Dün de, bugün de vahşiydiler

Avrupa’yı medeni olarak tanımlayan düşünürler, kerelerce yanılmalarına rağmen bu toplumun ve türevlerinin her alandaki vahşiliklerini görmemişlerdir. Ortaçağ dünyasındaki vahşet, her dönemde şekil değişikliği ile ortaya çıkmıştır.

İlk dönemlerde bu vahşeti kendi insanlarına uygulamışlar, daha sonra gücü yettiği dünyanın her yerine yaymışlardır. Yahudilik ve Siyonizm bu vahşetini bugün artık hiç çekinmeden, övünerek uygulamaktadır. Dünyanın her yerine kurduğu katliam ve sömürü düzeniyle az maliyetle çok iş üreterek bu uygulamaları yapmaktadır.

İslam âleminde her Ramazan, Kurban zamanları, kutsal gün ve gecelerde mutlaka bir katliam ve kaos çıkartan İsrail odaklı uzantılar, bu Ramazan’da da İran’a saldırıyla İslam âleminde yine bir kaos üretmeyi başardı.

“Kâbe’de Hacılar” ilahisi dünyayı sarmış, herkesin dilindeyken pat diye İran-ABD-İsrail savaşı düştü önümüze. Yine bomba, füze, kan, ölüm; mağduriyetin zirvesini yaşıyor âlem-i İslam.

Öldürmeden zevk alan bu vahşi güçler, açıkça ülkelere çökmekte; lider ve güçlerini ortadan kaldırıp sömürü düzenini kurma planları yapmaktadır. Bu vahşi ve doyumsuz timsah medeniyeti, “Epstein” belgelerinde insan eti yediklerinin belgelenmesinden sonra artık bu vahşetin bir tarifi bile literatürde bulunmuyor.

Epstein belgelerinde, önemli tüm zatları neredeyse istisnasız şantaj videolarıyla kayda almışlar; yöneticilerce kendi iş akışında sıkıştırıldıklarında bu belgeler yöneticinin önüne konup tehdit amacıyla kullanılmıştır.

Bu katil ve insan eti ve kanıyla beslenen vahşi yaratıklar; Filistin’de, Suriye’de, Irak’ta, Arap ülkelerinde, hatta terör vesilesiyle ülkemizde milyonlara ulaşan sayıda insanın kanını akıtmışlardır.

Bunca zulüm, kan akıtma, ahlaksızlık… İnsanlıktan nasibini alamamış bu vahşi toplum, yaptıklarını gizli saklı da yapmıyor. Dünyanın gözü önünde alay ederek bu davranışlarını sergiliyorlar. Ama özellikle erk sahipleri, yöneticiler, siyasetçiler vs. ağızlarını açıp bu vahşiliği kınayamıyorlar. Dolayısıyla kınama bir yana, destek bile veriyorlar.

Sivil halklar, yaptıkları boykot ve tepki toplantılarıyla verdikleri refleksle bu gidişatı sönük de olsa telin ediyorlar. Bu vahşilik normalleşti. İnsanların özel ve dinî günlerini bile kana bulayarak inanç ve düşüncelere de dirençli ve karşı olduklarını görmekteyiz.

Ama bu gidişatın mutlaka bir gün duvara toslayacağı kesindir. Dünya üzerinde bu zulme karşı oluşan nefret ve düşmanlık, bir gün bu vahşilerin de sonu olacaktır inşallah.

Hayırlı Ramazanlar dilerim.

< type="adsense" data-ad-client="ca-pub-3844663626812831">