Herkes Kazanma Peşinde...
Yalova Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerini geride bıraktık. Öncesinde neler konuşulmadı ki…
Gruplaşmalar, kulisler, hesaplar, ince stratejiler, kim kiminle hareket ediyor, kim kimi destekliyor, kim hangi tarafta yer alıyor…
Anlaşılan o ki seçim kazanmak için epey kafa yorulmuş, ciddi mesai harcanmış.
Peki, bütün bu seçim çalışmalarının içerisinde eksik olan neydi, biliyor musunuz?
Bir çalışma programı!
Ben seçim süreci boyunca aday grupların kamuoyuna sunduğu somut bir dört yıllık çalışma programına, ölçülebilir hedeflere veya açık bir taahhüt listesine rastlamadım.
Kimse çıkıp da bize, en azından benim görebildiğim kadarıyla, şunları söylemedi:
“Biz seçilirsek Yalova sanayisinin şu sorununu çözeceğiz. Ticaret erbabının şu sıkıntısını gündeme taşıyacağız. Üyelerimize şu hizmetleri sunacağız. Yeni yatırımlar, ihracat, istihdam ve mesleki gelişim konusunda şu projeleri gerçekleştireceğiz.”
Ortada seçim vardı, aday vardı, liste vardı, rekabet vardı…
Ama görünen bir yol haritası yoktu!
İşin daha ilginç tarafı, biz de pek sormadık.
Ben de dâhil olmak üzere çoğumuz gittik, oyumuzu kullandık. Kimi tanıdığına, kimi arkadaşına, kimi dostuna, kimi de yıllardır birlikte iş yaptığı insanlara oy verdi.
Yani çoğumuz bir programa değil, insanlara oy verdik.
Şimdi dönüp kendimize de sormamız gerekiyor:
Biz neyi seçtik?
Bizi temsil edecek insanları mı, yoksa bizi dört yıl boyunca temsil edecek bir anlayışı ve çalışma programını mı?
Aslında burada seçilen arkadaşlarımızdan önce biraz da kendimizi eleştirmemiz gerekiyor.
Çünkü kendilerinden hiçbir söz istemediğimiz insanlara, yarın “Verdiğiniz sözleri neden tutmadınız?” deme imkânını da kendi ellerimizle ortadan kaldırdık.
Elbette bu, seçilenlerin hesap verme sorumluluğu olmadığı anlamına gelmez. Ama ortada önceden ilan edilmiş hedefler olmayınca başarıyı neye göre değerlendireceğiz?
Şimdi meclis üyeleri seçildi. Sırada yönetim kurulu başkanlığı ve yönetimin belirlenmesi var.
Benim asıl merak ettiğim konu ise bundan sonrası.
Seçim öncesinde yaşanan gruplaşmalar, taraflaşmalar, kulisler ve çeşitli hesaplar seçim bittikten sonra da devam edecek mi?
Yoksa herkes bunları bir kenara bırakıp Yalova’nın ticareti, sanayisi ve ekonomik geleceği için aynı masa etrafında çalışabilecek mi?
Çünkü YTSO, bir arkadaş grubunun, bir çevrenin veya bir seçim listesinin değil, bütün üyelerinin ortak meslek kuruluşudur.
Seçimleri kazanmak bir başarı olabilir. Ama asıl başarı, seçimden sonra ortaya konulacak çalışmalardır.
Şimdi seçilmiş meclis üyelerimize basit bir sorum var:
Önümüzdeki dört yıl boyunca ne yapacaksınız?
Hangi sorunları çözmeyi hedefliyorsunuz?
Hangi projeleri hayata geçireceksiniz?
Ve dört yıl sonra karşımıza çıktığınızda, “İşte bunları başardık” diyebileceğiniz neler olacak?
Henüz geç değil.
Seçim öncesinde açıklanmayan çalışma programı, seçim sonrasında da hazırlanabilir. Hedefler belirlenebilir, üyelerle paylaşılabilir ve her yıl gerçekleşen çalışmalar kamuoyuna açıklanabilir.
Böylece dört yıl sonra sadece kimin kazandığını değil, Yalova’nın ne kazandığını da konuşabiliriz.
Ben, oyunu kullanmış bir YTSO üyesi olarak, yeni seçilen arkadaşlarımızın başarılı olmasını gerçekten isterim.
Umarım bizi şaşırtırlar.
Umarım bugün dile getirdiğimiz bu eleştirileri dört yıl sonra hatırladığımızda, “Yanılmışız, ne güzel işler yapmışlar” diyebiliriz.
Çünkü mesele kimin başkan olduğu, kimin hangi koltuğa oturduğu değil.
Mesele, o koltuklarda Yalova için ne yapıldığıdır.
Ve son bir söz…
Seçim kazanmak için gösterilen gayretin yarısı Yalova’nın sorunlarını çözmek için gösterilirse, eminim çok şey değişir.
Hep birlikte göreceğiz.