CHP TBMM Grubu’nun Bolu Abant’ta gerçekleştirdiği değerlendirme toplantısı sona ererken, toplantının sonuç bildirgesi kamuoyuyla paylaşıldı. CHP’nin 27 Eylül 2026 tarihli bildirgesinde, Türkiye’nin ekonomik, sosyal, hukuki ve siyasi alanlarda bir yönetim kriziyle karşı karşıya olduğu görüşü dile getirildi.
Bildirgenin merkezinde güçlü Meclis, bağımsız yargı, temiz siyaset, üreten ekonomi ve güçlü sosyal devlet başlıkları yer aldı.
CHP’den sistem değişikliği çağrısı
CHP, bildirgede mevcut yönetim sisteminde yürütme yetkisinin yoğunlaştığını ve TBMM’nin yasama ile denetim kapasitesinin zayıfladığını savundu. Partinin çözüm önerisi ise Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem oldu.
Bildirgede, Meclis’in yasama ve denetim yetkisinin güçlendirilmesi, Başbakanlık ve hükümetin Meclis karşısında sorumlu olması, kuvvetler ayrılığının güçlendirilmesi ve bağımsız yargının güvence altına alınması gerektiği ifade edildi.
CHP ayrıca Türkiye’de yetkinin tek elde toplandığı bir yönetim anlayışı yerine, yetkinin kurumlar arasında dengeli biçimde paylaşıldığı ve kurumların birbirini denetlediği bir devlet düzenini savundu.
“Temiz siyaset” ve Siyasi Ahlak Yasası
Sonuç bildirgesinde öne çıkan başlıklardan biri de siyasi etik oldu.
CHP, kamu kaynaklarının milletin emaneti olduğunu belirterek siyasetin kişisel ikbal amacıyla değil, kamu hizmeti anlayışıyla yürütülmesi gerektiğini ifade etti. Parti, Siyasi Ahlak Yasası’nın bütün siyasi partilerin ortak iradesiyle çıkarılmasını ve kamu gücünün kişisel çıkarlar için kullanılmasının önüne geçilmesini savundu.
Bildirgede ayrıca yargının siyasi iktidardan bağımsız olması ve hukukun siyasi kimliğe göre değişmemesi gerektiği vurgulandı.
Ekonomi ve sosyal devlet başlığı
CHP’nin bildirgesinde ekonomi politikalarına da geniş yer ayrıldı.
Parti, ekonomik bağımsızlığın milli egemenliğin tamamlayıcı unsurlarından biri olduğunu belirterek; üretimi ve istihdamı artıran, çiftçi ve sanayiciyi destekleyen, gençlere gelecek sağlayan ve emeklilerin yoksulluğa mahkûm edilmediği bir ekonomik düzen hedeflediğini açıkladı.
Bu kapsamda “Üreten Türkiye” anlayışının CHP’nin kalkınma yaklaşımının merkezinde olduğu ifade edildi.
Dış politikada “milli çıkar” vurgusu
Bildirgenin dış politika bölümünde ise Türkiye’nin günlük siyasi hesapların üzerinde, milli çıkarları ve bağımsızlığı esas alan bir dış politika izlemesi gerektiği belirtildi.
CHP, dış politikada ortak aklın ve milli iradenin esas alınmasını savunurken, Türkiye Cumhuriyeti’nin güvenliği ve bağımsızlığının temel öncelikler arasında olması gerektiğini bildirdi.
CHP’nin dört temel dayanağı
Sonuç bildirgesinde CHP’nin siyaset anlayışının dört temel başlık üzerine kurulduğu belirtildi:
Temiz siyaset
Bağımsız yargı
Milli dış politika
Üreten Türkiye
Parti, Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında güçlü kurumlara, güçlü ekonomiye, güçlü demokrasiye ve güçlü sosyal devlete sahip bir Türkiye hedeflediğini açıkladı.
Bildirgenin sonunda ise Türkiye’nin geleceğinin kişilerden ziyade, millet iradesiyle güçlendirilmiş kurumlar tarafından belirlenmesi gerektiği vurgulanarak “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" mesajı öne çıkarıldı.
#CHP #Abant #CHPTBMMGrubu #AbantBildirgesi #GüçlendirilmişParlamenterSistem #TemizSiyaset #BağımsızYargı #MilliDışPolitika #ÜretenTürkiye #Siyaset #Türkiye #Gündem





