Önce şunu ifade etmek istiyorum. Dışardan destekli bu terör örgütünün sonlanmasını istemeyen hiç bir Türk vatandaşı olamaz, olmamalı. Ancak Terörsüz Türkiye sürecini başlatırken, yetkililer hiçbir ön şart ve koşul olmayacağını defalarca ifade ettiler. Komisyonda bir çok şey konuşuldu ve bir çok kişi dinlendi (Tabi bunlar gizli kalacak on yıl) Fakat günün sonunda tartışmalara yol açan İmralı’ya bir heyet gönderilmesine oy çokluğu ile karar verildi. Tabi dikkat çeken bu konuda Devlet Bahçelinin çok istekli oluşu ve ısrarı ve sonunda MHP ve DEM ısrarı, AK Parti’nin desteğiyle İmralı’ya bir grup milletvekili gidecek! Tabi bu durum siyasette ve kamuoyunda tartışmalara yol açtı ve daha çok tartışılacak ve tarih yazacak. İnsanların çoğunun kabul edemediği ve benim etmediğim terör örgütü başının ayağına gitmek!
Dün Öcalan’ı ağzına almayanlar, bugün nasıl el sıkışacaklar ve ne söyleyecekler veya Öcalan yeni ne söyleyecek merak konusu? Bu görüşme illa yapılacaksa ayağına gitmeden farklı şekillerde de yapılabilirdi. ŞEHİT aileleri de millet de bu kadar tepki göstermezdi. Şimdi kafalarda acaba daha neler olacak, bu iş sonlanacak ve terörsüz TÜRKİYE de yaşayacak mıyız sorusu var!
İnşallah bu kadar yaşananlardan sonra temennimiz ve duamız, ülkemizde kardeşlik iklimi hakim olur. Birkaç sefer denenen bu çözüm artık gerçekleşsin, insanlar istismar edilmesin analar ağlamasın.
Sadece terör konusunda değil her alanda birliğe, beraberliğe, samimiyete ve dürüstlüğe ihtiyacımız var. Toplumu geren, insanlarımızı üzen (rüşvet, irtikap, çok vahim hale gelen ve yayılan her türlü bağımlılık yasal, yasadışı kumar çeşitleri çeteleşme gibi) hadiselerin azalması, başta gençlerimizin ve insanlarımızın geleceğe daha umutla bakması, ahlaki ve dini değerlerimiz üzerinde yapılan tahribatların yok edilmesi de insanlarımızı terör olayları kadar üzer hale gelmiştir. Dolayısıyla devletin ve yetki kullananların bu konuda önemli adımlar atmaları ve toplumu rahatlatmaları şart.