Son yıllarda Hadisi Şeriflerin tartışılır hale getirilmesi, “Kuran Bize Yeter” sloganları, mezheplere ne gerek var, nede asırlar öncesinin fetvalarına uyacağız hala gibi tartışmaları son yıllarda sürekli pompaladılar topluma.
Oysa 1400 yıldan fazla zamandır süregelen bu türevdeki tartışmalar, hiçbir zaman beklenen neticeyi vermemiştir. Toplumda bu anlayışlar tutunamayıp buharlaşmışlardır. Çünkü ayakları yere basmayan iddialardır bunlar.
Kuran-ı Kerimi hiçbir Müslüman tartışamaz. Onun kesinliğinde şüphemiz dahi yoktur. Ancak Kuran, İslam’ın ana temalarını sunar Müslümana. Kuran-ı Kerimi açıklayan, peygamberimizin uygulamaları ve sözleridir ki, buna literatürde hadis denmektedir. Dolayısıyla hadisin olmadığı yerde Kuran-ı Kerimin ancak yarısı anlaşılabilir. Farzlar emredilir, haramlar yasaklanır ama detayları orada açıklanmaz. Onları Hz. Peygamber açıklar ve uygular. Dolayısıyla hadise gerek yok, sözü buharlaşmaya mahkum bir sözdür.
Mezhepler ise, Hz. Peygamber SAV.’in vefatından sonra günlük hayatta Müslümanların karşısına çıkan sorun ve ihtiyaçlara cevap için peygamber as. olmadığına göre, bu konuları bir bilene sorma zarureti hasıl olmuştur. Böylece her bölgede ilmi seviyesi uygun olan hocalara, kadılara yeni güncel meseleler sorulmaya başlanmış, bu hocalarda Kuran-ı Kerim, hadisler, kıyas gibi yöntemlerle fetva vererek Müslümanların müşkilatları çözülmeye çalışılmıştır. Bu hocalar kendi bölgelerinde meşhur hale geldikleri aşamada ise, bir ekol, bir okul haline dönüşüp “Mezhep” olarak adlandırılmıştır. Daha sonraki dönemlerde de bu uygulamalar nesilden nesile devam etmiş, yeni çıkan sorunlara daha sonraki alimlerin de fetvaları eklenmiştir.
Dolayısıyla mezhep bir ihtiyaç olarak gündeme gelmiştir. Bu gün Kuran-ı Kerimin mealini okuyup anlasak bile Kuran-ı Kerimden halkın fetva çıkarması çok imkansız bir durumdur. Aslında mezheplere karşı olan yeni yetme hocalar bir demagoji ile meşguller. Mezhebe gerek yok diyen kişi aslında kendisi yeni bir mezhep icat ediyor.
Kuran-ı Kerime yaptığı yorumları dinleyenlere dikte ediyor. Eskilere gerek yok, bu konuları biz biliriz, siz bizi takip edin ve bize uyun diyorlar. Bu tutum ise tam bir yeni mezhep icadıdır. Onlar halka Kuran-ı Kerimin mealini okusanız da, siz gereğini anlayamazsınız, bizim açıklamalarımızı önemseyin, bu istikamette yaşayın demiş oluyorlar. Bu görüş ve tutum tam da yeni bir mezhebin başlangıcıdır.
“Mezhebe ne gerek var” ifadesi ortada muallakta kalan bir palavradır. Tıpkı bir ülkenin anayasasını gösterip, “anayasamız var, yasalara, genelge ve yönergelere ne gerek var, anayasayı okuyun, anayasayı anlamayan olmaz. Ne gerek var yasaları ve genelgeleri okumaya” demektir bu davranış.
Dolayısıyla Kuran Meali, hadisi şerifler, mezhepler, hepsi hayatımızın ve İslam’ın zorunlu şartlarının gereğidir. Bunun dışındaki süslü cümleler bizim ilgimizi bile çekmemelidir. Hepinizi Allah’a emanet ediyorum…