzgün olmak, temiz ve ahlaklı olmak, sadakat ve güven içinde yaşamak sosyal hayatın vazgeçilmez değerleridir ve hepimizin özlemidir.
Yaşam boyunca kişisel duyarlılığımız, inanç ve değerlerimize bağlılığımız bize huzur verir. Ancak tek başına yaşamadığımıza göre toplumda yaşanan her olaydan dinlediğimiz her haberden nisbet ya da menfi etkileniriz. Onun için bazı şeylerden bıktık.
Senelerdir devam eden ve yüzbinlerce insanın öldüğü, Rusya-Ukrayna savaşını dinlemekten bıktık. İsrail’in ve Netanyahu’nun vahşetinden ve katliamlarından, onun en büyük destekçisi ABD Başkanı Tramp’ın iki yüzlülüğünden bıktık.
Emperyalizmin ve Kapitalist dünyanın mazlumları ve küçük devletleri nasıl sömürdüğünü görmekten bıktık. İslam dünyasının dağınıklığını ve çaresizliğini görmekten bıktık.
Dış dünyada bunları gördükçe üzülürken; İçerde de her akşam yolsuzlukları, ahlaksızlıkları dinlemekten bıktık.
Ölçüsüz siyasi tartışmaları dinlemekten bıktık...
Bir türlü istenilen seviyeye inmeyen enflasyonun konuşulmasından ve hayat pahalılığından bıktık.
Trafik teröründen bıktık...
Çete, mafya haberleriyle bahis şans oyunları ve ünlülerin uyuşturucu haberlerinden bıktık. Sebebi ne olursa olsun aile içi şiddet ve cinayetleri dinlemekten bıktık.
Yaptıkları gün boyu programlarla her türlü kötülüğü teşhir eden faydasız TV’lere ve sosyal medyaya bakmaktan bıktık.
Aynı yüzlerin her akşam TV’lerde yaptıkları tartışmaları ve seviyesiz konuşmaları dinlemekten bıktık.
Özellikle bu konularda genç kuşağın duyarlılığı ve hassasiyeti çok daha fazla onun için gençlerle siyasi ve sosyal konularda anlaşmada zorluk çekiyoruz ve anlaşamıyoruz.
Bir an önce, aileleri hedef alan TV programlarına ve gençlerimizi zehirleyen ve özendiren, uyuşturucu, çete- mafya haberlerine çeki düzen vermek ve milletimizi baktığı, ‘BIKTIK’ artık demeyeceği, haz alacağı programlarla buluşturalım.