Bir belediye başkanı, bir vali ya da herhangi bir kamu yöneticisi vatandaşın karşısına çıktığında söylediği sözün bir ağırlığı olmak zorundadır.

Yaklaşık bir–bir buçuk yıl önce, Havuzdere Köyü’nde, eski taş ocağının bulunduğu ve köye son derece yakın olan alanla ilgili ciddi bir tartışma yaşandı.

Köylülerin çok büyük bölümü buraya köpek barınağı yapılmasını istemediğini açıkça ifade etti.

Köy meydanında yapılan görüşmelerde bizim duyduğumuz ve bize söylenen son derece açıktı: “Buraya köpek barınağı yapılmayacak. Burada yalnızca köpek maması üretim tesisi olacak.”

Üstelik bu söz yalnızca sıradan bir sohbet ortamında söylenmedi. Belediye yönetiminin ve dönemin mülki idaresinin bulunduğu, köylülerin doğrudan sorularını yönelttiği bir ortamda söylendi.

Köylüler o gün yine de endişelerini dile getirdiler:

“Bugün mama tesisi denilir, yarın burası barınağa dönüşürse ne olacak?”

Köye birkaç yüz metre mesafedeki böyle bir tesiste kaç hayvan bulunacak?

Ses ve çevresel etkiler ne olacak?

Güvenlik nasıl sağlanacak?

Atık, koku, trafik ve işletme koşulları nasıl yönetilecek?

Köy halkının yaşam kalitesi nasıl korunacak?

Bize verilen cevap ise özetle şuydu:

“Endişe etmeyin, barınak olmayacak.”

Daha da önemlisi, Altınova Belediyesinin 30 Mayıs 2024 tarihli kendi resmi yayınında da söz konusu yapı “Kompost ve Sokak Hayvanları Mama Üretim Merkezi” olarak tanımlanıyor. (Altınova Belediyesi)

Şimdi eğer aynı yerde gerçekten bir hayvan bakımevi/barınak yapılıyorsa mesele artık yalnızca “barınak gerekli midir, değil midir?” meselesi değildir.

Mesele kamu yönetiminde güven meselesidir.

Bu nedenle cevap bekleyen çok basit sorular var:

Havuzdere halkına o gün “burada barınak olmayacak” denildi mi, denilmedi mi?

Denildiyse karar daha sonra mı değiştirildi?

Değiştirildiyse hangi tarihte, hangi kurumun hangi kararıyla ve hangi gerekçeyle değiştirildi?

Tesisin planlanan kapasitesi nedir?

Kaç hayvan barındırılacaktır?

Köye olan mesafe ve çevrede yaşayan insanların görüşleri neden dikkate alınmamıştır?

Yer seçimi yapılırken hangi alternatifler değerlendirilmiştir?

Köy halkının itirazları hangi raporda değerlendirilmiştir?

Bunların hiçbiri hayvanlara karşı olmak anlamına gelmez.

Sokak hayvanlarının insani şartlarda korunması elbette kamunun görevidir. Ancak bir kamu hizmetini yerine getirmenin yolu başka insanların yaşam alanlarını yok saymak değildir.

Bir belediye başkanının görevi yalnızca yaptığı tesisi anlatmak değildir.

O tesisin neden oraya yapıldığını da halka anlatmak zorundadır.

Ve eğer geçmişte halka başka bir şey söylenmişse, çıkıp açıkça:

“Evet, o gün böyle söyledik; daha sonra şu nedenle kararımız değişti.”

diyebilmelidir.

Bunda utanılacak hiçbir şey yoktur.

Ama vatandaşın karşısında başka bir şey söyleyip, daha sonra hiçbir açıklama yapmadan tam tersini gerçekleştirmek kabul edilebilir bir kamu yönetimi anlayışı değildir.

Havuzdere küçük bir köy olabilir.

Nüfusu binlerce, on binlerce olmayabilir.

Ama orada yaşayan insanların da huzuru, güvenliği, sözü ve hakkı en az başka yerlerde yaşayan vatandaşlarınki kadar değerlidir.

Havuzdere gözden çıkarılacak bir köy değildir.

Biz kimseden ayrıcalık istemiyoruz.

Tek istediğimiz çok basit:

Bize doğruyu söyleyin.

Verdiğiniz sözün arkasında durun.

Eğer kararınızı değiştirdiyseniz de Havuzdere halkının karşısına çıkın ve neden değiştirdiğinizi açıkça anlatın.

Çünkü kamu görevi makamdan önce güven demektir.