Her hafta sağlık sistemindeki bir sorunu kaleme alıyorum. Peki hiç mi iyi tarafı yok? Elbette var.
Evet, zaman zaman randevu sıkıntıları yaşıyoruz, uzun bekleme sürelerinden şikâyet ediyoruz. Ancak bir gerçeği de görmezden gelemeyiz: Sağlık hizmetlerine erişim konusunda birçok Avrupa ülkesine göre önemli avantajlara sahibiz.
Avrupa’da “Bir acile gideyim” deme lüksünüz çoğu zaman yok. Çocuğunuz yüksek ateşle yatsa bile önce telefonla sağlık hattını aramanız gerekir. Durumunuz uygun görülürse hastaneye çağrılırsınız, uygun görülmezse verilen tavsiyeleri uygulamanız beklenir. Birçok Avrupa ülkesinde uzman doktor randevuları ise haftalar, hatta aylar sonrasına verilebiliyor.
Bizde de randevu konusunda sıkıntılar yaşanıyor. Özellikle haksız öncelikler ve torpil iddiaları ortadan kalksa, eminim sistem çok daha rahat işleyecektir.
Teknolojik donanım açısından Avrupa’nın birçok hastanesi oldukça gelişmiş olabilir. Ancak benim gözlemime göre Türk doktorlarının bilgi birikimi, tecrübesi ve hastaya yaklaşımı gerçekten takdire değer. Ben Hollanda’da yaşarken ülkenin en iyi hastanelerinden birine gidiyordum. Buna rağmen Türkiye’deki doktorlardan aldığım ilgiyi ve tedavi yaklaşımını orada göremedim. İlaç yazma konusunda oldukça çekingen davranılıyor.
Türkiye’de ise hastaneye gittiğinizde gerekli görüldüğünde MR, tomografi, röntgen ve kan tahlilleri gibi tetkiklere daha kolay ulaşabiliyorsunuz. Bekleme süreleri zaman zaman uzun olsa da sağlık hizmetine erişim açısından önemli bir imkân sunuluyor.
Bir diğer konu ise özel hastaneler. Keşke herkes maddi durumunu düşünmeden aynı kalitede sağlık hizmetine ulaşabilse. Çünkü insanlar her zaman tercih ettikleri için değil, bazen mecbur kaldıkları için de özel hastanelere gitmek zorunda kalıyor.
Yine de ister devlet hastanesi olsun ister özel hastane, sağlık hizmetlerinde ciddi bir imkân ve çeşitlilik olduğu da inkâr edilemez. Hatta zaman zaman gereğinden fazla ilaç yazıldığına bile şahit oluyoruz. Elbette israfa karşı olmalıyız. Ancak sağlık hizmetlerine erişimde sahip olduğumuz bu imkânları da görmezden gelmemeliyiz.
Elbette her sistemin eksikleri vardır. Eleştirmek gerektiğinde eleştirelim. Ama hakkını vermemiz gereken yerde de hakkını verelim. Çünkü sağlıkta her şeye rağmen güçlü olduğumuz yönler de var ve bunları konuşmayı da bilmeliyiz.