Karamsarım

Çok değerli okuyucularım, “Türkiye ile Yalova’nın en önemli sorunu ne?” diye soracak olursanız, son bir yıldır tüm dünyada yaşanan pandemi, Yalova’nın da içinde bulunduğu Marmara Bölgesinde 7-8 şiddetinde bir deprem beklentisi ile AK Deniz ve Ege’de Yunanistan’la olası bir savaşı olduğunu söyleyebilirim.

100 bin nüfusu aşan illerden Yalova’nın da içinde yer aldığı riskli İller sıralamasından, en riskli iller sıralaması arasına 9 il ile birlikte yer alan Yalova’nın sarı renkten, kırmızı renge dönüşmesi, hafta sonu yasaklarını bir daha gündeme getirdi. Yalova ve 9 il için Cumartesi günleri kaldırılan yasaklar, iki haftanın ardından yine başlayacak.

Hizmet sektöründeki binlerce esnaf, 5 ay süren kısıtlamalardan dolayı ticari hayatlarının en sıkıntılı süreçlerini yaşarlarken, sarıdan kırmızıya geçilen bu tablo Yalova’da moralleri bozdu.

Yalova ve Marmara da olası bir deprem gerçeği

Sadece Yalova değil, İstanbul başta olmak üzere Marmara ve Türkiye için altından kalkılması çok zor olan, çok büyük bir felaket kapımızda bizleri bekliyor.

Devletin resmi kurumları ile sivil toplum kuruluşlarının olası bir afet karşısında, çocuk ve gençlerin okullarında, yetişkinlerin ise devletin resmi kurumları aracılığı ile mutlak surette eğitim almalarının şart olduğu düşüncesindeyim. Bu eğitimlerin, yaşlı, genç ayır etmeksizin her vatandaşımıza yaptırımlar uygulanarak öğretilmesi gerekmektedir. Pandemi ve deprem gerçeği ile yaşamayı öğrenmeli, bulabildiğimiz her işte çalışıp üretmek için gayret göstermeliyiz.

Türkiye Cumhuriyeti devleti kurulurken, atalarımızın canlarıyla bedel ödedikleri asla unutulmamalı, binlerce şehit kanları ile sulanmış bu vatan topraklarını korumanın hepimizin görevi olduğu asla unutulmamalıdır. Etnik, din ve dil ayırımı yapmadan, vatanın bölünmez bütünlüğü, milletimiz refahı ve huzuru için çok çalışmalı, üretmeli zamanı boşa heba etmemeliyiz.

Ege ve AK Deniz de ‘3. Dünya Savaşı olabilir’ endişesi

Yüzyıllardır Türk insanını, Anadolu’da bir türlü kabullenemeyen haçlı zihniyetli ülkelerin, Anadolu’nun kendilerine ait olduğu iddiasıyla ülkemiz üzerindeki emellerinden hiçbir zaman vaz geçmediklerini görüyoruz.

Ekonomisi dibe vurmuş Yunanistan’a Fransa başta olmak üzere birçok devletin silah desteği yapmakta. ABD ile yapılan tatbikatlar, İsrail devleti ile yapılan ortaklıklar, Müslüman Ortadoğu ülkelerini dahi kendi saflarına aldıkları bir süreci dikkatle izlememiz, her dakika ve saniye teyakkuz da olmamız gereken bir süreç yaşıyoruz.

106 yıl önce bugün “Çanakkale geçilmez” diyen, Türk’ü, Kürt’ü, Laz’ı, Çerkez’i, Arnavut’u, Arap’ı ve daha onlarca ırktan oluşan Osmanlı Ordusu’nun zaferi ile bugün modern ve çağdaş Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde yaşıyor olmanın büyük bir nimet olduğu asla ve asla unutulmamalıdır.

  1. kurtuluş mücadelesinde, canlarını veren tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyor, böylesi bir işgal girişiminin bir daha yaşanmamasını temenni ediyorum.