Patinaj çekmeye devam...

Her atama veya…

Her seçim sonrası..!

Yalova, yeniden keşfedilmeye alıştı..!

Geçmiş, halının altına süpürülüyor..!

Bir daha Yalova, naraları atılıyor..!

Bu sefer tamam, deniyor…

3-5 yıl da bir…

Makara başa sarılıyor..!

İyi yapılanların devamı gelmiyor..!

Sahiplenilmiyor..!

Kötü yapılanlardan, ders çıkarılmıyor..!

Tam keşfedecekleri zaman da…

Arkadaşların, ya görev süreleri bitiyor…

Ya da seçimler geliyor…

Bu sarmal…

Her seferinde, tekrarlanıyor..!

Şehrin hafızası, sürekli resetleniyor..!

30 yılı devirmiş bir şehir…

Hala, İstanbul’un ilçesi olduğu yılları…

O yılların konforunu...

O yılların idaresini…

O yılların kültürünü…

O yılların huzurunu…

O yıllarda ki, aidiyet duygusunu arıyor..!

Öyle bir şehir doğdu ki…

Çekiştire, çekiştire..!

İte, kaka..!

Normal doğum desen, değil…

Sezeryan, hiç değil..!

İstanbul’dan apar topar…

Söküp, koparılan…

Yetmiş yediye bağlanan…

Doğurup sonrasında, cami avlusuna bırakılan bir bebek gibi..!

Sözüm ona, il olduk..!

Neremiz il oldu, acaba..?

Resmi kurum binaları ve il müdürlüklerinin kurulması dışında..!

Makamlar çoğaldı…

İcraatlar azaldı…

Her köşe başında…

Sayın başkanım..!

Sayın müdürüm..!

Yüz ölçüme vursan…

Metre kareye en çok, bürokrat ve başkan düşen il Yalova..!

İnanmıyorsanız araştırın…

Denemesi bedava.