Merhaba değerli Manşet Gazetesi okuyucularımız, uzun bir aradan sonra tekrar sizlerle buluşmaktan dolayı çok mutluyum. Bilindiği üzere spor camiasından bir teknik adam olarak bu yıl Türkiye 3. Lig ekiplerinden Edirnespor'da kaleci antrenörü olarak çalıştım. Bu nedenle bu ilk yazımı gerçek anlamda sporcu yetiştiren, antrenör arkadaşlarına destek olacak bir yazı ile başlıyorum.
Bilindiği üzere genelde başarılı işler yapan insanlara, yaptıkları başarılı işlerden dolayı moral vereceklerine, tam tersi çalışma şevklerini kırmaya yönelik söylemlerde bulunulur. Bu olay bizim antrenörlük camiasında da sıkça yaşanmaktadır.
Örneğin başarılı bir sporcu yetiştirirsiniz, bir kısım tarafından eksiklikler, eleştiriler alırsınız. "Madem bu kadar biliyor, neden kendisi sporcu yetiştirmiyor?"
Eğer bu soru sıradan bir izleyiciden veya bir veliden değil de, bizzat bu sektörün içindeki bir "spor adamından" geliyorsa; bu durum o kişi adına utanılması gereken devasa bir cehaletin göstergesidir. Çünkü bu soru, o kişinin kendi işi zannettiği konularla aslında ne kadar ilgisiz ve alakasız olduğunun en net, en somut ispatıdır.
Unutmayın; sporcu eğitmek, sadece bir tabela kulübü kurup çocukları sahada koşturmaktan ibaret değildir. Sporcu eğitmek; milyonlarca liralık bir değer yaratmak ve bir çocuğun potansiyelini, yetişkinlikte maksimum seviyeye ulaşacak şekilde koruyarak ilmek ilmek inşa etmektir.
Mevcut geleneksel spor camiası ise ne yazık ki tamamen kulaktan dolma, ezbere dayalı ve yanlış uygulamalarla çocuklarda ciddi vücut asimetrileri, hareket kısıtlılıkları ve kronik düşük performans tabloları ortaya çıkarıyor. Bilinçsizce yarattıkları bu kısıtlılıklar, çocukların vücuduna adeta görünmez birer biyomekanik fren koyarak onların yüklenebilirlik kapasitelerini tabana çekiyor.
Tüm dünyadaki sporcu yetiştirme istatistiklerinde sonuncu olmamıza rağmen, sonra da çıkıp utanmadan "Madem o kadar biliyor, neden sporcu yetiştirmiyor?" diye sorabiliyorlar!
Size tavsiyem; başkalarını sorgulamadan önce dönüp, "Ben kendi işimi acaba ne kadar biliyorum?" diye sormanızdır.