Bilinen bir yakın tarih olarak; ikinci dünya savaşı sonrasında Almanya birçok ülkeden işçi iş gücü ithal etti. Almanya’ya ilk resmi Türk işgücü göçü, Türkiye ile Almanya arasında 31 Ekim 1961’de, “Türk İşgücü Anlaşması” nın imzalanmasıyla başladı. 2. Dünya Savaşı’nın 1945 yılında sona ermesiyle Batı Avrupa ülkeleri hızlı bir kalkınma sürecine girerken, işgücü ihtiyaçlarını, daha ucuz olan yabancı işçi çalıştırarak karşılama yoluna gittiler. Almanya da ülkede çığ gibi büyüyen işçi açığını gidermek için 1955 yılından itibaren İtalya, Yunanistan ve Portekiz gibi Akdeniz ülkelerinden işçi almaya başladı. 31 Ekim 1961’de de Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile Almanya Federal Cumhuriyeti Devleti arasında “Türk İşgücü Anlaşması” imzalandı ve böylece ilk resmi Türk işgücü göçü başladı. Türkiye’de “Alamancı”, Almanya’daki Türkler arasında “gurbetçi”, Almanlar tarafından önce “Gastarbeiter” (misafir işçi), daha sonra “Auslaender” (yabancı) ve şu anda da “Mitbürger” (hemşehri) denilen Türk işçilerin ilk kafilesi, 1961 yılında Almanya’ya geldi. İşçilerin yüzde 60’ı gibi önemli bölümü kalifiye elemandı.

Yıl 2021 bizim ülkemiz Türkiye’miz de kalkınma hamleleri ile söz sahibi olmaya çalışıyor, her şeye rağmen gelişmeye, teknolojik kalkınmaya bilim ve teknoloji üretmeye uğraşıyor bu ülke. İstediği kadar olmasa da istenildiği ölçüde olmasa da bilim ve teknoloji üretmek için herkes elinden geleni yapıyor ya da yaptığını iddia ediyor. Tabiki gelişmek için bilim teknoloji üretmek için yetişmiş liyakatli işgücüne ihtiyaç vardır. Yani meslek sahibi, mesleki yeterlilik sahibi çalışanlara, her türlü mesleki yeterliliğe sahip kişilere ihtiyaç vardır.  Meslek sahibi çalışanlar olmadıkça, ustalarınız, meslek lisesi mezunlarınız olmadıkça sanayi teknoloji bilim üretmeniz mümkün değildir. Sanırım bu konuda herkes hemfikir.

Meslek sahibi olmayan kişileri meslek sahibi yapmak, meslek liselerini özendirmek, mesleki eğitim kurslarını geliştirmek için yani kısacası gelecek nesillerin daha kalifiye meslek sahibi olmaları için birçok proje yapılıyor, hatta bende bireysel olarak böyle birkaç projenin içinde yer alıyorum. Meslek liselerini özendirmek, mesleki eğitimi arttırmak için her türlü projeye karınca kararınca destek veriyoruz, usta öğreticilik dahil her yolu deniyoruz.

Ancak biz böyle uğraşıp çabalarken öğrendiklerimiz ne yazık ki dehşet verici, haberlerde duyuyoruz ya doktorlar mühendisler Almanca öğrenip Almanya’ya gitmek için yüzlerce başvuru yapıyormuş diye ne acı verici bir durum önlenmeli diye akıllı olan herkes bas bas bağırıyor. Bundan daha acı bir durum var, Almanya ya sadece doktorlar mühendisler değil ne kadar mesleki eleman varsa hepsi için bir davet var. Yani 2022 yılında ikinci bir Almanya’ya göç olacak.

İnternette https://www.newlifeeurope.com/index.php?dil=de  diye bir site var bunun gibi onlarca site var. Yurtdışına işçi götüme siteler bunlar. Sitenin Hakkımızda bölümünde şöyle yazıyor; Türkiye ve Almanya arasında imzalanan anlaşma gereği, Türkiye’den Almanya’ya nitelikli ara eleman işçi gönderimi gerçekleştirilecektir. Bu anlaşmanın Türkiye ayağını mahalli idareler derneği ve Özel Fehmi Aksoy Akademi Kursu temsil etmektedir. Özel Fehmi Aksoy Akademi Kursu özel bir kurs ancak Mahalli İdareler Derneği ise yarı resmi bir kurum Merkez teşkilatı Ankara da bulunan Mahalli İdareler Derneği’nin İstanbul ve çevre illeri yerel yönetimler ve belediyecilik konularında koordinasyonu sağlanması ve zaman zaman düzenlenen eğitim faaliyetlerinin organize edilmesi gibi işlerin yürütülmesini sağlamaktadır. Yani özel kurslar, STK’lar, belediyeler, resmî kurumlar el ele vermişler bizim yetiştirmek için canımızı dişimize taktığımız meslek sahibi evlatlarımızı elbirliği ile Almanya’ya gönderiyorlar. Yazık yazık çok yazık.

Mahalli İdareler Derneği tüm belediyelere aşağıdaki gibi bir yazı göndermiş, Avrupa ülkeleri ve Almanya’nın ara eleman temini kapsamında, vasıflı teknik eleman ve işçi gönderimi ile ilgili Almanya esnaf ve sanatkârlar odasının konuyla takip etmeye yetkili Türk temsilcileri ile yapmış olduğumuz protokol gereği Kamu yararı statüsündeki mahalli idareler derneğine ait mahalli idareler enstitüsü iktisadi işletmesi üzerinden ara elemanlar gönderilecektir.

Belediyenize iş için müracaat eden kişilerden meslek gruplarına şartları uygun olanların illerde açılan dil kurslarına katılımının sağlanarak Almanya ya ve Avrupa birliği ülkelerine gönderilecek ara elemanların kurumsal üyelerimiz olan belediyelerden elemanların öncelikli olarak gönderileceği, ...  Diye devam ediyor. Gönderilecek teknik elemanlar ise şöyle sıralanmış; tesisatçı sahhı ısıtma, otomotiv Mekatronik teknisyeni, elektronik teknisyeni, boru su teknisyeni, Depo lojistik uzmanı, Kuaför, Mekatronik teknisyeni, marangoz, Boyacı inşaat boyacısı, metal işçisi, duvarcı, kasap, bahçıvan, çiftçi, Acil tıp teknisyeni, ameliyathane teknisyeni, sağlık teknikeri, hasta bakıcısı, aşçı, şoför, sağlık teknikeri, teknik servis ve lojistik elemanı...

Yukarıdaki yazıyı halk diline çevirmek gerekirse özet şudur ; iddia şu ki  Türkiye ile Almanya ve Avrupa birliği arasında bir işçi gönderim alım anlaşması var , buna göre ülkemizden onlarca iş kolundan yetişmiş teknik eleman Almanya’ya gönderilecek ,  önce Almanca kurslarına gidecekler ki bu da bedavaya verilecek , bu işçi gönderiminde-e  Mahalli İdareler Derneği başı çekiyor bu derneğin iktisadi işletmesi şirket gibi çalışıp bu işçileri götürecek hem para kazanacak hemde Almanya ekonomisine katkı sağlayacak. Belediyelerimiz bu konuda öncü olacaklar, belediyelerin referansı olan işçiler öncelikli olarak gönderilecek tercih edilecek.

Biz burada teknik personel bulacağız diye oturduğumuz yerleri yırtalım, teknik eleman eksikliğinden dolayı iş yapamayıp işlerimizi büyütemeyelim, zarar edelim, bir taraftan teknik personel yetişsin diye meslek liselerini özendirmek geliştirmek için projeler için uğraşalım. Diğer taraftan zaten yetersiz olan zaten az sayıda olan teknik personelimiz organize bir biçimde yurtdışına götürülsün. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu. Ey Türk titre ve kendine gel. Yeniden 1960 lı yıllar mı döndük dönüyoruz, yol yakınken bu büyük yanlıştan herkes derhal kesin olarak geri dönmelidir. Yetişmiş, genç, bilgili, yeterli ve liyakatli bir nesil en büyük hazinemizdir. Hiç kimsenin bu hazineyi heba etme hakkı yoktur.