Ruhumdaki hüzün kırıkları


Belinay  Karacason

Belinay Karacason

11 Mayıs 2022, 16:10

Bazı aşklar vardır başlayıp biten, bazıları ise hiç başlamamış olan. Sahi bizimkisi hangisiydi? Başlayıp biten mi? Yoksa hiç başlamamış olan mı? Unutmaya çalışıyorum olmuyor, uyuyorum geçmiyor. Yine aklımda o güzel gözlerin. Vazgeçmeye çalışıyorum ama olmuyor işte. Senden geçmeyi başaramıyorum. Herkese, ‘unuttum’ diyorum. O benim için bitti artık diyorum ama gönlüme anlatamıyorum. Seni gördüğümde kapıldığım o heyecan hiç bitmiyor.

İşte o anın tarifi yok, içim kıpır kıpır oluyor.

Seni her gördüğümde daha çok âşık oluyorum. Her saniyemi seninle geçirmek istiyorum. Hayatımın bir parçası değil, hayatım ol istiyorum. Seninle ölene kadar yaşamak, soluduğum nefesim ol istiyorum. Şimdi de benden gideceğinin nöbetini tutuyorum; uykusuz ve senli hüzünlere bürünmüş gözlerle. Sayamıyorum artık hüznümün bilmem kaçıncı gününü.

Saymaya kalksam her gün yeni bir sen lekesi dolanır kalbimde.

Biliyorum…

Susmalıyım o vakit. Kalbimin irin tutmuş yaralarını kanatmamak adına ne varsa yapıyorum işte. Ben sustukça gidişine yazılan cümlelerle tuz basıyorum acımı hissetmemek adına. Çığlığımın sesi kulaklarımı sağır ederken sana ulaşmayan sesimi nereye kaldırıp koysam bilemiyorum.

Yanımdayken duymayan, onca dil dökmüşlüğüme sağır kalan birine nasıl anlatabilirim ki ona ait olan yaralarımın sessiz çığlığını. Gideceğinin belası çalarken kalbimin duvarında asılı olan saatinde.

Tik tak sesleriyle dans ediyor "Ruhumdaki hüzünler.” Dört duvar arasına sıkıştırılmış anılarımla yaşıyorum şimdi.

Balkondaki mis kokulu fesleğenlerim kurudu. Gideceğini hissetti belli. Ne kadar içse de ne kadar güneş ışığı görse de solgun bakışları yapraklarından süzülüyor.

Bir fesleğeni dahi yeşertmeye yetmiyor ki nefesim. Kederli bir can suyunda çürüyor kökleri. Kalbimde kök salan ne varsa, dökülüyorlar yere. Gidişinle soluyor bütün renklerim…

Ara ara sohbet sırasında göz göze gelirdik ya…

Canlanırdı kalbimde bütün sevda sözcükleri. Açardı en olmadık yerlerde kardelenlerim. Sen farkına bile varmazdın bunun. En soğuk duygularım senin gülüşünle çözülürdü. Sesin yüreğimin dilinde hüzünlerime deva olan bir türkümdü.

Ve ağıda dolandı bütün sesler.

Ben en çok kitap okumayı ve şiir adına ne varsa onları severdim. Senli / Benli en çok da bizli kelimeler dökülürdü beyaz sayfalara. Kalem ben, beyazlığa damlayan satırlar sen olurdun. Beyaz masalımı yazardım, sesinle dans ederdi şiirler. Yeniden can bulurdu sözcükler seninle.

Şimdi kan damlıyor kalemimden.

Sayfaları "yokluğuna" açılan gönül defterime. Yaramın üstünde sensizliğin şiiri okunur.

Senli yaralarımı kalbinin dar ağacına astım.

Öldürdüğün duygularım kalbinde yeşersin. Kalbinin tercümanı ben olayım. Benim sustuklarımı sen yaz şimdi kendi gönül defterine. Bak reva gördüğün o kadar acının içinden gülümseyerek sana olan sevgimi söylüyorum yine sana.

Kederlerimi kirpiklerine astım.

Sen mahkûm yedin bensizliğe. Bense sensizliğe kapıyorum gözlerimi. Yalnızlığım üstüne ağ örüp benden uzaklara belki de geri dönmemek ümidiyle gidiyorsun. Gözlerinin içine bakıp nağmeler söylemek varken tek kare bir fotoğrafa bakıp gözyaşı döküyorum. Gözyaşlarımla söyleşiyorum.

Bahar geliyor şimdi. Sen yokken de gelirmiş bahar. Mevsimler değişirmiş. Erik ağaçları çiçeklendi çoktan. Cemre düşeli gönlüme ruh kırıklıklarımı bir bir iyileştiriyorum. Gökyüzünü mavinin bütün tonlarıyla yeniden boyuyorum.

“Geçti istemem gelmeni/Yokluğunda buldum seni/Bırak vehmimde gölgeni, /Gelme, artık neye yarar”

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.