Yalova’da bir grup arkadaş, o günün şartlarında düşünüp “Neden her şeyi biz yönetmiyoruz?” demişler. Oturup konuşmuşlar, kendilerine bir lider seçmişler, sonra ona biat etmişler ve o günden sonra bir sistem oluşturup “Her şeyde parmağımız olsun” demişler.
Şaka gibi gelebilir ama bilenler bilir…
İlginç ve özel bir yapılanma oluşturmuşlar. Bir tarikat yapılanması, bir masonik loca yapılanması gibi bir şey diyebilirsiniz… ya da öyle düşünebilirsiniz.
Seviye seviye bir sistem kurmuşlar. En üstte bir lider var; genelde yönetici…
Hep o yönetici seçilen kişi, ömrü boyunca ön plana çıkarılıp parlatılıyor. Onun altında birinci halka var. Bu birinci halkada herkesin bir görevi var: biri finans işlerinden sorumlu, biri yurt dışı yatırımlardan, biri basından, biri STK’lardan, biri enformasyondan, biri dedikodudan, biri algı oluşturmaktan sorumlu…
Bunların altında da yine bir halka var. Bunlar da seçilen yerlerde, seçilen STK’larda, seçilen siyasi partilerde, seçilen ortamlarda görevli olanlar.
Yapılanmada her halka kendi içinde toplantılar yapılıyor görevlendiriliyor vs...
Sonra bu sistem devam ediyor… ekip sürekli artıyor. Bir takım insan kaynakları kullanılarak sisteme alttan birileri dahil ediliyor.
Nerede bir güç ve kontrol odağı varsa, orası muhakkak ele geçirilmek için, özellikle “ele geçirilmek” diyorum çünkü davranış şekilleri bu çalışılıyor. Sürekli birden fazla alternatif üzerine çalışılıyor ki kim olsa “Sen bizdensin, bizim adamımızsın, seni biz bu pozisyona getirdik” denebilsin.
Hatta karşı çıkan ya da konuyla ilgili itiraz edenlerin önüne bir liste konuyor. İsimler yazılıyor ve deniyor ki: “Bunların karşısında sen varsın… Bunlar fil haberin olsun, filler karşısında bir şansın yok.”
Sürekli karlınıza çıkarılanlar, her koltukta olanlar olanlar…
Birdenbire karşımıza çıkanlar…
Bunlar...
Riyakârlığın ve iki yüzlülüğün başkenti Yalova aslında. Birçok kişi benim söylediklerimi bildiği halde… sınırsız haksızlık yapıldığı halde… bu Yalova’da kimsecikler ağzını açmıyor. Çünkü bu riyakârlık, yalancılık ve adaletsizlik güçlü olduğu düşünülen kişiler tarafından yapıldığı için herkes boyun eğmeyi seçmiş. Sadece mır mır kendi kendine konuşan bir iki kişi var belki…
Bu arkadaşlar buna “sistem” diyorlar. Herkes bu sistemin içine giriyor. Sistemin içine girince de boynuna halkası takılmış oluyor.
Bankamatik memurluğunu meşrulaştıran, en azından Yalova’da meşru yapan bu ekip. Akraba kayırmacılığını meşrulaştıran bunlar. Liyakatsiz insanları, kendi adamları olduğu için işe alma, makam ve mevkilere getirme işlerini meşrulaştıran bunlar.
İhale, para, pul vesaire işlerini de halleden bunlar.
Her siyasi yaklaşımı, her ideolojiyi kullanabilme yeteneğini de geliştirmiş olan yine bunlar…
İyi uykular Yalova...
“Kendi mutluluğundan başka hedefi olmayan insan kötüdür.”Lev tost loyloy