2024 yılında Sn. Devlet Bahçeli’nin çıkışı ve verdiği mesajla başlayan Terörsüz TÜRKİYE süreci ülkede büyük yankı uyandırmıştı.
Öyle ki yıllarca terörle ve bilhassa PKK ile mücadelede en sert mesajları veren milliyetçi bir partinin genel başkanının böyle bir çıkış yapması herkesi şaşırtmış, adeta şok etmişti. Sn. Bahçeli daha sonra, biraz daha ileri giderek Öcalan denen terörist başının TBMM gelip konuşma yapmasını ve umut hakkından yararlanmasını istemesi, ‘Neler oluyor ülkede..?’ sorusunu sordurmuş ve herkesi şaşkına uğratmıştı. Çünkü süreç başlamadan önce ki zamanlarda, bilhassa seçim dönemlerinde muhalefeti DEM Partiyle işbirliği yapmakla ve ‘Gelirlerse Öcalan’ı affedecekler’ diyerek en sert eleştirileri yapan Bahçeli’nin geldiği bu son durumu çözmek gerçekten çok zor.
Tabi süreci başlatırken PKK’nın (Öcalan’ın) ön koşulsuz ve şartsız silah bırakacağını söylemesi tepkileri azaltmış, beklentileri yükselmişti!
Ancak gelinen noktada bir grup teröristin silah yakma şovunun dışında PKK tarafında bir gelişme olmamasının yanında; devletten, hükümetten istenen talepler arka arkaya gelmekte, daha önemlisi Devlet Bahçeli’nin en son istekleri ve talepleri devam etmektedir.
Bahçeli, en son konuşmasında, sadece Öcalan’ın değil, Demirtaş ve bazı görevden alınan belediye başkanları için de talepleri oldu. Bütün bu yaşananyar, insanlarda çok ciddi bir kafa karışıklığına sebep olmakta!
Daha öncede farklı girişimlerle denenen ve sonuç alınamayan binlerce gencimizi ŞEHİT eden, milyonlarca harcama yapılan lanetli PKK terörünün bitmesini bu sürecin bu sefer olumlu sonuçlanmasını herkes istemekte ve sonucunu beklemektedir.
Ancak, ‘Hiç bir şart yok’ denmesine rağmen, bitmeyen istekler ve terörist başıyla adeta masummuş gibi ilgilenilmesi, ŞEHİTLERİMİZİ ve ailelerini incitmekte, milletimizi de düşündürmektedir!
Dolayısıyla bu sürecin milletimizin hassasiyetleri dikkate alınarak bir an önce sonuçlanmalıdır. Bitmek üzere olan PKK terörünün yanında, bizim geleceğimizi ilgilendiren insanlarımızı zehirleyen; uyuşturucu, kumar gibi sorunlarımız var. Bunların da vakit geçirilmeden üzerine gitmek gerekir.
Çevremizin ateş çemberi olduğu, dünyada yaşanan olayların bizi çok yakından ilgilendirdiği, savaş senaryolarının yazıldığı günümüzde, ‘Terörsüz TÜRKİYE’nin yanında, ‘Huzurlu TÜRKİYE’, iç cephesinin güçlü olması ve güven ortamının tesisi çok önemli.