İnsan insana zimmetli.
Yaradan böyle demişti.. yüce hitabında
İnsan en şerefli varlık..
Seçilmiş,
İltifatı ilahiyeyye ye( Allahın ikram ve övgüsüne)
Mazhariyetle kutsanmış , bezenmış varlık..
İnsan insanın yurdu iken,
Kurdu olmuş birden...
İçten içe bitirmeye azmetmiş gibi.
İnsan , insanın aziz varlığına hürmeti yitirmiş..
Üstüne basarak, başını ezerek yürümüş...
Şehvetine mağlub,egosuna köle olmuşcasına....
Tavan yapmış ihtiraslar
Dibi görmüş isanlık.
Sökün etmiş milyonlar, yerlerinden, yurtlarından
Ekmek yedikleri suyunu içtikleri topraklar
Kan olmuş, mahrumiyet olmuş, göz yaşı olmuş, hasret olmuş,kader diye asılmış boyunlarına....
Güveni yitirmişlikle ilerlemek nede zormuş meğer.
Müslüman müslümandan kaçmış...
Görmedikleri bilmedikleri diyarlara umut bağlamış...
Nefes alalım yeter diyenler , sadece hayatta kaldıklarına şükretmişler.
İnsan, insanın emaneti değil , külfeti, ihaneti, sefaleti haline gelmiş.
İnsan insanın onurunu paspas etmiş geçmiş...
ışıkta körlük..
Yanıbaşında nankörlük...
İnsan insanın yurdu değil , kurdu olup onurunu kemirmiş, üstüne basıp geçmeyi marifet saymış.
‘’Güvendiğiniz’’ dağlara kar yağmış, haberiniz olmamış.
İhanet en yakından gelmiş.
Yüreğine dokunamadıklarımız,
Gözlerindeki yaşı silemediklerimiz.
Duyamadıklarımız,
Bilemediklerimiz..
Mahşerde derdimiz, sızımız,sancımız olacak,
Yakamızdan tutup hesap soracaklar.