Türk toplumunda kadının saygın bir yeri vardır. Bu yüzden Orta Asya’da kadın ve erkek eşit haklara sahipti. Devlet için alınacak kararlar beraber alınırdı.
Cumhuriyetin ilanından sonra kadınlara verilen haklar sonucu kadın tekrar ön plana çıktı. Ve bir çok alanda boy göstermeye başladı.
Ama yine de kadın hakkettiği yerde değil. Hala bir çok sorunla uğraşıyor.
Kadınların en büyük sorunu günümüzde şiddet. Ne yazık ki şiddet kadının kaderi olmuş. Şiddetin bir sürü hali var. Psikolojik şiddet, dayak ve ekonomik şiddet...
Hatta çoğu ölümle biten şiddet daha yaygın hale geldi. Türk kadınına şiddet hiç yakışmıyor. Yıllarca eşlerinin yanında at koşturan kadınları, bugün televizyonlar da şiddet mağduru olarak görüyoruz. Şiddet, hiç bir canlıya yakışmıyor. Ama maalesef özellikle kadınların kaderi olmuş...
İkinci sorun ise işsizlik. Kadınların çalışabileceği iş alanları çok az. Çalışırken gördükleri tacizleri de sayarsak, kadının tam anlamıyla ekonomik özgürlüğü yok.
Eşitsizlik de kadının büyük sorunlarından biri. Sene olmuş iki binler, biz hala kadın ve erkek eşitsizliğini konuşuyoruz. Ne yazık ki erkek egemenliği daima kadınları ikinci plana itiyor. Özellikle siyasette seçim listeleri göstermelik yapılıyor. İki üç kadına ancak yer veriliyor.
Eğitimsizlik ise kadının en büyük sorunu. ‘Kadın okumaz, evinin kadını, çocuklarının annesi olsun’ zihniyeti, kadına eğitim ambargosu olarak yansıyor. Bakım yükünün kadında olması, yemek, çocuk bakımı, temizlik gibi görevlerin de ağır basması sonucu okuyan kadınların birçoğu da çalışamıyorlar.
Maalesef ezilen taraf, hep kadınlar oluyor. ‘Elinin hamuruyla otursun bulaşmasın’ düşüncesi hep kadını arka planda bırakıyor.
Oysa çevremizde ki başarılı kadınlar, bize ümit verdiği gibi kadınların neler başarabildiklerini de gösteriyor. Kadınların önü açılmalı. Kadınlar harika bir eş ve harika anne rolleri bu hayattan ibaret değildir.
Eşlerinden ayrıldıkları zaman sudan çıkmış balık gibi ortada kalanlar ise yine kadınlardır.
Yukarıda saydığım birçok konudan dolayı kadınlar her konuda eşit haklara sahip olup okumalı. Kendi ayakları üstünde durmalı. Özellikle kız çocuklarımızı okutmalıyız ki hem ülkemizin ilerlemesini, de hem başlarında biz olmadığımız zaman, hayatlarını sürdürebilirlikleri olsun.
Kız çocukları, hayatlarının bir kocaya bağlı olmadığı gerçeğini görerek, geleceklerini garanti alabilmeleri için aileleri tarafından her zaman, her alanda desteklenmeli...