E-Dönüşüm ve siber güvenliğimiz

Siber saldırıların sonuçları telafi edilemez durumda. Çünkü adeta sizi esir alacak derecede hakimiyet sağlamaları mümkün. Kurum ve kuruluşlar bunun ne denli önemli bir tehdit olduğunun bilincinde ve aradan geçen zaman zarfında ciddi önlemler alarak kendilerini teknolojik altyapıda güçlü hale getirdiler. Mesleğim gereği adından önce “e” ile başlayan pek çok uygulamanın içerisindeyiz. Değerli meslektaşlarımla her gün bu uygulamalar ile pek çok iş ve işlemi kolayca yürütebilmenin rahatlığı içerisindeyiz. Bazen de sistemdeki yoğun işlem sayısından dolayı da sıkıntıları yaşamıyor değiliz. O zamanlar inanınız ki 3-5 saniye içerisinde tamamlanacak bir işlem onlarca dakikayı buluveriyor. Bu durum elbette istenmeyen ve özellikle de süreli iş ve işlemlerin tamamlanması yönüyle herkesi strese sokabiliyor. Özellikle de değişen beyan türleri ve değişik beyanların birleştiği dönemlerin başlangıç aylarında bu problemlerin yaşanılması kaçınılmaz oluyor. E işlemlerde genel ve yaygın süreç elbette ilk aylarda problemleri de beraberinde getirmesi makul sayılabilir. Fakat ilerleyen süreçte bu problemlerin en aza indirilmesi, hele hele uygulayıcıların zamana karşı yarışlarında daha toleranslı davranılarak sistemsel problemlerin doğurduğu beyan verilememe sorunsalında biz Mali Müşavirlere geri dönüşün cezai yaptırım yerine irademiz dışında kaynaklanan konuların telafi edilmesi yönüyle olması gayet doğaldır.

Siber tehdit ille de kamuya ya da büyük şirketlere yönelik olmuyor. Klavyeden dünyanın öbür ucundaki herhangi bir tesis ya da kurumu çökertebilecek güce sahip korsanlar usulca bilgisayarınıza sızıyorlar, klavyenizdeki her harfi ve rakamı algılayabiliyorlar. İnternet bankacılığından şahsi verilerinize kadar tüm özel bilgilerinize ulaşabilecek sızıntı ile karşı karşıyasınız. Özellikle kamu kurum ve kuruluşları siber saldırılara karşı son günlerde sıkça tatbikat yapıp kendilerini test etmekteler. Haber alma teşkilatları, gizli servislerin yanında internet üzerinden kamuya hizmet veren kuruluşlardan özel sektörden pek çok kuruluş bu tehdidin farkında. Bilet alımından tutunuz çocuğunuzun okul kaydına kadar pek çok işlerimizi kolay ve hızlı şekilde yaptığımız, parmaklarımızın ucundaki bu hizmet alımında çok dikkatli olmamız gerekiyor.

Ben konunun daha global boyutu üzerinde durmak istiyorum. www üzerine kurulu bu sistemin maruz kalacağı siber saldırı sonucu sekteye uğrayacak hizmet alımı ile çıkabilecek problemleri düşünemiyorum bile. Hastaneler, okullar, kamu hizmetleri, ulaşım, emniyet gibi hayati öneme haiz hizmet akışında küçücük bir aksama şehirleri felç edecektir. Düşünün trafik ışıklarını yönlendiren bilgisayar ağına giren ve sistemi göçerten bir virüs şehri kilitleyecektir. Havada yaşanacak karmaşayı düşünemiyorum bile. Globalleşen dünyada suçun ve suçlunun sınır tanımaz yapısı içerisinde elbette bu tehditlere karşı ciddi önlemler alınıyor ve ulusal bazda kendi alternatif çıkış yolları üzerinde ya da daha hassasiyetle duruluyor. Klavyenizdeki her dokunuşun muhakkak silinmeyen bir izi olduğu ve siber alemde hiçbir şeyin gizli kalmayacağı öngörüsü ile paranoya seviyesine gelebilecek tehditlerin önümüzdeki süreçte çok ön planda olacağını tahminde zorlanmıyorum.

Virüs ve anti virüs piyasası içerisinde teknolojide ciddi çalışmalar gündemde olacaktır. Çanakkale’den geçirmediğimiz düşman artık bilgisayarımızın kalbinde adeta. Bunun farkındalığı ile yapılan çalışmaları yakından takip ediyorum. Kendini test etmekle başlayan çalışmalara kişisel olarak bizlerin de üzerinde durması gereken basit önlemleri çok iyi özümsemeliyiz. Özellikle halka açık yerlerde ortak kullanıma açık olan bilgisayarlardan kişisel verilerimizi paylaşmamalıyız. Kablosuz ağ bağlantıları artık kolaylıkla ulaşılabilir oldu. İnternet bankacılığı kullanımında tek kullanımlık şifreler ile ekran klavyesi kullanımına dikkat edilmelidir. Taklit siteler ile güvenli sanılan sitelerin ağına düşme riski her zaman açık. Ayrıca e-mail ile gelebilecek virüslere karşı tanımadığımız kişilerden gelen e-mailleri açmamamız önerilmekte. Sakıncalı siteler adeta virüs girdabıdır. Sakıncalı sitelerden açacağınız ya da farkında bile olmadan açılan pencereler ile adeta bilgisayarınız köle olur da farkında olmazsınız. Facebook’tan çok kişisel bilgilerinizi paylaşmanız her türlü kötü niyetli kişinin eline verdiğiniz bilgidir. Bilin ki bir gün bu bilgi sizin aleyhinize kullanılabilir ya da kötü emellere alet olabilir.

Teknolojideki gelişim ve yenilikler elbette takip edilmeli ama teknoloji çöplüğüne de dönülmemeli. Dışarıya akan paramız teknoloji modasını kamçılayarak tüketim ihtiyaç analizi yapamayanlar için ciddi sıkıntı oluşturacaktır. Sonuçta dışa bağımlılığı minimuma indirip kendi sistemimiz üzerinden daha fazla ve yaygın gelişimi sağlamamız gereklidir. Her bilginin belli merkezlere gittiği ve bu merkezlerden dağılım yapıldığı gerçeği üzerine dikkatleri toparlamak lazım. Özellikle genç okurlarımın milli teknoloji üretip bu çerçevede düşünsel plandan başlayarak kendimize has teknolojiler üzerine kurulu sistemi geliştirme adına yapacakları çok şeyin olduğunu düşünüyorum. Başka bir yazımda buluşana kadar kalın sağlıcakla...