Bazen asıl ihtiyaç, ne yaşadığını net biçimde görebilmektir.
Psikolojik berraklık; olumlu düşünmek, motive olmak ya da her şeyi büyütmemek değildir.
Psikolojik berraklık, insanın kendi iç dünyasına sis eklemeden bakabilme becerisidir. Ne hissettiğini inkâr etmeden, ne yaşadığını küçültmeden, kendini dramatize etmeden.
Birçok psikolojik zorlanma duyguların şiddetinden değil, zihinsel bulanıklıktan beslenir. Kişi neye üzüldüğünü tam ayırt edemez. Neye öfkelendiğini netleştiremez,. Bir ilişkide mi kaldığını, yoksa bir alışkanlığa mı tutunduğunu anlayamaz.
Bulanıklık arttıkça kişi kendine yabancılaşır.
Berraklık geldikçe soru değişir: “Ne yapmalıyım?” değil, “Ben şu an neredeyim?” Psikolojik berraklık yol göstermez; önce bulunduğun yeri aydınlatır. Bu yüzden kolay değildir. Bahaneleri azaltır, kaçışları görünür kılar. Ama aynı anda insanı kendisiyle daha dürüst bir ilişkiye davet eder. Metanoia’da psikolojik sağlamlık, her zaman mutlu olmakla değil; zihinsel olarak net kalabilmekle ölçülür. Çünkü sis dağıldığında, insan yalnızca daha sakin değil, daha sorumlu hale gelir. Belki de bugün ihtiyacımız olan şey daha fazla cevap değil, daha fazla psikolojik berraklıktır.