İslam alemindeki Ümmet anlayışı, yani bütün Müslümanların kardeş olduğu, birbirini eksilerine, sorunlarına yardımcı olmaları İslam dinini prensiplerindendir. Hz. Peygamber, bir binanın tuğlalarına veya vücudun organlarına benzetir ümmeti.
İnancımızın bu genel ve ulvi bakışı Müslümanları kendi çevresinde olduğu gibi, haberdar oldukları sürece dünyanın her yanındaki din kardeşlerinin sıkıntısına el uzatmaya yönlendirir. Hatta bununla da kalmaz, mazlum ve mağdur olan her kim ise onların da dinine, rengine, statüsüne bakmadan destek olur. Hatta daha da ileri giderek hayvanlara, bitkilere, çevreye, kısaca hayatın her alanına el atarlar.
Ülkemizdeki STK’lar da bu şekilde yurt içinde ve yurt dışında mağdur ve mazlumlara asırlardır destek olurlar. Özellikle de Türk Milleti kendini bu alanda her zaman sorumlu hisseder ve yardıma koşar. Ülkemizdeki muhtaçlarla yurt dışını kıyaslar, daha acil olana öncelik verirler.
Farklı ülkelerde meydana gelen; deprem, sel, yangın gibi felaketlere her daim destek oldukları gibi, açlık, barınma, eğitim, tarım, hayvancılık ve sanat gibi konularda da müzmin sorunlara yıllardır destek olmaktadırlar.
Batı ülkeleri bahsi geçen sorunlara ne zaman el uzattıysa, oraya yaptığı yardımı bir oltanın yemi olarak yapmıştır. Attığı bu yemle, o ülkelere yerleşip gelir kaynaklarını sömüre gelmiştir.
Kurban Bayramında ülkemizde olduğundan daha çok fakirlere kurban kesip dağıtma işlemi yurt dışında yaygındır. Ülkemizde kurban kesenler komşu ve fakirleri gözettiği için bu imkanlardan nispeten yararlanırlar. Ancak bir çok mağdur ülkede etle buluşma belki yılda bir kere kurbanda olmaktadır.
Bu nedenle de ülkemizde onlarca STK; fakir, geri kalmış ve mağdur ülkeler için kurban kampanyaları yaparlar. Herkes çeşitli ülkelerin, çeşitli bölgelerine ulaşarak bu hayri hizmetleri oralara kadar ulaştırırlar. Oradaki insanlar hem Türk Milletinin varlığından, hamiliğinden, yardımseverliğinden haberdar olur, hem de dini vecibeler ifa edilmiş olur. O insanların samimi dualarına nail olunur.
Bu hizmetleri Diyanet, İHH gibi bazı STK’lar yıllardır yaptığı ve profesyonelleştiği gibi, daha sonra çeşitli STK’ların da aynı hizmetleri ifa ettiğine vakıfız. Anca sayı arttıkça bazı şüpheler ve güven sorunları da günceme gelse de, bu hizmetler yürütülmektedir.
Bu güveni tesis için birçok STK farklı yöntemler geliştirmiştir. En çok bilinen ve uygulanan yöntem ise, Kurban kesimlerinin video ile yapılıp kurban sahibine videoyu gönderme şeklidir. Veya kurban sahipleri çok güvendikleri STK veya şahıslar üzerinde bağışlarını ifa etmektedirler.
Bu yıl da aynı hizmetlere Bayram vesilesiyle başlanmış ve devam edilmektedir. Bu yardımların bir başka faydası da bizlerde bir kıyaslama fırsatı sağlamaktadır. O ülkelerdeki yaşam tarzı ve standartlar ile ülkemizdeki hayat tarzını da insan görebilmektedir.
Allah bu sene ülkemizde ve ülke dışında Allah’a şükrün ifadesi olan tüm kurban kesimlerimizi kabul etsin. Ülke dışına gönderilen vekalet kurbanlarını hakkıyla ifa edilmesini ve bunların bereketini halk eylesin. Nice Kurbanlara ulaşabilmeyi, sağlıkla, sıhhatle, ülke birlik ve bütünlüğü ile nasip eylesin.
Amin...