Oteller Neden Desteksiz Bırakıldı?

Bolu’da yaşanan otel faciası, Türkiye’ye acı bir gerçeği bir kez daha hatırlattı: Yangın güvenliği ihmal kaldırmaz. Özellikle insanların uykuda olduğu, yabancı bir yapıda bulunduğu ve tahliye refleksinin zayıf olduğu otellerde yangın, saniyeler içinde toplu felakete dönüşebilir.

Bu nedenle devletin konaklama tesislerine yönelik daha sıkı denetim kararı alması doğrudur. Yangına uygunluk raporu zorunluluğu getirilmesi doğrudur. Eksiklerini gidermeyen tesislerin kapatılacak olması da prensip olarak doğrudur. Çünkü insan hayatı, ticari kaygıların önündedir.

Buraya kadar hiçbir itiraz yok.

Üstelik ; Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik (BYKHY) kapsamındaki geçici madde uyarınca, konaklama tesisleri için tanınan uyum süreci 31 Mayıs 2026 tarihinde sona eriyor. Bu tarihe kadar yangına uygunluk raporu alamayan oteller, pansiyonlar ve diğer konaklama tesisleri açısından ciddi yaptırımlar gündeme gelecek- hatta kapatılacak. Ruhsat yenileme, faaliyet devamı ve işletme izinleri açısından yangın güvenliği uygunluğu temel şart haline geldi.

Peki bu geçici madde yayınlanalı bir yıldan fazla oldu , Türkiye’deki otellerin yüzde kaçı bu eksiklerini tamamladı ve yangına uygunluk raporun aldı. Sanırım büyük bir kısmı tamamlayamadı yada tamamlamadı. Çünkü bu ciddi bir maddi yatırım ve zaman gerektiriyor. Üstelik ülkemizdeki alışılmış bir durum olarak bu süre yine uzatılır hatta bu önlemlerin istenmesinde vazgeçilir ümidi var.

Ancak şimdi asıl soruyu sormak gerekiyor:

Bu kadar otel neden desteksiz bırakıldı?

31 Mayıs 2026 tarihi yaklaşıyor. Bu tarihe kadar gerekli yangın güvenliği şartlarını yerine getiremeyen birçok otelin kapanacağı konuşuluyor. Üstelik bunların önemli kısmı lüks zincir oteller değil; aile işletmeleri, küçük şehir otelleri, sahil kasabalarındaki pansiyonlar, sezonluk çalışan tesisler, borç yükü altındaki işletmeler.

Yangın güvenliği yatırımı, dışarıdan bakıldığı kadar basit bir iş değildir.

Bir dedektör takıp geçemezsiniz.Bir tüp koyup çözemezsiniz.

Yangın kapıları değişecek.Alarm sistemi kurulacak.Kaçış yönlendirmeleri yapılacak.Yangın merdiveni düzenlenecek.Sprinkler hattı çekilecek.Pompa ve su deposu gerekecek.Elektrik altyapısı yenilenecek.

Bazı tesislerde bu maliyet milyonları buluyor.

Şimdi soruyorum:

Yeni otel yapana teşvik veren devlet, mevcut oteli güvenli hale getirene neden teşvik vermedi?

Yeni yatırımcıya vergi avantajı sağlanıyor.Arsa desteği veriliyor.Kredi imkânı veriliyor.Turizm teşvikleri açıklanıyor.

Ama yıllardır faaliyet gösteren, vergi veren, istihdam oluşturan, bulunduğu bölgenin ekonomisini ayakta tutan işletmelere deniyor ki:

“31 Mayıs’a kadar yapamazsan kapanırsın.”

Bu yaklaşım eksiktir.

Doğrusu şuydu:

Yangın güvenliği yatırımlarında KDV indirimi yapılmalıydı.Düşük faizli dönüşüm kredisi verilmeliydi.Küçük işletmelere hibe desteği sağlanmalıydı.Vergi matrahından düşme imkânı sunulmalıydı.Turizm bölgeleri için özel geçiş programı hazırlanmalıydı.

Yani devlet hem denetleyen hem destekleyen olmalıydı.

Çünkü çok sayıda otelin kapanması yalnızca otel sahibinin problemi değildir.

Bu;çalışanın işsiz kalmasıdır,turizm kapasitesinin düşmesidir,yerel esnafın gelir kaybıdır,şehir ekonomisinin daralmasıdır.

Özellikle yaz sezonuna girerken bazı bölgelerde bunun etkisi ağır hissedilebilir.

Elbette güvenli olmayan tesis açık kalamaz. Bunda kimsenin tereddüdü olmamalı. Ancak güvenli hale gelebilecek tesislerin yalnız bırakılması da doğru değildir.

Devlet bazen sert olmak zorundadır. Ama akıllı olmak da zorundadır.

Ceza tek başına çözüm değildir. Teşvikle desteklenmeyen dönüşüm, kriz üretir.

Bugün hâlâ geç değil.

31 Mayıs öncesi acil bir “Yangın Güvenliği Uyum Paketi” açıklanabilir. Kredi, vergi indirimi, teknik danışmanlık desteği ve etaplı uyum modeli getirilebilir.

Çünkü mesele otelleri korumak değil.

Mesele insan hayatını korurken ekonomiyi de çökertmemektir.

Keşke bu süreç başlarken bunu düşünebilseydik. Şimdi bedelini hem sektör hem ülke ödeyebilir.”

İyi insanlar, sorumlu davranmaları için yasalara ihtiyaç duymazlar. Kötü insanlar ise yasalar etrafında dolanmanın yollarını ararlar.

Plato

< type="adsense" data-ad-client="ca-pub-3844663626812831">