Haberin Ardından Dik Durmak

Bir haber yayımlandıktan sonra gazetecinin işi bitmez. Bazı haberlerde asıl süreç, tam da o anda başlar. Tehdit mesajları, hakaretler, hedef gösterilmeler, itibarsızlaştırma girişimleri…

Kimi açıkça, kimi dolaylı. Kimi anonim, kimi oldukça tanıdık adreslerden gelir. Bu tablo bugün gazetecilik pratiğinin bir parçası gibi görülüyor. Oysa psikolojik açıdan bakıldığında bu durum “alışılması gereken” bir gerçeklik değil; yüksek stres ve baskı altında kalma halidir. Bir gazeteci yaptığı habere inanıyorsa ve doğruluğundan eminse, bu güçlü bir zemindir. Mesleki güven, psikolojik dayanıklılığın önemli bir parçasıdır. Ancak bu, tehditlerin ve olumsuz tepkilerin kişiyi etkilememesi gerektiği anlamına gelmez. Etkilenmek normaldir. Çünkü burada yalnızca bir eleştiri değil, psikolojik baskı vardır.

Birçok gazeteci zamanla “alıştığını” söyler. Oysa bu çoğu zaman güçlenme değil; zihnin kendini korumak için duygusal mesafe koyma çabasıdır. Kısa vadede işe yarar. Uzun vadede ise yorgunluk, öfke, içe çekilme ve tükenmişlik yaratır. Bu noktada psikolojik esneklik kavramı önem kazanır. Psikolojik esneklik; etkilenmemek değil, etkilenirken de ayakta kalabilmektir. Duyguları bastırmadan, ama onların yönetime geçmesine de izin vermeden ilerleyebilmektir. Dik durmak, her şeye katlanmak değildir. Geri adım atmamak, ruhsal sınırları yok saymak anlamına gelmez. Aksine; kişi yaptığı işin arkasında dururken, kendi psikolojik dengesini de korumakla yükümlüdür. Tehdit karşısında sessizce içine kapanmak profesyonellik değildir. Yaşananları belgelemek, meslektaşlarla paylaşmak, gerektiğinde hukuki ve psikolojik destek almak; duygusal değil, akılcı bir koruma refleksidir. Psikolojik destek bu bağlamda bir zayıflık göstergesi değil; gazetecilik mesleğini sürdürebilmenin araçlarından biridir. Kişiyi yumuşatmaz, geri çekmez.

Aksine daha net düşünmesini, daha sağlam durmasını sağlar. Sonuç olarak gazetecilik cesaret ister. Ama cesaret, her yükü tek başına taşımak değildir. Yaptığı habere güvenen gazeteci, elbette arkasında durmalıdır.

Ancak aynı zamanda şunu da bilmelidir: Etkilenmek insanidir, kendini korumak profesyonelliktir. Psikolojik dayanıklılık; hissetmemek değil, hissettiğini yönetebilmektir. Metanoia yaklaşımıyla bakıldığında güç, yükü inkâr etmekte değil; onu doğru yerden taşıyabilmekte ortaya çıkar.

< type="adsense" data-ad-client="ca-pub-3844663626812831">