Aslında seyahat etmeyle ve bu seyahatlerin amaçlarına yönelik inancımızda bir çok ufuk açıcı uyarılar vardır. Peygamber sav. “Seyahat edin, sıhhat bulursunuz” buyururken, seyahatin insanın kıyaslama, anlama, yorumlama, eski ve yenilerin imkanlarını görme, farklılıkları müşahede etme gibi bir çok yararının, insan sağlığına da katkı sağlayacağı hatırlatılıyor.

Bu nedenle yoğun iş tempolarından sonra “şöyle bir kafa dinlemeye seyahate çıkacağım” cümlelerine çok rastlarız. Aslında Kuran-ı Kerim’de daha çok tarihsel gezilere vurgu yapılır, önceki insanların; sanat, eser, başarı, güç, zenginlik gibi şaşaalı hayatları anlatılır ve azgınlık neticesinde tüm güçleriyle basit bir felaketle yerle bir oluşları ve arkalarında bıraktıkları izlere vurgu yapılır. Yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı ki, kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğunu görsünler? Onlar kendilerinden sayıca daha çok, kuvvetçe ve yeryüzündeki eserleri bakımından daha üstündüler. Kazandıkları şeyler onlara hiçbir fayda sağlamadı.” (Mümin: 82)

Ben de yaptığım gezilerde daha çok tarihi eserler dikkatimi çeker. O dönemin sanatı, ihtişamı, güç kaynakları, mimarisi vs. Bu tabii ki gezinin bir kanadıdır. Diğer yönden insan gezdiği yerdeki coğrafi yapı, sosyal hayat, gelir düzeyleri ve ekonomik şartlar gibi konuları da güncel hayata bakış açısından irdeleyerek gezerim.

Geçen hafta 15 günlük bir gezide 14 değişik Avrupa ve İskandinav ülkelerini dolaşma fırsatım oldu. Bir çok bilgiyi sosyal medya hesaplarımdan paylaşmıştım. Bu yazım da birkaç genel hususa temas etmek isterim.

Avrupa ve İskandinav ülkelerinde genel olarak sokak ve çevre temizlikleri iyidir. Çöpleri ortalıklarda göremezsiniz. Hatta çöpler evdeki çöp kovalarında kağıt, doğal atık, cam- metal gibi ayrıştırmaları yapılıp, haftanın belli günlerinde ayrışık çöpler toplanır. Hatta çöp kovalarına karton gibi çöpler iyice küçültülüp hacim tasarrufu yapılarak konur bunlar.

Doğal yapıya çok dokunulmaz ama her türlü bakım ve güzelleştirme yapılır. Tarihi eserlerin orijinallikleriyle korunur. İnsanlar araç teminini ihtiyaca göre yaparlar. Binek araç alması gerekiyorsa ihtiyacı oranında bir araç alır, yakıtı, vergisi, yaşı, kullanacağı sıklık, yol mesafesi gibi hesapları yapıp en rantabıl aracı alır. Bisikletle çözeceği bir ulaşım için araç almaz. Bu nedenle ulaşım sırasıyla bisiklet, toplu ulaşım araçları, özel araçlar şeklinde sıralanır.

Birilerine kendilerini ispatlamak için araç, telefon, ev eşyası vs. alımı yapmaz. Her eşyada alacağı hizmet merkezli ürün temin ederler. Genellikle marka takıntıları yoktur. Bu yönleriyle batı, örnek alınacak durumdadır.

Ekonomik hayatları ülkemizde çok bol ve rahat harcamalar yapılır gibi bir algı ve söylemler duyarız. Bu konuyu bizler tarafından uydurulmuş bir hayal olarak görüyorum. Mesela bu gezimizde akar yakıt fiyatlarının 2 Euro civarı olduğunu gördüm. Asgari ücret 1600 Euro bir çok ülkede. Kiralar 800 Euro’dan başlar, Temel gıdalar bile ciddi artışlar yaşamıştır. Bir pazarda Çeri domatesinin 150 gr.nın 3 Euro olduğunu, meyvelerden birer tane alıp 250 gr’lık bir paket oluşturduklarını ve bu paketi 4 veya 5 Euro’ya sattıklarına şahit oldum.

Bazı şehirlerde merkez noktalarda su sebillerini görünce çok şaşırdım. Çünkü Avrupa kapitalist ülkelerden oluşur, çıkarsız, ücretsiz bir şey bulamazsınız. Ama bedava içilebilecek su sebili gördüğüm ülkeler oldu. Ama aynı ülkelerde WC ihtiyacını gidermek için çoğu yerde 1- 2 km. yol yürümeniz gerekir. Wc ücretleri 1-2 Euro dur. Hala eski yollarını gidiş geliş yolu olarak kullandıklarını görebiliyoruz.

Bizdeki hayır- hasenat, sadaka, yardımlaşma, imece, bereket, ikram gibi kelimeler literatürlerinde yoktur. İstediğiniz yerde yemek bulsanız da bir Müslüman olarak size hitap etmediği için çoğu yerde açlığa razı olursunuz.

Yurda dönerken gerçekten bir hasretle dönüyorsunuz. Her yönünüzle o ülkelerde yabancılığınızı hissetmeniz sizi çok rahatsız ediyor ve döndüğünüzde çok mutlu olabiliyorsunuz. Bazı gurbetçilerin, Edirne’den yurda girişlerinde toprağa secde edişlerini çok iyi anlıyorsunuz.

Çok detaylara girmeden ancak bu kadar izah edebildim.

Selam ve hürmetlerimle…