Irak, Libya, Suriye, Mısır ve şimdi üst düzey birçok yöneticisini öldürdükleri İran… Artık bu katliamlarını ve kirli emellerini o kadar rahat gerçekleştiriyorlar ki onlara “Ne yapıyorsunuz, nasıl yapıyorsunuz?” diyecek bir güç veya kurum yok!
Güya tüm ülkelerin temsil edildiği Birleşmiş Milletler Genel Kurulu ne iş yapar? Sadece o büyük devletlerin, yani dünyayı sömüren, işlerine gelmeyen kararları veto edenlerin; en çok kınama ile rolünü oynayan bir Birleşmiş Milletler… Diğer taraftan darmadağın İslam ülkelerinin hâli!
İslam İş Birliği Teşkilatı diye bir teşkilat var ama sesi, sedası çıkmıyor. Gören, duyan, dikkate alan yok. İslam ülkelerine liderlik yapacak ve toparlayacak bir ülke yok. Herkes kendi derdine düşmüş, paçayı kurtarmanın peşinde. Birçoğunun halkıyla bağı kopuk; ya krallık, ya diktatörlük ya da hanedanlık…
Hiçbirinde ne İslami bir düzen ne de demokratik bir sistem maalesef yok. Kaynaklarıyla en zengin ülkeler olmalarına rağmen halkı en fakir ülkeler konumunda olmaları çok düşündürücü ve bu yaşananlara da meşruiyet yolunu veya sessizliği getiriyor.
Dolayısıyla İslam ülkelerinin bu hâlini gören emperyalist iş birlikçileri, önce bu ülkelerde istediklerini iş başına getirip istek ve talimatlarını bildiriyorlar. Buna itiraz edenleri de tehdit ediyor veya yok ediyorlar. Kısacası onları tehdit edecek veya onlara itiraz edecek hiçbir güç olmayacak.
İşte İran rejimiyle çok tartışılan ve bir türlü sahip olduğu kaynak ve imkânları halkın refahına sunamayan, idamlarla anılan ama emperyalist güçlere baş kaldıran bir ülke idi!
ABD ve tetikçisi İsrail önce adeta bir çevre temizliği yaptı. Lübnan, Hizbullah, Hamas, Husiler vb. İran’ın yan kollarını yok ettiler. Ardından cumhurbaşkanı dâhil üst düzey yöneticisini ve komutanlarını yok ettiler. Neticede rejimin başı İmam Hamaney’i de yok ettiler. Bugün itibarıyla İran’da yeni bir dönem başladı.
Sonuç olarak daha acılarını yüreğimizde hissettiğimiz aynı ekibin Gazze’de yaptığı katliamlar ve dün İran’da bir okulda yüzlerce kız çocuğunun öldürülmesinin izahı olamaz. Adaletin ve merhametin yok olduğu yerde zulüm ve baskı hâkim olur. Bugün dünya bunu yaşıyor.
Allah ülkemizi ve milletimizi korusun. Müslümanlara basiret, feraset ve aklıselimle hareket etmeyi, toparlanmayı nasip etsin.