Güçlü: “Orta Doğu'daki büyük yatırımcılar bölgeden kaçıyor”
Çınarcık İlçe Başkanı Mehmet Özalp, Merkez İlçe Başkanı Hüseyin Özyılmaz ve Çiftlikköy İlçe Başkanı Ahmet Milhan Altınok’un yaptıkları konuşmalarının ardından, medya mensuplarına hitap eden Güçlü: “Biliyorsunuz, dünyayı sarsıp kavuran bir sürecin içinden geçiyoruz. Orta Doğu'da bombalar patlıyor ve bu bombalar oradaki ekonomik düzeni, haliyle hem bölgedeki düzeni hem de petrolden dolayı bütün dünyadaki sistemi felç etmiş durumda. Akaryakıt fiyatlarından tutun gıda fiyatlarına kadar geniş bir yelpazede, enerji dünyanın en büyük açığı olduğu için ve bu enerji açığının girmediği yer kalmadığı için tüm dünyada bir fiyat metaforu ortaya çıktı.
Ayrıca bir de şu sorunu gördük: Orta Doğu'daki büyük yatırımcıların bölgeden kaçtığını; yazlık tatil beldeleri olan, bütün dünyanın gittiği Dubai’nin veya onun etrafındaki turistik bölgelerin nasıl bir can havliyle bombalandığını, patladığını ve dünyanın o tarafının ne halde olduğunu hep beraber yaşıyoruz, görüyoruz, haberlerde dinliyoruz.
Güçlü: “Türkiye bu sürece huzurlu bir şekilde atlattı”
Bu süreçte bu bölgede devlet olan iki üç tane ülkeden bir tanesi olan Türkiye'nin de bu süreci ne kadar rahat, ne kadar güvenli, ne kadar huzurlu bir şekilde atlattığını da görüyoruz. Vatandaşımızın da bu yönde inanılmaz bir huzuru ve mutluluğu olduğunu hep beraber yaşıyoruz. Yani bugün Bahreyn'de, Dubai'de, Birleşik Arap Emirlikleri'nde, Suudi Arabistan'da, Irak'ta, İran'da her gün bombalar patlarken, Türkiye'mizde bir huzurun ve sükunetin devam ettiğini hep beraber görüyoruz. Bu da Sayın Cumhurbaşkanımızın ve iktidarımızın bölgedeki çalışmalarıyla, bu olaylar olmadan evvel Türkiye'yi getirmek istediği noktanın neresi olduğunu göstermektedir; bunu hep beraber daha iyi bir şekilde idrak ediyoruz.

Güçlü: “Dünyada bir silahlanma yarışı var”
Biliyorsunuz AK Parti iktidara geldikten sonra, ilk geldiği günden bu sürece kadar silahlanma konusunda ne kadar büyük bir yatırım yaptığını; hatta ve hatta kendi yanındaki çalışma arkadaşlarının bile bazı süreçlerde "Bu tarafa bu kadar para ayrılmaz" demelerine rağmen, inatla, ısrarla ve iradeyle o süreci bugüne getirmesinden ne kadar haklı olduğunu hep beraber gördük. Çünkü artık dünyada bir silahlanma yarışı var. Ülkenin bu noktalarda ne kadar üst seviyede olduğunu, teknolojiyi daha bundan 20-25 sene evvel silahların tetiğini sıkarken, şu an dünyanın ileri seviye ülkelerine İHA’larımızı, SİHA’larımızı satmakla övünüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın eşsiz liderliğinin yansımasını milletçe, ülkece yaşıyoruz ve gururlanıyoruz.
Haliyle süreç böyle devam ederken, bu huzurlu, bu güvenli ortamda olmak hepimize ayrı bir güç veriyor. Biz sabahleyin kalktığımızda, çocuklarımızı okula yollarken "Acaba bizim ülkemize bomba düşecek mi, acaba bizim ülkemize böyle bir şey olacak mı?" diye düşünmeden, düşünceden uzak normal hayatımıza devam ediyoruz. Bu, dünyanın bu sürecinde çok önemli. Bunu bölgeye yakın bir il olarak çok önemli bir kazanç olarak görüyorum.
Güçlü: “Büyükgümüş, ivme ve hareket getirdi”
Teşkilat olarak da biliyorsunuz Yalova milletvekilimiz, Genel Başkan Yardımcımız Sayın Ahmet Büyükgümüş, teşkilat çalışmalarının başına geçtikten sonra inanılmaz bir ivme ve hareket getirdi. Tüm Türkiye'deki il başkanlarımız, ilçe başkanlarımız kendisi göreve geldikten sonra daha aktif bir şekilde saha çalışmalarını açık ve net bir şekilde yapıyorlar. Bunun da geri dönüşü hepinizin malumudur; son Türkiye genelinde yapılan anketlerde, AK Parti'nin arayı giderek açtığını görmek, sahada yapılan bu çalışmaların da geri dönüşü olduğunu hepimize gösteriyor.
Güçlü: “Belediye Başkanlarımızdan ‘Kesinti yapılıyor’ diye bir laf duymuyoruz”
Siyasete baktığımız zaman yerelde, Türkiye'nin genelindeki siyaset ile diğer illerdeki siyaset paralel bir şekilde gidiyor. Belediye başkanlarının hizmetle değil; aile yapısı dışındaki yaşam alanlarında yaptıkları atıflarla, hizmetsizlikle, yatırımsızlıkla, hep bir sebebin arkasına saklanmakla geçiyor. "İşte biz hizmet yapamıyoruz, biz şöyle yapamıyoruz, biz böyle yapamıyoruz" gibi bahaneler asla kabul edilemez.
Kesintilerden bahsediliyor; onlardan ne kadar kesinti oluyorsa, şu an bizim Yalova'daki bize ait olan belediyelerden de o kadar kesinti yapılıyor. Fakat bu belediyelerimiz yatırım yapmaya devam ediyor. Hiçbirinde bir şeyin arkasına takılıp, belediyelerimizin veya belediye başkanlarımızın ağzından "Bu kesinti yapılıyor, şöyle böyle" diye bir laf duymuyorsunuz.
Niye?
Çünkü bu bir zihniyet meselesidir. Kesinti yapılabilir ama o kesinti yapılmasına rağmen biz neler yapabiliyoruz?
Belediye başkanlarımız ve bizler buna odaklanmış durumdayız; çalışmaları yapıyorlar.
Güçlü: “Özlü sözler, yapılmayan hizmetin üstünü kapatmaz”
Armutlu tarafında, Altınova tarafında, Termal tarafında çalışmalarımız hızla devam ediyor; belediye başkanlarımız da bunları sizlerle paylaşıyorlar. Tavşanlı beldemiz de kendine göre altyapısını yenilemeye başladı.
Ama öbür taraf belediyelere baktığımızda; örneğin Çınarcık'ta bitmiş belediye, bir makam aracı derdine düşmüş. Geliyorsunuz bakıyorsunuz Çiftlikköy'de o kampın oradan lağım denize akarken, belediye başkanı billboardlara özlü sözler yazmakla meşgul. Özlü sözler, yapılmayan hizmetin üstünü kapatmaz. Bizim güzel bir sözümüz var: "Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz." İş olarak ne yapıyoruz? CHP'nin belediyeleri Yalova'da iş olarak ne yapıyor? Buna bakmak, bunu değerlendirmek gerekiyor.
Güçlü: “Gürel, Yalova’da kentsel dönüşümle alakalı ne yaptı?”
Oradan Yalova Belediyesi'ne gelelim; Yalova'da seçimden önce iki üç tane konser, iki üç tane makyaj; bunlarla zaman geçiriliyor. Belediye Başkanıma "videocu başkan" diyor ama kendisinin nasıl bir video star olduğunu hep beraber seçim sürecinde gördük. Aşağı yukarı iki üç günde bir video çekiyordu; sahada video çekiyordu, video çekiyordu...
Safran Deresi'nde Rahmi Üstel'in o 1960'lı yıllarda yaptığı Fatih Caddesi'ndeki köprünün üzerinde burnunu büküyordu. Şu an geldiğimiz noktaya bakalım, iki sene geçti. Ben sormak istiyorum Sayın Yalova Belediye Başkanı’na: Yalova’da kentsel dönüşümle alakalı -kendi mesleği de bununla alakalı, şehir plancısı- ne yaptı?
Güçlü: "Ben Yalova'yı yönetmenin ehliyim, Yalova'yı seviyorum" diyordun
Bununla alakalı geçen sene yazdı galiba, yanlış hatırlamıyorsam veya bu sene, yani geçtiğimiz yaz; Yalova'da arıtılmadan Yalova'nın bütün suyunun Dereağzı'ndan denize aktığını saygıdeğer basınımız gitti, orada video çekti ve paylaştı.
Burası neresi?
Marmara Denizi. Marmara Denizi ne alemde?
Geçtiğimiz dönemki müsilajdan dolayı koruma altında olan bir deniz.
Ne yaptın sen?
Bununla alakalı eleştiriler yapıyordun. Yalova'nın bütün arıtılmamış suyunu gittin denize akıttın ve işin öncesinde de "Ben Yalova'yı yönetmenin ehliyim, Yalova'yı seviyorum" diyordun. İşin ehli Yalova'da boşa geliyordu.
Güçlü: “Bizim yaptığımız hizmeti kendisine mal etti”
Hepimizin takdiri üzerine ortada ne kentsel dönüşüm anlamında herhangi bir çalışma var ne çevreyle alakalı bir çalışma var; çünkü çöplerin halini hepiniz görüyorsunuz. Ne Yalova'da ulaşım alanında yol asfaltlaması, ne de bununla alakalı bir revizyon çalışması var.
Geçtiğimiz dönem bir su sıkıntısı yaşandı. Bakıyorsunuz, Yalova'mız geçtiğimiz dönemde su sıkıntısı yaşadı, hep beraber yaşadık. Bu dönemin başında bunun farkına varıp; "İlk önce biz makro planda bir sistem hazırlığına başlayalım, ondan sonra da ilçelerimizi mikro anlamda içine girip altyapılarını değiştirsin" diye projelerimiz vardı. Bunun hazırlıklarını da yapmıştık. Bunun en büyük yatırımı olan izale hattını Yalova'nın bir ucundan bir ucuna başlattık ve bitirdik.
Kendisi, ilçe başkanımızın da dediği gibi, bunu belediye meclis toplantısında kendisine mal etti. Bu konuda, bu yatırımın ana ödeneğinin ödenmesi konusunda hiçbir ödeme yükümlülüğü yok; bunu açık ve net olarak ifade ediyorum. Beş sene sonra, yani kendi dönemi bittikten sonra bu yatırımın ödemesi başlayacak.
O yapılan 23 milyon dolarlık yatırımı da kendisi ödeyecekmiş gibi bugünkü borç içine katıyor ve onu belirtiyor.
Güçlü: “Gürel peçeteler üzerinden mesajlar verdi”
Mehmet Gürel, belediye başkanlığını kazandığı zaman da çok ilginç bir hareket yaptı. Belediye başkanlığı makamına oturdu, eline bir tane peçete aldı, üzerine bir rakam yazdı; belediyeye gelen misafirlerin önüne koydu. "Bu kadar borcum var, bu kadar borcum var" diye peçeteler üzerinden mesaj vermeye başladı.
Ben şunu sormak istiyorum, özellikle CHP yönetimine ve Yalova'yı yöneten merkez belediye başkanlığına: Biz, malum Yalova'da yaşanan süreçte AK Parti Belediye Meclis Üyesi bir kardeşimiz olan Mustafa Tutuk'un belediye başkanı olarak vekaleten baktığı süreçte, gül bahçesinden mi geldik?
Biz, belediyenin veznelerinde her gün avukatların oturduğu; su parasından, belediyenin aldığı ücretlerden akşamleyin alacaklı şirketlerin avukatlarının parayı alıp götürdüğü, beşte bir bütçeli bir belediyeyi aldık. Ve o sene boyunca, biliyorsunuz hep beraber bu acı olayı yaşadık, dünyada ne oldu?
Pandemi oldu. Pandemide insanlar sokakta mıydı, ticaret mi devam ediyordu? Her taraf kapalıydı.
Bu süreçte, o zaman yanlış hatırlamıyorsam -düzeltebilirsiniz- 225 milyon TL veya 275 milyon TL borcu olan bir belediye devraldı ve o zamanki belediyenin bütçesini aşan bir borçtu. Peki nasıl oldu da pandemi sürecinde bu işler, ödemeler yapıldı ve belediye borç batağından kurtuldu?
İki yüzün üzerinde icra dosyası, teker teker vatandaşlar ve alacaklılar aranarak ödendi. Hepimiz zorluklar yaşadık ama zorluğu yaşarken bir yandan da hem ticari kafayla hem de yönetim birimiyle AK Parti o süreçte bu işlerin üstesinden geldi.
Kendisi Yalova Belediyesi koltuğuna oturduğunda belediyenin bütçesi 2 milyar 250 milyon liraydı. Yalova Belediyesi'nin toplam borcu da bunun yüzde onuna tekabül eden bir borçtu. Bizim aldığımız; 225 milyon bütçe, 250 milyon borç. Bıraktığımız; 2 milyar 250 milyon bütçe, 250 milyon borç. Şimdi burada ben bunu Yalova halkının ve sizlerin takdirine bırakıyorum.

Güçlü: “Gürel, Yalova'ı güzelleştirecek, emniyete alacak ne gibi yatırımlar yapıltı?”
Hep söylüyoruz, gazetelerinizde ve Instagram köşe yazılarınızda bunları paylaşıyorsunuz: Bir deprem yaşayacağız. Belki Yalova için çok zorlu, bölge için zorlu bir deprem olacak. İstanbul'da o zamanki dönemin belediye başkanı seçimi almaya giderken ne demişti?
"Beş yılda ben İstanbul'u dönüştüreceğim" demişti. Kendisine üç sene sonra canlı yayında soru sorulduğunda; "Beş yılda İstanbul'da bu işi bitireceğim demiştiniz, ne yaptınız?" dendiğinde, "Beş yılda bu işin olmasının imkanı mı var, böyle bir şey söylemek ahmaklık olur" diye bir cevap verdi.
Gelelim Yalova'ya. Şehir plancısı bir belediye başkanımız var; acaba depremle alakalı ne gibi çalışmalar yaptı? Hangi çalışmalar yapılıyor? İki buçuk sene sonra Türkiye'de yerel seçim olacak; görev aldığı sürenin yarısı bitti. Bu görev aldığı sürenin yarısında Yalova'nın hayatını güzelleştirecek, emniyete alacak ne gibi yatırımlar yapıldı?
Ben hiçbir şey görmüyorum. Görüyorsanız eğer siz bana buradan söyleyin, ben de bunun özrünü Yalova'daki vatandaşlarımızdan ve basınından dileyeyim. Yani hep bir konuşma, hep bir mübalağa...
Tüm Türkiye'nin CHP'li belediyelerinde olduğu gibi elde avuçta hiçbir şey yok; ama "Bize iş yaptırmıyorlar" diye bazı bahanelerin arkasına gizlenmek var.
Güçlü: “Vatandaş, belediyeden %22,7 memnun olduğunu söylüyor”
Biz öncelikle kendi teşkilat çalışmalarımıza bakıyoruz. Çünkü teşkilat ne kadar kuvvetli olursa, sahadaki çalışma arkadaşlarımız, partililerimiz ne kadar bu işleri vatandaşımıza anlatabilirse; biz seçimde bunun karşılığını o kadar alacağız. Bundan altı ay önce bir anket çalışması yapmıştık. Şimdi, Allah nasip ederse ağustos ayının başında bir çalışma daha yapacağız. Ağustosun sonunda bu çalışmayı aldığımızda, sizlerle yine bir basın toplantısında o anketin sonuçlarını şirketin de ismini vererek paylaşacağım. Biz bundan önce yaptığımız ankette de Yalova merkezdeki vatandaşlarımızın belediyeden memnuniyetinin %22,7 olduğunu biliyoruz. Yalova'da yaşayan vatandaşların sadece %22,7'si mi memnun? Geri kalan kısım yapılan hiçbir hizmet görmediğini, Yalova'nın dokunulur hiçbir hizmetten faydalanmadığını biliyor.
Sonuçlar bunlarken, biz şunu da söylüyoruz: Yalova'ya bir şey olmasın, biz Yalova'nın boğazını sıkalım da hizmet gelmesin gibi bir durum ve tavır içinde değiliz.
Güçlü: “Tarım Bakanlığımıza, yeni hal yeriyle alakalı gidildi”
Geçtiğimiz gün iki milletvekilimiz kendisiyle beraber Tarım Bakanımızın yanına ne için gitti?
Yalova'nın birikmiş bazı sorunlarını aldılar. Çünkü milletvekili ne demek?
Milletvekili, Yalova'daki vatandaşların oylarıyla seçilmiştir. Yalova'ya bir hizmet gelecekse onlar da buna önayak olmak için Ankara'da onu misafir ettiler. Tarım Bakanlığımıza gidildi; yeni hal yeriyle alakalı...
Bursa yolundaki yeni hal yerine, Yalova'nın şu anki hal yerinin taşınması konusunu Yalova Belediye Meclisinden hep beraber geçirdik. Orada bir sıkışma oldu. O sıkışmayı çözmek için sayın vekillerimiz Yalova Belediye Başkanı Mehmet Gürel’e destek oldu. Vekillerimiz Gürel’i Bakanımızın yanına götürdü. Yani "Destek olunmuyor" diye şunun arkasına saklanamazsınız.
Güçlü: “Partisel bağlamda bir bakış açısıyla bakmıyoruz”
Meliha Hanım milletvekilimiz, Ahmet Bey teşkilat başkanımız; ikisi de tüm konuşmalarında şunu söylüyor: "Deprem gelecek, kentsel dönüşümle alakalı ne istiyorsanız gelin Murat Kurum'a gidelim, oradan alınacak yapılacak ne varsa size destek olalım." Buna partisel bağlamda bir bakış açısıyla bakmıyoruz. Ama kendileri ne yapıyor?
Yalova'ya genel başkanları geliyor. Başkanımın dediği gibi, 455.000 pound harcamış... Yalova'daki dışarıdan gelme izleyicileri, holiganları gördük. Mitingin olduğu yerde, Yalova'nın neresinden kaç tane otobüs vardı, hep beraber bunu izledik. Genel başkanınız, Yalova'ya geldiğinde, taşıma yapmadan Yalovalılarla meydanı doldurabiliyor musunuz?
Güçlü: “CHP belediyesi bittikten sonraki dönemin, hazırlıklarına başladık”
Kentsel dönüşüm konusuna geleceğim. Kendisi Ankara'da Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mekansal Planlama Genel Müdürlüğü Yer Bilimsel Etüt Dairesi Başkanı saygıdeğer ağabeyimiz Cahit Kocaman, Yalova Üniversitesi'nde bir konferansa gelecek. Kendisi hem benim yakinen tanıdığım, hem de uzun zamandır iletişimde olduğumuz bir bürokratımızdır.
1996 senesinde Çiftlikköy'de Beşyüzevler konutları yapılırken etütlerini, Yalova'da yapmıştı. Yalova'yı tanıyan ve bilen bir abimizdir. Kendisiyle bundan bir buçuk ay önce iletişime geçmiştik, o da buraya gelecek.
"Yalova'da kentsel dönüşümle alakalı ne gibi çalışmalar yapabiliriz?" diye biz ön hazırlığımızı, dosyalarımızı yavaş yavaş yapıp önümüzdeki döneme, yani bu CHP belediyesi bittikten sonraki dönemin hazırlıklarına teşkilat olarak başladık.
Altyapıya ne zaman gireceğiz, kentsel dönüşümle alakalı ne gibi çalışmalar yapacağız; bunları şimdiden teşkilat olarak, yerel yönetimler başkanlığı ve il başkanlığı olarak dosyalarımızı hazırlıyoruz. Sizin karşınıza önümüzdeki dönem basın toplantılarında geldiğimizde, "Bir ay oldu, bizim hiçbir şeyden haberimiz yok" moduyla çıkmayalım.
Yani iki buçuk üç sene evvelden biz şu an Yalova ile alakalı çalışmalarımızı yapmaya başladık. Vekillerimizle, il-ilçe başkanlarımızla, mevcut belediye başkanlarımızla önümüzdeki tüm planlamalarımızı yapıyoruz.
Çınarcık'ta Avni Kurt’un çok güzel bir sözü vardı; "Çınarcığı, Marmara'nın Bodrum'u yapacağız" demişti. Çınarcık'ı Bodrum yapmak nedir?
Bodrum yapmak, bir yatırım faaliyeti düşüncesi içinde olmayı ve onunla alakalı ön çalışmaları yapmayı gerektirir. Ama Bodrum yapmaktan ziyade, biz "Nasıl daha büyük bir makam arabası alırız?" derdine düşmüşler.” Şeklinde konuşarak, CHP Yalova Belediye Başkanı Mehmet Gürel, Çiftlikköy Belediye Başkanı Adil Yele ve Çınarcık Belediye Başkanı Avni Kurt’a yönelik ağır eleştirilerde bulundu.
Haber: Ayhan Polat
#UmutGüçlü #AKParti #Yalova #YalovaSiyaseti #MehmetGürel #AdilYele #AvniKurt #CHP #YalovaBelediyesi #KentselDönüşüm #YerelYönetimler #YalovaHaberleri #Siyaset #Çınarcık #Çiftlikköy

