Yangın Güvenliği Sektöründe “Herkes Uzman” Paradoksu

Yangın güvenliği gibi hayati öneme sahip bir alanda ne yazık ki ülkemizde çok ciddi bir sistemsizlik, yetkisizlik ve denetimsizlik sorunu yaşanıyor. Bugün bir yangın söndürme cihaz yada başka malzemeler satan firma aynı zamanda sprinkler sistemi, gazlı söndürme, yangın algılama ve acil durum planlaması gibi alanlarda da faaliyet gösterebiliyor; çoğu zaman da bu işleri taşeronlara paslayarak, belge ve yetkinlik aranmadan yapabiliyor

Neticede herkes “yangın uzmanı”, herkes “işini en iyi yapan firma”, herkes “bu işin duayeni”...(!)

Bu elbette ironik bir söylem. Çünkü bir insan rahatsızlandığında nasıl ki önce bir doktora başvuruyorsa, doktor da çeşitli tetkikler yapıp doğru tanıyı koyuyor, uygun tedavi ve ilaç dozunu belirliyor ve takibini uzman bir hekim yapıyorsa; yangın güvenliği de ancak bu kadar sistematik ve uzmanlık gerektiren bir süreçle sağlanabilir.

Oysa bizim sektörümüzde çoğu zaman ne teşhis var, ne doğru sistem seçimi, ne de uygulama ve kontrol süreçlerinde bir standardizasyon. Bir işletmede yangın güvenliği tedbirleri alınması gerekiyorsa, bu öncelikle o alanın uzmanı kişilerce yapılacak bir yangın risk analizi ile başlamalıdır. Binanın yapısı, kullanım amacı, içerdiği riskler, insan yoğunluğu ve mevcut altyapısı incelenmeden doğrudan “sistem satışı” ya da “sistem kurulumu” yapılmamalıdır.

Risk analizine göre doğru sistem seçilmeli, bu sistem yetkin liyakatlı hatta tecrübeli mühendisler tarafından projelendirilmelidir. Uygulama da eğitimli ve sertifikalı personelce yapılmalıdır. Sonrasında ise bağımsız bir üçüncü göz tarafından denetlenmeli; hem teknik uygunluğu hem de işlevselliği kontrol edilmelidir.

Bu denetim elbette sadece kamu kurumlarının rutin kontrolleri ile sınırlı olmamalı; sektörde teknik doğruluk ve etik ilkelere bağlı uzman kuruluşların veya bağımsız denetçilerin etkin bir şekilde yer aldığı, izlenebilir bir sistem kurulmalıdır.

Bugün her platformda “biz bu işi en iyi yapıyoruz”, “bu sistemi kurduk, şöyle test ettik, böyle belge aldık” gibi reklamlarla karşılaşıyoruz. Ancak bunların çoğunun teknik bir zemini ya da bağımsız bir teyidi bulunmamakta. Sektördeki bu denetimsizlik ve yetkinlik karmaşası, ileride çok daha büyük yangınlara, can ve mal kayıplarına sebep olabilecek ciddi bir tehdit olarak karşımızda duruyor.

Dolayısıyla artık bu sektörde de “herkes her işi yapar” anlayışına bir son verilmeli; uzmanlaşma, denetim, belgelendirme ve etik sorumluluk ilkeleri gerçekten işletilmeli. Unutulmamalı ki, yangın öncesinde yapılan doğru analiz ve kurulumlar hayat kurtarır, sonrası sadece müdahaledir.

< type="adsense" data-ad-client="ca-pub-3844663626812831">