Yeni bir yıla girerken, Rahmetli Zeki Müren ne güzel ifade etmiş: “Ne çabuk geçti o güzelim yıllar. Daha yolun başındayız dediğimiz yaşlar. Kısacıkmış uzun sandığımız yollar.
Kışa yakın bir bahardayız.
Kim bilir belkide bu “son BAHAR”
Evet dostlar zaman su gibi akıp gidiyor, durdurma şansımız yok; iyisiyle, kötüsüyle, acısıyla, tatlısıyla bir yılı daha geride bırakıyoruz. Neler yaşadık, dünya ve ahiret hanemize neler yazdırdık, bunun cevabını ve hesabını herkes kendi yapacak.
Şu bir gerçek ki teknolojinin, sosyal medyanın bu kadar ilerlediği bir dünyada öyle hızlı olaylar yaşıyoruz ki birini bitirmeden, yorumlamadan diğerini yaşıyoruz.
Yapaz ZEKA ile yeni bir döneme giriyoruz. Tabi çok şeyler yaşadık. Üzüldüğümüz şeyler de var sevindiğimiz şeyler de var. Tabi gönül ister ki sevindiğimiz, mutlu olduğumuz şeyleri daha çok yaşayalım.
2025’in en acı ve içimizi yakan olayı, çaresizce seyrettiğimiz GAZZEnin işgali yüzbinlerce Müslümanın şehit edilmesi, yaralanması ve siyonistlerin( ABD, İsrail) Netanyahu katilinin önderliğinde Ortadoğu’yu, hatta dünyayı yeniden dizayn etme planı ve çalışması!
Maalesef başta İslam ülkeleri olmak üzere bütün dünya olanları seyrederken oluk oluk Müslüman kanı aktı ve dahada akacağa benziyor. İçerde en çok konuşulan ve tartışılan konu; Belediyelere yönelik başta İstanbul olmak üzere yapılan rüşvet vs. soruşturma ve tutuklamalar. Çok ses getirdi verilen kararlar çok tartışıldı ve halende tartışmalar devam ediyor. Temennimiz bu yargılamaların 2026’da bir an önce bitmesi, suçlusunun cezasını alması, suçsuz olanların beratının gerçekleşmesi. Milletimizi oldukça geren ve yoran bu yargılamalar uzadıkça, yargıya olan güveni de etkilediğini unutmamak gerekir.
Diğer taraftan yılın sonuna yaklaşırken spor ve sanat dünyasında yaşanan bahis olayları ve ünlülerin! yaşadığı rezillikler milletimizi adeta şaşkına çevirmiş ne oluyoruz, nereye gidiyoruz dedirmiştir! Açıklamalar, verilen rakamlar çok düşündürücü ve üzücü! Bu Müslüman ülkede bu kadar ileriye gitmesi, uyuturucunun bir ağ gibi insanları sarması, milyonlarca insanın uyuşturucu bağımlısı olması(12 yaşa kadar inmesi) yasal olmayan ne menem şeyse kumarın bu kadar artması, nasıl bir şey. Biz çocuklarımızı bu belalardan nasıl koruyacağız? Ülkemizin geleceğini tehdit eden bu olaylar kuşkusuz bir beka meselesi haline gelmiştir. Çok acil ve hızlı tedbirlerin alınması şarttır.
2025 yılının gündemden düşmeyen bir başka konusu ENFLASYON, hayat pahalılığı- geçim sıkıntısı olmuştur. Gerçekten başta ömrünü ülkemize hizmetle geçiren Emekliler ve Asgari ücretliler olmak üzere çok zor durumdalar. İstenen seviyeye gelemeyen enflasyon ve durdurulamayan hayat pahalılığı, insanları çaresiz bırakmaktadır. Tabi bütün bunların yanında en büyük sorun ve tehlike ahlaki çöküntü ve toplumun manevi değerlerindeki zayıflamasıdır. Bu sorun her geçen gün büyümekte, bunu zayıflatacak veya yok edecek tedbirleri hep beraber almak, iktidarıyla muhalefetiyle çözüm üretmek zorundayız. Karşılıklı tartışma ve suçlamalarla bir sonuç alamayız.
2025 yılında adeta şahlanan; dostlarımızı sevindiren, düşmanlarımızı korkutan Savunma sanayinde yapılan çalışmalar göğsümüzü kabartmıştır. Bayraktar ailesini kutluyorum. Özdemir BAYRAKTAR abiyi rahmetle anıyorum. Yine dün büyük bir kısmı teslim edilen, Hatay’da deprem bölgesinde yapılan çalışmalarda emeği geçenleri kutluyorum. Geri kalanlar da en kısa sürede bitirilir inşallah.
Netice olarak zor bir yılı geride bıraktık. İnşallah daha az üzüleceğimiz, daha çok sevineceğimiz olayları yaşayacağımız bir 2026 yılı dileğiyle, hepinize sağlık ve huzur diliyorum.