Günümüzde en çok bu iki kelimenin sonuçlarını ve yankılarını konuşuyoruz. Hakim; Karar veren, devlet adına görevli olup adaletin gerçekleşmesini sağlayan kişidir. Hakem ise, iki taraf arasında anlaşmazlığı çözen, spor müsabakalarını kurallarına göre yöneten kişidir.

Esasen iki kelime birbiriyle iç içedir ve sonuçta bir karar ve o karara uymak mecburiyeti vardır.

Verilen o kararlarda memnuniyet oranının yüksekliği kararın doğruluğunu gösterir. Bizim insanımız ‘Şeriatın kestiği parmak acımaz’ fikrine inanmıştır. Yani ben bir suç işler ve yanlış yaparsam cezasını çekerim. Ne var ki ülkemizde, hatta dünyada mahkeme kararları çok tartışılıyor.. Özellikle bireysel ve sosyal hayatımızı etkileyen hakim kararları çok önemlidir. Haksızlıkların giderilmesi, mağdurların feryadı ancak adil kararlarla giderilebilir ve adaletin tesisi mümkün olur. Onun için hakimler cüppe giyer ve cüppeleri iliksizdir.

Bu ne demek?

Kimsenin önünde düğme iliklemez ve kimseye boyun eğmez, tarafsız ve bağımsızdır. Kararlarını, yasalara göre vicdanının sesini dinleyerek verir. Ve bu kararlara da herkes uyar. Diğer taraftan spor müsabakalarında ayyuka çıkan şikayetler ve serzenişler. Verilen yansız, tarafsız ve doğru kararlarla giderilebilir.

Hakim ve hakem Allah’ın sıfatlarındandır. Bu mesleği icra eden insanlar ne kadar ağır bir mesuliyetin altında olduklarını ve konunun kul hakkıyla alakalı olduğunu bilmek zorundadırlar.

Verilen kararların doğruluğu arttıkça toplumda güven ve huzur da artacaktır. Kararlar üzerinde tartışmalar arttıkça gerginlik ve ayrışmalar büyüyecektir.