Toplu taşımayı hemen hepimiz her gün kullanıyoruz. Gideceğimiz yere güvenli bir şekilde ulaşmak isterken, maalesef bazı ihmaller bu güven duygusunu zedeliyor. Son zamanlarda en çok dikkatimi çeken konu ise minibüs şoförlerinin direksiyon başında telefonla konuşması. Geçtiğimiz günlerde Yalova’dan Çiftlikköy’e kadar yolculuk yaptım. Şoför, neredeyse yol boyunca telefonla konuştu. Bir şey söylememek için kendimi zor tuttum. Daha önce de Karamürsel minibüsünde, yine telefonla konuşan bir şoför nedeniyle kaza tehlikesi atlatmıştık. O kadar korkmuştuk ki yolcular olarak minibüsü terk etmek zorunda kaldık.
Direksiyon başında telefonla konuşmak sadece bir kural ihlali değil, onlarca insanın hayatını riske atmaktır. Canımızı emanet ettiğimiz kişilerin bu konuda çok daha dikkatli olması gerekiyor. Ancak bunun yalnızca şoförlerin vicdanına bırakılmaması gerektiğini düşünüyorum. Etkili ve düzenli denetimler yapılmalı. Gerekirse sivil denetimler uygulanmalı, kuralları ihlal edenlere önce uyarı, devamında ise caydırıcı yaptırımlar uygulanmalı.
Üstelik sorun sadece telefon kullanımıyla da sınırlı değil. Yalova’daki birçok minibüs artık oldukça eski. Kırık koltuklar, çalışmayan klimalar ve bakımsız araçlar hem konforu hem de güvenliği olumsuz etkiliyor. Bunlar da denetim eksikliğinin bir sonucu gibi görünüyor.
Yalova gelişen ve güzelleşen bir şehir. Toplu taşımanın da bu gelişime ayak uydurması gerekiyor. Vatandaşların güvenli, konforlu ve kurallara uygun bir ulaşım hizmeti alması lüks değil, en temel hakkıdır.
Denetim arttıkça kurallara uyum da artacaktır. Çünkü bazen bir uyarı bile büyük ihmallerin önüne geçmeye yeter. Yalova, çok daha güvenli ve kaliteli bir toplu taşıma sistemini hak ediyor.