İnşallah tamamını tutmayı ve bayrama ulaşmayı Rabbim nasip eder. Ramazan Ayı oruçla başlayan, ibadetlerin yoğunlaştığı, iyiliklerin, hayır ve yardımlaşmanın arttığı ve yaşandığı bir aydır. Bu şu anlama gelmez on bir ay hiç bir şey yapmayalım, bir ayda çok şey yapalım!
Hayır, hayatımızın her anını ve ömrümüzü Müslümanca yaşayalım. Ancak insanız, beşeriz yaptığımız hata ve yanlışları gidermek ve düzeltmek için her zaman mümkün ama, Ramazan Ayı daha iyi bir fırsat. Onun için Ramazan Ay’ına af ayı, mağfiret ayı denmiştir. Ancak ne var ki Ramazan Ayı gelir, tartışmalar başlar, oruç tutan da tutmayanda konuşur ve fetvalar devam eder maalesef!
Sokağa baktığımızda oruç tutanların sayısının her geçen sene azaldığını, saygının zayıfladığını görüyoruz. Tabi bu herkesin kendi meselesi ve sorumluluğu nasıl ki farz olan namazı kılmayana ‘Niçin kılmıyorsun?’ diyemediğimiz gibi, oruç tutmayana da ‘Niye yutmuyorsun?’ diyemeyiz!
Ancak burada önemli olan karşılıklı saygı. Oruç tutmayan, tutana saygı gösterirse, oruç tutan örnek olursa, mesele kalmaz. Yakın zamana kadar, oruç tutmayan sokakta yemez, açık restoran perdesini çeker, oruç tutanlara saygı gösterirdi. Nerden nerelere geldik!
Bir taraftan orucumuzdan, namazımızdan ve diğer İslami görevlerimizden uzaklaşırken, diğer taraftan yaptığımız ibadetlerin hayatımıza yansımadığını ve dolayısıyla başkalarına olumlu örnek olmak yerine, olumsuz örnek olduğumuz da bir acı gerçek.
Ticaretimizde hile, sözlerimizde yalan, ilişkilerimizde samimiyetsizlik, kararlarımızda adaletsizlik, davranışlarımızda merhametsizlik olduğu sürece, birbirimize güven veremiyor ve örnek bir Müslüman olamıyoruz. Maalesef birileri de bunu kendine bir hak gibi görüp, ben böyle namaz kılmam. Ben, böyle Müslüman olmam diyor!
Hadi sen iyisini yap ve örnek ol!
İşte, Ramazan sadece bir oruçla değil, hayatımızı yeniden tanzim etmek, nerede hata yapıyoruz, niye birbirimize güvenmiyoruz ve sevmiyoruz, inançsızlık akımları ve bağımlılık hızla artarken çocuklarımıza ne kadar sahip çıkıp örnek olabiliyoruz?
İşte esasen acı gerçeklerimiz bunlar. Bunlarla yüzleşip, kendimizi eleştirmeliyiz ve bu Kur’an ayında, oruç ayında güzel şeyler yapmalıyız.
NOT; Çocuklarımızın teravih namazına gelmeleri camiye ve namaza alışmaları ve sevmeleri çok güzel bir hareket. Ancak gittiğim camilerde çocukların çok kontrolsüz bir şekilde gürültülü ve aşırı hareketler yaptıklarını ve cemaatin dikkatini dağıtıp rahatsızlık verdiklerini gördüm. Kaş yaparken göz çıkarmamak lazım. Hocalarımızın ve ebeveynlerin çocukları biraz daha kontrol altına almaları ve ilgilenmeleri iyi olacaktır.