Ölümsüz Vatan Erleri


Rabia Birlik

Rabia Birlik

21 Temmuz 2022, 15:31

Yine geliyor temmuzun on beşi. Destan yazdırtan o kara gece geliyor. Bizim tüfeğimizle, tankımızla bizim topraklarımıza hücumun, ihanetin yıldönümü geliyor. Gözlerimizdeki yaş hiç kurumadan yıllar geçse de kahramanlık destanımızı yeniden kutlayacağız. Bu mektubu yere göğe zafer salası dinlettiren, adını tarihe nakşettiren şehitlerimize yazıyorum…

Mevzu memleket meselesi olunca akan suları durdurdunuz. O nasıl bir sevdadır ki uğruna korkusuzca ölüme yürüdünüz. Ebedi yurdumuza -Anadolu’ya- kirli eller değmesin diye; millet, vatan, bayrak uğruna sokaklarda mücadele ettiniz. Belki silahınız, tankınız yoktu ama kalbinizi saran vatan aşkınız vardı. Sizin ateşi sönmeyen vatan sevginiz, vatansız hainleri püskürtmeye yetti. Damarlarında Türk kanı akan herkesle; çoluğuyla çocuğuyla, genciyle, yaşlısıyla akın akın koştunuz meydanlara. Özgürlüğümüzün sembolü olan bayrağımızın şanı, milletimizin geleceği için bombalara siper oldunuz. Kanlarınız aziz toprağa aktı yılmadınız; son damlasına kadar hak uğruna mücadele ettiniz. Bayrağı kefen bilip sımsıkı sarıldınız. Duyduğunuz salâları zaferin kutlu habercisi bilip korkusuzca savaştınız. Yetmedi vücudunuzu kalkan yapıp vatan toprağına namert eli değdirmediniz.

Atatürk’ün “Ya istiklal ya Ölüm!” diyerek yıllar evvel verdiği emir 15 Temmuz’da da kulaklarınızda yankılandı. “Çanakkale geçilmez!” diyen ecdadın torunları olarak bu kez “Boğaziçi Geçilmez!” diyerek haykırdınız. “Türk balası kurt olur” dizeleri dilinizde dolanırken çakal avına çıktınız. “Savaş Türk’ün düğünüdür” sözünü bombalara gülerek capcanlı söylettiniz.

Yüreğinizin sıcağı temmuz sıcağına karışırken ölü kalpleri bir bir yaktı. Milyonların kalbi o gece beraber attı. Kundağından bebesini kapıp "Bebem anasız büyür de vatansız büyüyemez!" diyerek cepheye koşan Nene Hatun gibi bebeklerinizle koştunuz meydanlara. Emrindeki kırk askerle Çine baskın düzenleyen Kürşad gibi, Avrupa’ya aman dileten Atilla gibi, elli bin kişilik orduyla iki yüz bin kişilik orduyu yok eden Alparslan gibi direndiniz. Çin settini yaptıran Mete gibi, gemileri karadan yürütüp çağ açıp çağ kapatan Fatih gibi, batmaz denen zırhlıyı denize gömen Seyit Onbaşı gibi savaştınız. Halkının iman gücüne inanan, tüm imkânsızlıklara rağmen başaran Atatürk gibi savundunuz. Dünyaya Türk halkının vatan sevgisini, azmini ve cesaretini yine, yeniden gösterdiniz.

Zaman değişti, şartlar değişti, belki düşmanlar bile değişti ancak Türk milletinin vatan aşkı asla değişmedi, asla eksilmedi. Zira Türk vatansız, bayraksız olmazdı. Bu sebeple geçmişte düşmeyen sancak bugün de düşmedi yarın da düşmeyecek. Geçit verilmeyen vatan, bugün de geçilmez, yarın da geçilmeyecek.

Türk halkı kapkaranlık bir ülkenin ufuklarında özgürlük ateşini yakmış ve bu ateş uğruna canından vazgeçmiştir. Tarihin tozlu sayfalarına hapsedilmeye çalışılan “Türk milleti” her defasında yeni bir destanı altın harflerle kazımıştır. Çünkü Türk’ün en büyük sevdası vatandır ve vatan çok zor şartlar altında kazanılmış, her karışı için şehit kanı akıtılmıştır. Türk milleti vatan aşkıyla el ele vererek, gönül birliği sağlayarak imkânsız denilen nice başarılara imzasını atmış ve tarihi her defasında yeniden yazmıştır. Türk’ün kalbinde hiç değişmeden var olan, gelecekte de var olacak büyük bir aşktır Türkiye…

Adı, şanı yüce şehidim…

Sizler emanetinize hakkıyla sahip çıktınız. En kötü günde bile birlik ve beraberliğe and içip vatanı savundunuz. Korkmadınız! Her türlü kazançlı olarak girdiğiniz bir savaşta sizi hangi ordu durdurabilirdi ki? Yüreğinizdeki Türkiye sevdasını hangi bomba yok edebilirdi ki? Benliğinden bihaber zavallı hainler, bu milletin küllerinden yeniden dirildiğini ne çabuk unutmuşlardı? Kapkara bir gecede vatan sevgisiyle aydınlanan bağımsızlık ruhunu yok saymak mümkün müydü? Mehmet Akif’in şu dizeleri o kara geceyi nasıl da özetlemişti: “Saçıyor zırha bürünmüş de o nâmerd eller/Yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller. /Veriyor yangını, durmuş da açık sînelere/Sürü hâlinde gezerken sayısız tayyâre.”

Allah bu millete bir daha böyle karanlık ve çıkışı görünmeyen günler, geceler yaşatmasın. Olur da tekrar yaşanırsa “Korkma!” şehidim, emanetin bize emanet. Vatan aşkıyla dökülen kanları asla yerde bırakmayacağız. Yaşım elvermediğinden belki o kara gecede sokaklarda sizinle bayrak açamadım, belki omuz omuza düşmana nefret kusamadım, belki tanklara vücudumu siper edemedim. Ama her daim kalbimde bir ukdeyle, gözlerimde yaşla sizleri andım. Akıttığınız kanlar boşa gitmesin, bu vatan bir daha korkunç kara geceler görmesin diye gerekirse canımı dahi vereceğime söz veriyorum.

Siz canımızdan bir parçasınız artık. Bu millet sizleri asla unutmayacak. Şanlı bayrağımızın gölgesinde nazla dinlenin; emanetleriniz, destanlarınız, Türkiye aşkınız bize emanet. Hakkınızı helal edin…

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.