Şehrin bütün sorunlarını çözdük de…
Ayak kaydırma savaşlarını bitiremedik..!
Sosyal medya ve haber sitelerine bakıyorum…
Anladığım kadarıyla...
Bu sefer de mesele…
İl sağlık müdürü ve Devlet hastanesi mi desem..!
Araştırma hastanesi mi desem..!
Tıp fakültesi mi desem..!
Kısacası…
Kayan hastanemizin, başhekimi arasında..!
Detayını bilmiyorum ama…
Beni ilgilendiren kısmına geleyim..
Bu şehre atanan bürokrat…
Bu şehrin tozunu toprağını yutmalı..!
Çoluğuyla, çocuğuyla…
Bu şehre aidiyet duymalı...
Evini, barkını, önce bu şehre taşımalı…
Yalova’yı sıçrama taşı olarak yorumlamamalı…
Üst perdeden, bakmamalı…
Sonra da, performansına…
Bakanlıktan önce…
Yalovalı bakmalı…
Kimler geldi, kimler geçti..?
Geçmişte bu şehirde; başhekimlik, sağlık müdürlüğü, tabiplik yapmış ve büyük bir bölümü ahirete intikal etmiş, öyle isimler var ki…
Hala özlemle anılır…
Bir, Enver Ferah...
Bir, Şevket Ataç...
Bir, Tacettin Özbilgin...
Bir, Kenan Akçura...
Şu an aramızda olmayan, bu şehirli tüm tabiplerimizi rahmetle anıyoruz…
Hayat da olanlardan da bir iki örnek vereyim…
Bir, Engin Ferah…
Bir, Hakan Sezen…
Bir, İlyas Şahin…
Kolay yetişmiyor.,!
Hepsi de, Yalovalı olarak bilinir.
Birileri muradına ersin diye…
Biri gitmiş, diğeri gelmiş..!
Hiç bir önemi yok..!
Önce buralı olacak…
Gerisi, teferruat.