İşte Levent Bayramlı’nın açıklaması

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğu yıllarda ülkenin mevcut sanayi potansiyelinin oldukça iptidai ve ümit vaat etmeyen hali bilinen bir gerçektir. Kısa süre içinde batılı ülkelerde üç-dört asırlık gelişme sonrası oluşabilen ağır sanayinin son aşaması sayılan uçak sanayine yönelik gelişmelerin kısa sürede elde edilmesi imkansızdı. Ancak geride kalınmış olmakla birlikte ne kadar erken başlanırsa ol kadar iyi olacağı aşikardı. İşte Türk devletinin havacılık alanında kaybettiği zamana bakılmadan ve ülkenin oldukça sıkıntılı olduğu bir zamanında Türk Tayyare Cemiyeti bizzat Mustafa Kemal Paşa’nın emri ile kurulmuştur.

Türk Tayyare Cemiyeti (Türk Hava Kurumu)’nin Kurulması Kurucu Üyeleri; Pilot Şakir Hazım, Pilot Vecihi Hürkuş eski rasıtlardan Hasan İskender Beylerdir. Mustafa Kemal Paşa, “İstikbal Göklerdedir” sözünü Türk Tayyare Cemiyeti’nin açılışında söylemiştir. Burada kastedilen şüphesiz havacılığın geleceğinden ziyade milletin geleceğiydi. Bu nedenle bu alanın devlet-millet iş birliği ile ve milli imkanlarla harekete geçirilmesi bir zorunluluk olarak görülmekteydi. Türk Hava Kurumu’nun nizamnamesi 1919 yılında İstanbul’da oluşturulan bu cemiyetin, Cumhuriyet döneminde yeniden derli-toplu ele alınması ile hazırlanmıştır

Zabıta yürüyüş yolları ve kaldırımları denetliyor Zabıta yürüyüş yolları ve kaldırımları denetliyor

Devlet eliyle kurulan ve ülkenin savunması için çok önemli olan havacılığın büyük beklentilere cevap vermesinin hedeflenmesi kaçınılmazdır. Türkiye, büyük devletlere sınır durumunda bulunması nedeniyle de savunmasına önem vermek zorundaydı. Bu sebeple Atatürk, havacılığın güçlenmesi için Türkiye’nin kendi uçaklarını üretmesine önem veriyordu. Türk Hava Kurumu da böyle bir düşüncenin sonucu olarak kurulmuş ve kuruluş amaçları bizzat Mustafa Kemal Atatürk tarafından tespit edilmiştir. Bu amaçlar; Havacılık sanayinin temellerini atmak ve geliştirmek, Havacılığın askeri, ekonomik, sosyal ve siyasal önemini anlatmak, Askeri, sivil ve turistik havacılığın gelişmesini sağlamak, gerekli araç ve gereci hazırlamak, personel yetiştirmektir.  Uçan bir Türk gençliği meydana getirmektir. Türkiye’de toplu iğnenin bile yapılamadığı otomobil sayısının yüzlü rakamlarla ifade edildiği bir ülkede uçak üretme yönünde devletin kararlı bir duruş göstermesi çok dikkate değer bir tavırdır. Kurumun adı 1935 yılında Türk Hava Kurumu olarak değiştirilmiştir.  Ülke ve tarım toplumu ile batı devletleri içerisinde ayakta kalmanın güçlüğü ortadaydı. Bu şartlar altında çok pahalı olan havacılığın devlet imkânları ile güçlü hale getirilmesi zordu.  Halktan toplanan yardımlar ile uçak alınmaya başlanmış ve bu uçaklar millet adına Türk Hava Kuvvetlerine bağışlanıyordu. Mustafa Kemal Atatürk kuruluş aşamasında bizzat 10.000 lira bağışla Türk Hava Kurumu’nun Türk Hava Kuvvetleri’ne uçak alınması için başlattığı kampanyaya destek olmuştur. Türk Milletinin bağımsızlığının korunmasının ancak göklere hâkimiyetten geçtiğinin farkında olan Cumhuriyet’in kurucuları havalarda yalnız Türk Hava Kuvvetlerinin değil tüm gençliğin var olmasını istemişlerdir. İşte Türk Hava Kurumu bunun ilk başlangıcı olmuştur. 

Editör: Manşet Gazetesi