Güncel

Su ve Orman Alarmı: TEMA’dan Kritik Uyarı — En Çok Kadınlar ve Çocuklar Etkileniyor SEO Başlık:

TEMA Vakfı, Dünya Ormancılık Günü ve Dünya Su Günü kapsamında orman kaybı ve su yoksunluğunun toplumsal eşitsizliği artırdığına dikkat çekti. Uzmanlar, özellikle kadınlar ve çocukların risk altında olduğunu vurguluyor.

TEMA Vakfı, Dünya Ormancılık Günü, Orman Haftası ve Dünya Su Günü kapsamında yaptığı açıklamada, insan faaliyetlerinin yol açtığı orman kaybı ve su yoksunluğunun giderek derinleştiğini belirtti. Vakıf, bu durumun özellikle kırılgan toplulukları, başta kadınlar ve çocukları daha fazla etkilediğini vurguladı.


TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, su ve ormanların korunmasının yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ekonomik ve toplumsal bir zorunluluk olduğunu ifade etti.
Milyonlarca İnsan Geçimini Ormanlardan Sağlıyor
Uzmanlara göre ormanlar; karbon depolama, iklim düzenleme, toprağı koruma ve su üretimi gibi hayati işlevler üstleniyor. Dünya genelinde yaklaşık 45 milyon kişi doğrudan ormanlardan geçimini sağlarken, milyarlarca insanın yaşamı da ormanların sağladığı gıda ve su döngüsüne bağlı olarak sürüyor.
Ancak küresel ölçekte orman kaybı hız kesmeden devam ediyor. Son yıllarda her yıl milyonlarca hektar doğal orman alanı yok olurken, orman yangınlarının yol açtığı zarar da giderek artıyor.


Ormanların Zayıflaması Su Güvenliğini Tehdit Ediyor


Uzmanlar, ormanların yalnızca doğal yaşam için değil, su güvenliği açısından da kritik bir rol oynadığını belirtiyor. Ormanlar; yağış düzenini destekliyor, suyun kalitesini artırıyor ve kuraklık ile taşkın riskini azaltıyor.
Deniz Ataç, ormanların zarar görmesinin doğrudan su kaynaklarını da tehlikeye attığını belirterek şu uyarıda bulundu:


“Ormanlar zayıfladığında su güvenliği de zayıflar. Ormanları korumak, yaşamın devamlılığını korumak demektir.”
Su Yoksunluğu En Çok Kadınları ve Çocukları Etkiliyor
Verilere göre dünyada kadınlar ve kız çocukları her gün toplamda yaklaşık 250 milyon saatlerini su bulmak ve taşımak için harcıyor. Bu durum eğitimden uzaklaşma, ekonomik fırsat kaybı ve zaman yoksulluğu gibi sorunları beraberinde getiriyor.
İklim kriziyle birlikte artan kuraklık ve aşırı hava olayları da özellikle kırılgan toplulukların yaşam koşullarını daha da zorlaştırıyor.
Dünya “Su İflası” Riskiyle Karşı Karşıya
Uzmanlar, su kaynaklarının doğanın yenilenme hızından daha hızlı tüketildiğine dikkat çekiyor. Bu durum, küresel ölçekte “su iflası” olarak tanımlanan yeni bir risk dönemine işaret ediyor.


TEMA Vakfı yetkilileri, su güvenliğinin sağlanabilmesi için ormanların korunması, su havzalarının bütüncül bir yaklaşımla yönetilmesi ve suya erişimin temel bir insan hakkı olarak görülmesi gerektiğini belirtiyor.
Çözüm: Bütüncül Politikalar ve Katılımcı Yönetim
Uzmanlara göre iklim krizine karşı etkili mücadele için:
Orman kaybını durduracak politikalar güçlendirilmeli


Su kaynakları sürdürülebilir şekilde yönetilmeli


Kadınlar ve yerel topluluklar karar süreçlerine dahil edilmeli
Suya erişim temel bir insan hakkı olarak ele alınmalı


Bu adımların birlikte uygulanması, hem doğal varlıkların korunmasını hem de toplumsal eşitsizliklerin azaltılmasını sağlayabilir.

#TEMA #SuKrizi #Ormanlar #İklimKrizi #Çevre #Sürdürülebilirlik #SuGüvenliği #Doğa #Kuraklık

< type="adsense" data-ad-client="ca-pub-3844663626812831">