Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle:

Aşkınız sevdanız ve vefanız için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Dün genişletilmiş İl toplantımızı heyecan dolu bir atmosferde icra ettik. Teşkilatımızın kararlılığı ve heyecanı karşısında büyük bir gurur duydum. Bizi örselemeye çalışanlara inat Yolumuza pekleşe pekleşe devam ediyoruz.

Partimizin kuruluşundan itibaren daima ortak akılla hareket ettik. Bunu güçlendirerek sürdüreceğiz. Son bir yılımıza damga vuran seçimler dolayısıyla istişare kamplarımızı yapamamıştık. Önümüzdeki tarihlerde bir araya geleceğiz. Kongrelerimizle ilgili takvimi de yakında ilan edeceğiz. Bu süreci de dava ve yol arkadaşlarımıza halel getirmeden yürüteceğiz.

"Yeni dinamik arkadaşlarımızla kadrolarımızı güçlendireceğiz."

Umut Güçlü’den CHP’li başkanlara ağır eleştiri Umut Güçlü’den CHP’li başkanlara ağır eleştiri

Her kongre sürecini kadrolarımız arasındaki bir bayrak yarışı olarak görüyoruz. Yorulan, motivasyonunu yitiren arkadaşlarımızı kardeşlik hukukumuzu koruyarak dinlenmeye alacağız; yeni, heyecanlı arkadaşlarımızla kadromuzı güçlendirerek yolumuza devam edeceğiz.

14 Mayıs 2023 tarihinde yapılan genel seçimin üzerinden 1 yıl geçti. TBMM bu 1 yıl içinde gece gündüz demeden çalıştı ve milletimizin beklentilerini gerçekleştiren yasaları çıkardı. Kabine üyelerimizle ülkemizin refahı, güvenliği için ter döktük, döküyoruz. Farklı liderleri ülkemizde misafir ettik. Dış politikada yoğun bir haftayı geride bıraktık.

Gerek hayat pahalılığı, fahiş fiyat, basında yer alan öğretmenlere yönelik şiddetle mücadelede yasal zeminin güçlendirilmesine hizmet duyuyoruz. Meclis tatile girmeden yasal düzenlemeleri çıkartmamız gerekiyor. Yeni anayasa meselesinde Meclis Başkanımızın çalışmalarına destek vermemiz önemlidir. Türkiye'nin 64yıllık sivil anayasa hasretini dindirmek olacaktır. Aceleye getirmeden çok da uzatmadan somut adımlar atılmasında fayda görüyoruz. Biz sonuna kadar yapıcı tutumumuzu koruyacağız.

"31 Mart’ta milletin mesajını aldık"

Önümüzde 4 yılın her gününü ilk günkü aşkla dolu dolu geçirecek ülkemizi her alanda yeni rekorlarla buluşturacağız.

31 Mart seçimleri bir güven oylaması değildir. Seçmenin ülkenin idaresinde tercihinde bir kırılma olmamıştır. Önce 14 Mayıs’ta daha sonra 28 Mayıs’ta seçmen bize hükümeti teslim etmiş yerel seçimde. Milletin verdiği mesajı duymamaktan gelmeyiz. Biz o mesajı aldık. Yalnız milletin AK Parti’den desteğini çektiğini düşünenler fena halde yanılır.

Hiç sağa sola bakmadan işimize kilitlenecek, milletimizin yüklediği emanetin hakkını vereceğiz. Bu noktada içimizde yanlış değerlendirmeler yapanlar varsa tembelliğe tevessül edenler olursa onlarla hiç tereddüt etmeden yollarımızı ayırırız. AK Parti’nin çalışma usulü belli. Hemen yarın seçim olacak gibi hazırlıklıyız. Hemen milletimiz tarafından hesaba çekilecekmiş gibi çok çalışıyoruz. Aynı zamanda biz süreye bakmadan kendimizi seçim tarihleriyle kısıtlamadan çalışan kadroyuz. Ne teşkilatımızda ne diğer kadrolarda tembelliğe, isteksizliğe asla ve asla tahammülümüz olamaz.

"Bürokratik vesayete izin vermeyiz"

Son dönemde gündeme gelen tüm hadiseyi tüm boyutlarıyla takip ediyoruz. Bürokratik vesayete izin vermeyiz. Kanunun dışına çıkan, marazı olan kim varsa hukuk zemininde mutlaka hesabı soruluyor. Ülke ve millete karşı vazifesini yapmamasının hiçbir bahanesi olamaz.

Bize süre biçenler oldu, bize gazete manşetlerinden ömür biçenler oldu. Korkanlar, ürkenler hırslarına yenilenler oldu. Onlar şimdi yoklar, unutulup gittiler. Biz buradayız. Dimdik sapasağlam ayaktayız. Dava burada, yarın da burada olacak. Mevla ömür, milletimiz de yetki verdikçe burada olmaya devam edeceğiz.

"Kutuplaşmaya izin vermeyeceğiz"

Önceki hafta sayın Özgür Özel’i AK Parti Genel Merkezi’nde kabul ettikçe. Kendisiyle verimli bir görüşme gerçekleştirdik. Türkiye’de siyasetin bir yumuşamaya ihtiyacı var ve biz bu konuda üzerimize düşeni yapıyoruz. Biz hiçbir zaman kutuplaşmanın tarafı olmadık. Hiçbir ayrım yapmadan 85 milyonun tamamını kucakladık. Milletimizin her bir ferdini ortak paydada bulaştırmak için mücadele verdik.

FETÖ’ya diyet borcunu ödemek isteyenler asla boş durmuyorlar. İnsanları ayırmak olanların nereye varmaya çalıştığının farkındayız. Kuklayı da kutlayıcıyı da oyunu kimin yazdığını da çok iyi biliyoruz. Ne kadar çirkinleşirse çirkinleşsinler biz o tuzağa düşmeyeceğiz. Bize yakışan ağır başlılık, hoşgörüdür. Başkaları ne yaparsa yapsın biz kucaklayıcı ve kuşatıcı olacağız.

"Her kavgadan güçlenerek çıktık"

Partimizin kapıları, ilkeleri bizimle örtüşen herkesle açıktır. Ama siyasette kin kavramını asla kabul etmeyiz. İhanete varmayan her dostluk bizim için bakidir. Yeter ki samimiyet, ülkeye hizmet derdi olsun. Tabii siyasette yumuşama iklimini kara kışa çevirmeye çalışanlar olduğunu Cumhur İttifakı surlarında delik açmaya çalışanların olduğunu biliyoruz. Daha önce de bunlarla karşılaştık. Hepsinden de güçlenerek çıktık. Fitne ve nifak odaklarına kesinlikle göz açtırmayacağız. Cumhur İttifakı daha da güçlenerek yoluna devam edecek. Omuz omuza çalışmayı, her zamankinden daha adanmış bir şekilde sürdüreceğiz.

Nakba’nın yıldönümünde umudunu muhafaza ediyoruz. Er ya da geç Filistinliler evlerine dönecekler. Er ya da geç Filistinliler yastıklarının altında muhafaza ettikleri o anahtarlarını kullanacak ve yuvalarına kavuşacaklardır. Hitler Yahudi soykırımını yaparken unutmayın yalnız değildi. Avrupa’daki birçok ülke Hitler’i destekliyordu. Hitler katliam yaparken kendisini yenilmez zannediyordu.

İsrail'e Gazze tepkisi

Dünyanın gözü önünde 8 bin 322 Boşnak kardeşimizi şehit ettiler. Yenileceklerini hiç düşünmüyorlardı. Ne oldu yakalandılar. Mahkemeye çıktılar ve bir zamanların kudretli politikacıları hesap verdiler, şimdi hapiste ölümü bekliyorlar. Er ya da geç Gazze kasabı Netanyahu’yu ve onunla ortak olanları aynı akıbet bekliyor. Göreceksiniz döktükleri her damla kanın hesabını mutlaka verecekler. 35 bin katlettikleri Filistinli ve yaraladıkları 85 bin halkın hesabını verecekler. Biz de enselerinde olacağız. Gazze soykırımını sormadan, dünya temiz kalamaz. Kimse bizden sözümüzü yumuşatmamızı beklemesin. Bunlar barbar oldukları kadar şımarıklar. En ölümcül silahlarla, açlıkla susuzlukla insan öldürdüler. İnsanları evlerinden çıkarıp güya güvenli bölgelere yönlendirdiler. Güvenli bölgelerde sivil katlettiler. Annelerine evlatlarının parçalarını toplattılar. Tarihte bunun örneği yok. Hitler bile tarihe kara leke olarak geçenken bu kadar aleni yapmadı, bu kadar cüretkâr değildi.