Her Ramazan ayında olduğu gibi, bu Ramazan ayında da şer odakları toplumu gererek Ramazan’a başlamamızı sağladı. Her Ramazan ayında “Sakız orucu bozar mı?”, “Denize girsek ne olur?”, “Teravih nasıl kılınmalı?”, “Okulda namaz kılıyorlar.” vs. bir sürü suni haber başlıklarıyla Ramazan ayına girerdik her yıl.
Bu yıl da Milli Eğitim Bakanının, Ramazan ayının okullarda tema olarak işlenmesini; çocukları camiye namaz ve mukabeleye götürmek ve değişik etkinlikler yapılması için talimat gönderdiği açıklandı.
Ortalık adeta kudurdu. Yahu, biz Müslüman bir ülkeyiz. %99 diyorlar da, biz %80 diyelim Müslüman bu ülkede. Bu Müslümanlar Ramazan ayına ve İslam dinine inanıyor; bunların evinde Ramazan teması var. Bunların çocukları okullarımızda okuyor. Bu çocuklara Ramazan temasını işlemekten daha doğal ne olabilir ki?
Çıkıyor birileri, “168 akademisyen ve sanatçı” adında açıklama yapıyorlar; çıkıyor bir başkası, bilmem kaç STK temsilcisi; çıkıyor Atatürkçü Düşünce Derneği isimlerinde zehir zemberek açıklamalar yapılıyor. Bunlar ne ahlaksız ve saygısız davranışlardır! Müslümanın çocuğuna dini temaların işlenmesinden daha doğal ne olabilir ki?
Kaldı ki, gelişmiş ülkelerde çocuklara diğer dinlerin inanç ve ameli uygulamaları bile genel kültür olarak öğretiliyor. Müslümanın kendi çocuğuna bunları öğretmesinden daha normal ne olabilir?
Bu ülkede İslam düşmanı bir avuç azınlık hep hâkim olmuş ve %99’a zulümle, yasaklamalarla, baskıyla hâkimiyet kurmuştur. Müslümanlar yok sayılmıştır. Müslümanlar gerçekten medeni insanlardır. Bu azgın azınlık Müslümanların çoğunluğunda olsalar, ülkeyi kaldırıp bir tepsi gibi tersine çevirirlerdi. Müslümanlar bugüne kadar çok medeni davranmıştır. Bunlardaki bu cesaret de zaten bundan kaynaklanmaktadır.
Siz kim oluyorsunuz ki benim inancım olan Ramazan ayını okullarda gündemden kaldıracaksınız? Bu tam bir aymazlık ve seviyesizliktir. Senin çocuklarına bu bilgileri vermek istemiyorsan, bu etkinliklere katılım sağlamazsın; çocuğunu geri çekersin, olur biter. Sana ne Müslümanların kendi inançlarından?
Laikliğe aykırıymış. Laikliği bu ülkede her defasında dinsizlik olarak uygulayan bu hasta tipler, yine aynı kırık dişlide şanzıman gıcırdaması yaşıyorlar. Devletin benim dinime karışmaması demek, bu devlet içinde benim dinsiz yetişmem demek değildir. Devletin benim dinimi öğrenmeme engel olması laiklik değil, despotizmdir. Müslüman olarak devlet okullarında okuyorsam ve halkın %99’u da Müslümansa, devlet dinimi öğrenme imkânlarını bana sunar ama dikte edemez; demektir laiklik.
Bunlar kafaları çok geride kalmış, yobaz; düşünme ve saygıdan uzak, donmuş bir hafıza ile hayat süren tiplerdir. Ülke artık bu geri kafalılardan kurtulamazsa, bunlar daima ülkenin ilerlemesine ve normalleşmesine karşı çıkacaklardır.
Milli Eğitim Bakanımızın, çok gecikmiş bir karar olarak bu seneki Maarif Modeli kapsamında uygulanan Ramazan temasının okullarda işlenmesi olayını takdirle karşılıyorum. Destekliyorum; devamını, hatta her dini bayram ve kutsal günlerin okullarda tema olarak uygulamalı şekilde işlenmesi için gerekli talimatları vermesini de bekliyoruz. Bu cesur adımlarından dolayı da tebrik ediyorum. Allah razı olsun; kolaylık ve başarı versin kendilerine, diyerek bugün de noktamızı koyalım.