“ Bize her yer Yalova “ denilir denmesine de…
Şehir kendiyle kavga ediyor..!
Şehir kendiyle rekabet ediyor..!
Şehir daha…
Bir birini kabullenmiyor..!
Her gün, geri gidiyor..!
Lüzumsuz işlerle uğraşmaktan, vaz geçmiyor..!
Arada sırada yapılan, entellektüel girişimler de, bu vesileyle heba oluyor..!
Akıllar da, aktüel, şov kokan hamleler kalıyor...
Yazılanlara da, yazık oluyor..!
Maalesef…
Bu şehrin köyleri, köylüleri bir kenara itiliyor..!
Yalovalıyım demek bile zorlarına gidiyor..!
Federasyonlar kuruluyor, kurulmasına da…
Ne gerek vardı, sorgulanmıyor..!
Şehir, parça parça bölünüyor..!
Örnek vermek gerekirse…
Bir haber geçen yıldan…
Gökçe barajında su bitti, Yalova’da su kesintisi..!
Hemen ardından…
Bir muhtarlığın paylaşımı, “ biz de su kesintisi yok, şarıl şarıl suyumuz akıyor..!”
Bir haber…
Falanca arıtma tesisi, kendi imkanlarıyla ayakta durmaya çalışıyor, alsa bile küçük bir hibe ve kredi ile yetiniyor…
Hemen ardından...
İktidar belediyesi, atık su arıtma tesisi için şu kadar kredi, bu kadar da hibe aldı diye reklamları yapılıyor…
Bir haber…
Çınarcık’da bir arıza nedeniyle lağım denize akmış, plajlar kapatılmış..!
Hemen ardından…
Yine bir paylaşım, “Mavi bayraklı, Teşvikiye plajlarında, su kalitesi iyi..!”
Bu günde para cezası haberi…
Pardon ya..
O cezayı, kim ödüyor..?
Belediyelere…
Birliklere gösterilen bu hassasiyet…
Tersanelere gösteriliyor mu..?
Sanki ayrı cumhuriyet..!
Sanki, ayrı bir millet..!
Aklıma, küçük erkek çocuklarının…
Bahçe duvarlarını, rekabet alanı olarak kullandığı…
Islak resimler çizdiği…
Kim daha uzağa…
Kim daha yukarıya…
Yarışları geldi..!
Çocuk musunuz..?
Hala..?
O kafada mısınız..?
Kimin için varsınız..?
İlçeler arası rekabetle…
Beldeler arası rekabetle…
Siyasi rekabetle ve ayrımcılıkla…
Bu şehre…
Daha ne kadar..?
Kötülük edeceğiz..?
Bu şehri ne kadar ileri götüreceğiz..?
Marmara kaynıyor..!
Günlerdir sallanıyor..!
Derdimiz Yalova mı..?
Yaksa, hala…
Kendi içimiz de ki kavga mı..?
Armutlu dan…
Altınova’ya…
Bütün plajlar…
Bütün kıyılar…
Bütün barajlar…
Bütün arıtmalar…
Bütün binalar…
Bütün insanlar…
Bizim değil mi..?