Bu haftaki köşe yazımı yıllık muhasebemizi hatırlamaya yönelik yazacaktım ki, ilimizi derinden üzen lanetli örgütlerin, Yalova’mızda güvenlik güçlerimize menfur saldırıları hepimizin gündemini değiştirdi.

Terör denilen bela her ne hikmetse özellikle ülkemizde bitmek bilmeyen bir berekete sahip. Biri büyüyor, kafası koparılıyor, bir başkası çıkıyor, onu yok ediyorsunuz bir başkası bir taşın altından çıkıyor. Ülkemizde ne kadar da çok satılık, aldatılmaya müsait, hain, cahil ne derseniz deyin değişik tipler var.

PKK ve türevleri tam son aşamaya geldi, temizlendi, silah bırakıyor, teslim oluyor, ülke düze çıkacak, rahatlayacağız, ekonomimiz de nefes alacak derken, beklenmedik bir yerden çıkıyor acayip varlıklar, terörün kaldığı yerden devam etmeye başlıyor.

Bu gün Yalova’da ve ülke genelinde çok ciddi operasyonlar yapılıyor. Yılbaşında ülkeyi kana boyayacak planlar yapan bu terör örgütlerinden biri de kendini maalesef İslamcı diye tanımlayan DEAŞ denilen bir maşa örgüt. İslam’ı öldürme dini olarak tanımlayan, kendine ayet ve sünnetten cımbızlama deliller bulup, ulaştıkları insanları dindarlaştırma adına, son tahlilde Müslümanları öldürmeyle işe başlayıp ilerleyen bir anlayışı beyinlere nakşediyorlar. Bu örgütlerin gayri Müslimlerle bir sorunları yoktur. Müslümanları öldürme gerekçeleri de, “Bunlar Müslüman değil, İslam’ı kötü temsil ediyorlar, bu nedenle İslam önündeki engellerdir bunlar, önce bunların temizlenmesi, ardından kafirlere sıra gelecektir” gerekçeleri vardır. Suriye’de öldürdüler, ırakta öldürdüler, ülkemizde öldürüyorlar, ama hiçbir zaman kafirlere sıra gelmiyor, gelmez de. Çünkü bu paravan ve arpalanan örgütler, işleri bitene kadar kullanılır, sonra kendileri de yok edilir, sorun biter.

Bu gün dünya ülkelerinde savaştırılacak kişiler genelde vekalet savaşlarıyla ilerliyor. Bir takım cahil ve kandırılmaya müsait tipler toplumdan seçilir, başlarına bir lider dikilir, o lider onları bazen dinle, bazen para ve iş vaadiyle, bazen makam vaadiyle ikna eder ve sahaya sürerler. Bu saha piyonlarını sürekli motive eder, arpalarlar. Sonra da her eylemde aileleri ile beraber kullanırlar. Dolayısıyla günümüzde at izi, it izi, eşek izi hepsi birbirine karışmış, seçmek için çok temkinli olmak gerek.

PKK örgütünün ülkeye maliyetinin birkaç milyar dolar olduğunu açıklıyor yetkililer. Bu parayla bir Türkiye daha kurulabilecek sermaye. 12 Eylül öncesindeki sağ- sol davalarında da bir o kadar sermayeyi teröre harcamıştık, şimdi de başka uzantılarla uğraşmaya devam ediyoruz. Bu kadar sermaye ve kaynağı ülkenin gelişiminde kullanabilseydik, şu anda ABD, Çin ve Rusya’nın yerinde biz olurduk. Biz çalışkan ve azimli insanlarız. Ama gücümüzü, azmimizi başkalarının menfaatine kullandığımız için onlar bizim hasadımızı topluyorlar.

Her terör örgütü ortaya masum tekliflerle çıkıyor. PKK, Kürtlerin haklarını korumak için, DEAŞ hakiki Müslümanlığı kurmak için, bilmem ne zıkkımın kökü özgürlük ve haklar için vs. Mesela, PKK Kürtlere ne imkan sunmuş baktığımızda, binlerce kürdün ölümüne, binlercesinin dağlarda mağara hayatını yaşamasına, binlercesinin köylerini boşaltıp, baba ocaklarını terk etmesine, binlercesinin ticaretlerindeki gelirlerini yok etmesine, hayatını haraç ödemekle geçirmesine sebep olmuştur. Hani hak sunacağız derken, var olan imkanlarını da sıfırlamıştır.

Gelinen noktada hala bu sömürüye devam etmek isteyenleri görebilmekteyiz. Bu güne kadar kurulan tüm terör örgütlerine baktığımızda aynı şeyleri görmekteyiz. Ama hala bu kadar açık seçik olan sonuçlar görüldüğü halde, bu örgütlere kuyruk olan kapalı gözlü vatandaşlarımızı da görüyoruz maalesef.

Yalova’da yaşadığımız bu olay bile Yalovalı halkının uyanması için birçok gerekçe koyuyor önümüze. Bu DEAŞ mensupları gelip kenar mahalledeki evlerden birine yerleşmiş, sakallı, çarşaflı kişiler. Namaz kılıyorlar. Öyleyse bunlardan ne zarar gelir dememek gerek. Biz insanları, komşuları, sosyal medya açıklamalarını, kısaca her ayrıntıyı değerlendirip bir anlam çıkartıp en azında bir temkin koymamız gerektiğini bir kez daha anlamış oluyoruz. Her sakallı dede olmadığı gibi, her Müslüman görünümlü de Müslüman olmayabilir. Lawrens örneğini hepimiz bilmekteyiz.

Ne diyelim, şehitlerimize Mevla rahmet etsin, yaralılarımıza şifalar versin, ülkemizin başı sağ olsun, bize ve bu beynini işgale terk edenlere de feraset versin. Gelecek yılımız hayırla gelsin inşallah.