Hep istiyoruz ki güzel şeyler yazalım, konuşalım. Mesela, Savunma Sanayindeki başarılar gibi başka alanlarda da güzel şeyleri anlatalım. Ancak her gün yeni bir haber ve olayla karşılaşıyoruz ve yapılan güzel işleri konuşmak, yapılmayanları sorgulamak yerine, hızla artan uyuşturucuyu, bağımlılığı, bahis oyunlarını ve kumarı konuşuyoruz. Ülke öylesine bir sarmalın içine girmiş ki her gün yeni gözaltılar, tutuklamalar devam ediyor ve daha da edeceğe benziyor.
Gerek yurt içinde yakalanan uyuşturucu miktarları, gerek yurt dışında yakalanan tonlarca uyuşturucu endişelerimizi ve korkularımızı daha da artıyor!
Bu zehirler kimler için nereye gidiyor, bu uyuşturucu baronları kimler?
Sn. Cumhurbaşkanımız; bahis, kumar ve uyuşturucu ile yeni bir eylem planı üzerinde hazırlık yaptıklarını söylüyor. Ancak, bu noktaya gelene kadar sıkı tedbirler alınabilseydi. Artık günümüzde her yerde ve her şeyde kumar oynama imkanının olduğu, isteyen herkesin kolay şartlarda uyuşturucuya ulaşabileceği bir noktaya gelmişiz en vahim olanı da bu zehir tüccarlarının hedefinde gençlerin- öğrencilerin olması çok düşündürücüdür!
Son zamanlarda artan akran zorbalığı ve cinayetlerin altında ne yatıyor?
Çok iyi irdelemek ve incelemek lazım.
Bu hafta okullar birinci yarıyıl tatiline girdi. Anne ve babalar çocuklarının karne notlarına bakacaklar tabi ki önemli ama asıl önemli olan onların ruh sağlığı, geleceği ve kötü ortamlardan kendilerini korumalarıdır. Yoksa sınıfı geçer, okullarını bitirirler. Bunlar zor şeyler değil artık. Zor olan; kötülüğe bulaşmamaları, temiz kalabilmeleri. Onun için anne- babalara çok büyük görev düşüyor. Gelin bu 15 günü onlara ayıralım. Onları iyi dinleyip ve her dediğini yaparak değil, yanlışları tespit ederek, doğruda buluşalım, adeta bir çevre temizliği yapalım, etrafında kimlerin olduğunu öğrenmeye ona göre tedbir almaya çalışalım. Devletin ve kurumların, ailelerin el ele vererek mazeret, erteleme ve koruma yerine acilen tedbirler alarak bataklığın kurutması gerekir.
Yoksa palyatif tedbirleri günü kurtarırlar...