İnsan yaşadığı müddetçe birilerine muhtaçtır. Daha doğrusu herkes birbirine muhtaçtır. Her canlı yaşamını sürdürmek için önce kendini korur, sonra çevresini. Teras da yuva yapan i yumurtlayan martının yerini değiştireyim dedim, bütün arkadaşlarını çağırdı ve bana karşı koydu!

Ve haklı idi mücadele ve müdafaa etmesi sayesinde yerinde kaldı. Bu olayı niye anlattım insan oğlu da birbirini korur ve kollar. Ancak, önemli olan haksızlık yapmamasıdır. Bizi hayata bağlayan kurallar vardır.

Nedir onlar..?

İnancımız, onun gereği amellerimiz ve ahlakımızdır. Tabii kanunlar ve örf âdetlerimizde vardır.

Son zamanlarda buralarda ciddi kaymalar ve kopuşlar var. İnancımızı yaralayacak kadar hatalar yapabiliyoruz kimi i bir çıkar uğruna, kimi zaman siyasi bir hırs ve beklenti uğruna!

‘Yanlışa yanlış, hırsıza hırsız’ diyemiyor, korumacılık yapıyoruz. Eline imkan geçiren, fırsatını bulan her şeyi kendisine hak ve meşru görüyor. O zaman bırakın herkes yaptığı yanlışın hesabını versin. Hırsızın, ahlaksızın savunması; garibanın, masumun görevi değildir. Yasalar adil işlesin, herkes bu dünyada yargı önünde, öbür dünyada servetin, şöhretin, makamın geçmediği Allah huzurunda hesabını versin ve verecektir.