Türkiye’de eğitim sistemi son yirmi yılda defalarca değişti. Kimi zaman sınav sistemi değişti, kimi zaman okul kademeleri, kimi zaman müfredatlar. Ancak bütün bu değişikliklere rağmen bir soru hâlâ cevabını bekliyor:
Biz çocuklarımıza gerçekten ne öğretmek istiyoruz?
Bugün ilkokul sıralarında çocuklara matematik, fen, sosyal bilgiler, din kültürü, yabancı dil ve daha birçok ders vermeye çalışıyoruz. Elbette bunların hepsi önemlidir. Ancak bana göre çok daha önemli bir sorunu gözden kaçırıyoruz.
Çocuklara bilgi veriyoruz ama karakter inşa etmiyoruz.
Oysa eğitim dediğimiz şey yalnızca bilgi aktarmak değildir. Eğitim, insan yetiştirme sanatıdır.
Bir çocuğa matematik öğretebilirsiniz. Fizik öğretebilirsiniz. Kimya öğretebilirsiniz. Hatta onu dünyanın en iyi üniversitelerinden mezun da edebilirsiniz.
Peki ya dürüstlüğü?
Peki ya adaleti?
Peki ya vicdanı?
Peki ya merhameti?
Eğer bunları öğretemezsek, verdiğimiz bütün bilgiler yanlış ellerde topluma zarar veren araçlara dönüşebilir.
Bu nedenle ben ilkokul döneminin ilk yıllarında eğitim sisteminin önceliğinin akademik yarış değil, karakter eğitimi olması gerektiğini düşünüyorum.
Çocuklara öncelikle şunları öğretmeliyiz:
Doğru sözlü olmak,
Yalan söylememek,
Verilen sözü tutmak,
Başkalarının hakkına saygı göstermek,
Adaletli davranmak,
Paylaşmayı bilmek,
Yardımlaşmak,
Nazik ve kibar olmak,
Dostluğu ve arkadaşlığı öğrenmek,
Doğayı ve canlıları korumak,
Sorumluluk almak.
Bunlar öğrenilmeden verilen akademik bilginin toplum için fayda üretmesi mümkün değildir.
Bugün birçok aile çocuğunun yüksek puan almasını istiyor. Okullar başarı oranlarıyla övünüyor. Dershaneler ve özel kurslar çocukları sınavlara hazırlıyor.
Ancak hiç kimse şu soruyu sormuyor: ‘İyi insan yetiştiriyor muyuz?’
Çünkü toplumların geleceğini belirleyen şey yalnızca bilgi seviyesi değildir. Karakter seviyesi de en az bilgi kadar önemlidir.
Tarih boyunca çok iyi eğitim almış, çok bilgili ama aynı zamanda vicdanını kaybetmiş insanların insanlığa ne kadar büyük zararlar verdiğini gördük.
Demek ki mesele yalnızca bilgi değildir.
Bilginin hangi amaçla kullanıldığıdır.
Belki de eğitim sistemimizi yeniden düşünmenin zamanı gelmiştir.
Belki de çocuklarımıza önce dürüstlüğü, adaleti, vicdanı ve erdemi öğretmeliyiz.
Matematik daha sonra da öğrenilir.
Fizik daha sonra da öğrenilir.
Kimya daha sonra da öğrenilir.
Ama çocukluk döneminde kazanılamayan karakter, çoğu zaman hayat boyunca eksik kalır.
Bu yüzden eğitimde yeni bir slogan arıyorsak benim önerim çok basit:
Önce ahlak.
Önce erdem.
Önce insan.
Geri kalan her şey onun üzerine inşa edilir.