Milleti temsil eden ve haklarını koruyan devlettir. Devlet millet adına iş yapar, içerde ve dışarıda milletine güven verir ve bunu da bir takım kurumlarıyla yapar. Okulda öğretmene, üniversitede rektöre, belediyede başkana, devlette valiye güveniriz ve onlara emanetimizi veririz. Bir tarafta bu görevleri yürütecek ehliyetli ve liyakatli insanların atanmasıyla, diğer tarafta halkın seçimlerle iş başına getirdiği insanlarla bu görevler yürütülür. Ve bu atanmış ve seçilmiş insanlar insanların emanetlerini üzerine almışlardır. Onlara güven esastır.

Ama ne yazık ki yaşadığımız olaylar bizi derinden düşündürmektedir! Son günlerde feryat eden ailelerin acısı, kayıplar ve faili meçhuller milletimizi derinden etkilemiştir. “Kenarı Dicle’de bir kurt kapsa koyunu, gelirde adli ilahi sorar Ömer’den onu..”

“Allah’a yemin ederim ki hırsızlık yapan Muhammet’in kızı Fatma olsa elini keserim” düşünce ve inancıyla millete hizmet yolunda görev alanların bugün yaşananlarla ne kadar çelişkili olduğu ortadadır. Hangi makam olursa olsun, devlet imkanları eşe, dosta, aile efradına ve yoldaşlara peşkeş çekilecek veya o imkanları halkın tepesinde bir imtiyaz (ayrılacak) olarak kullanılacak yer değildir.

Toplumun en rahatsız olduğu konu seçilmiş veya atanmış olsun kamu adına görev yapan insanların halktan uzaklaşarak yetkilerini kötüye kullanmaları, çevrelerindeki yakınlarını korumaları ve bir çoğunun ekonomik şartlarının birden bire değişmesi...

Toplumu rahatsız eden bu konular için, yanlışı yapan kim olursa olsun ciddi müeyyidelerin yanında ahlaki bir hesaplaşmaya, adil bir bakışa ve toparlanmaya ihtiyacımız. Var. Vatandaşımızın sığınacağı, güveneceği ve emanetini verdiği adreslerin önemli bir temizliğe ihtiyacı var.

Onun için hangi makam ve görev olursa olsun; adaletli, merhametli, liyakatli ve vicdanlı insanlara çok ihtiyacımız var.

Urfa’da ve Kahraman Maraş’ta okullarımızda yaşanan olaylar millet olarak hepimizi çok üzdü.

Değerli öğretmenimiz ve kıymetli öğrencilerimize; Allah’dan rahmet, ailelerine sabırlar diliyorum.

Yine toplum bu konuda da ikiye bölündü maalesef...

En kolay iş, başkasına akıl vermek, iş tarif etmektir. Gelin önce üzerimize düşen görev ve sorumluluklarımızı yapalım.